A. Çağrı Gökçek Yazdı: Fırtınanın İzdüşümü: Metalde TİS Süreci

0
238

Metal işçileri mücadeleye hız kesmeden devam ediyor. Yakın zamanda metalde bir grup toplu iş sözleşmesi süreci sona erdi. Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile sektördeki işçi sendikaları arasında imzalanan sözleşmede ciddi maddeler yer aldı. Bu maddelerin ciddiyeti aslında yine metal işçilerinin son ana kadar yürüttüğü örgütlü ve kararlı mücadele çizgisinin sonucuydu. Bu anlamda ortaya çıkan tablonun en sahici açıklaması, 2015 yılının yaz aylarında ortaya çıkan muazzam mücadele birikiminde yatmaktadır.

Metal fırtına diye adlandırdığımız süreç, 2015 yılının yaz aylarında sarı sendika Türk Metal’e karşı Bursa’dan filizlenen ve birçok ile yayılan eylemler silsilesini ifade ediyor. O süreçte yıllardır MESS-TM kıskacında sefalet koşullarına terk edilen işçiler birlik olmuş, komitelerini kurmuş ve söz, yetki ve kararı kendi ellerinde toplamışlardı. Fırtınanın hüküm sürdüğü fabrikalardan Türk Metal silinmiş ve işçiler MESS ile doğrudan görüşmeler yürütmüştü. Hatta o dönem ortaya çıkan sloganlardan bir tanesi ‘TM’yi ezdik, sıra şimdi MESS’te’ şeklindeydi.

O dönem işçilerin temel talepleri arasında yapılan TİS’in iptali ve ücretlerde BOSCH işçilerine yapılan zam düzeyinde iyileştirme, TM’nin fabrikalardan silinmesi, işçilerin seçtiği temsilcilerin tanınması ve eylemlere katılan işçilerin işten kesinlikle çıkartılmaması yer alıyordu. Bu taleplerden özellikle ilki kabul görmemiş ve MESS, TİS’in yürürlüğünü sürdürdüğü ama işçilere birtakım ek ikramiyelerin verildiği bir teklif yapmıştı. TM konusunda ve diğer maddelerde MESS ilk başta kabul eder pozisyondaydı. Ancak, MESS-AKP-TM işbirliği pes etmedi. O dönem başta öncü işçiler işlerinden edildi. Ayrıca, işçiler TM’ye zorla geri döndürüldü. Bütün bu saldırılara rağmen AKP-MESS-TM işbirliği, fabrikalardaki metal işçilerinin fırtınadan önceki metal işçileri olmadığının net bir şekilde farkındaydı.

Bu farkındalık kendini son TİS sürecinde iyice gösterdi. Türk Metal, bu sözleşmeyi ‘yüzyılın sözleşmesi’ olarak niteledi. Önceleri işçilere sözleşme konusunda sıfır inisiyatif veren TM, bu sefer fabrikalarda anketler yaptırdı. Bu sayede işçilerin gözlerini boyamaya çalıştı. Bunun yanında 5 Ocak’ta tutulan uyuşmazlık ile birlikte TM fabrikalarında eylemlilikler hız kazandı. Bu süreçte TM yöneticileri, oldukça işçici tavır takınmaya gayret etti. Ancak, Pevrül Kavlak olası bir grev yasağına karşın yasaların dışına çıkamayacağını ifade ederek aslında sürecin TM yöneticileri açısından nasıl planlandığının işaretlerini vermiş oldu. Afrin harekatı TM için hayat öpücüğü gibi oldu. Hemen açıklamalar yapıldı ve meşhur gerekçelerle eylemlere ara verildiği ifade edildi. TM, bu sefer de işçilerdeki milliyetçi eğilime yaslanarak süreci bertaaf etmek istedi. Ancak, görünen o ki pek de başarılı bir manevra olmadı. Çünkü, MESS bütün bu lehte gelişmelere rağmen dipten gelen dalgaya direnemedi ve masada bu süreç bitirilmiş oldu.

Oysa ki MESS, sürecin en başında %3.2 gibi komik bir zam teklifi yapmış ve kırmızı çizgilerini açıklamıştı. Buna göre, MESS için 3 yıllık yürürlük süresi, devamsızlıkların ikramiyelerden kesilmesi ve kıdem zammının reddi kırmızı çizgilerdi. 5 Ocak tarihinde tutulan uyuşmazlık zaptı ile girilen grev süreci sendikaların 2 Şubat’ta grev kararı almasıyla farklı bir boyut kazanmıştı. Sendikaların grev kararına karşı MESS lokavt ilan etti. Buna ek olarak AKP, OHAL döneminde sıkça başvurduğu bir yöntem olan grev yasağı kartını oynadı. AKP ve MESS olanca gücüyle metal işçisinin direnişini kırmak için son ana değin uğraştı. Bir de buna ülkedeki OHAL ve savaş atmosferi eklenince TM’nin de hareket alanı genişlemiş ve grev öncesi TM cephesinden geri vites gelmişti. Ancak, bütün bu gelişmeler metal işçisinin mücadelesini gölgeleyemedi. Metal işçileri direndi, kararlı durdu ve MESS’i uzlaşmaya zorladı.

Elbette TİS’in içeriğine baktığımız zaman maksimum düzeyde bir kazanımdan söz etmek mümkün değildir. Sürecin öncesinde Birleşik Metal-İş’in yayınladığı ‘Metal İşçisinin Gerçeği’ (2018) raporuna göre, istenen zam İSDEMİR’in karının yüzde 4’üne tekabül ediyordu. Bu tabloya bakıldığında elde edilen zammı bir kazanım olarak değerlendirmek abes gelebilir. Yine de elde edilen zam ve sosyal haklara dönük kazanımlar, OHAL koşullarında Türkiye işçi sınıfı için kıymetlidir. Metal işçilerinin mücadele birikimi ve kararlığı bu tabloyu ortaya çıkarmıştır.

Sürecin bu TİS ile bittiği de düşünülemez. MESS’in uzlaşırken verdiği tavizleri geri almak için fırsat kollayacağı bugünden öngörülecek bir şeydir. Özellikle yürürlük süresinin 2 yıla düşürülmesinin ardından MESS’in bu durumu yeniden gelecek grup toplu iş sözleşmesi süreçlerinde 3 yıl olarak gündeme getireceğini düşünmemek olmaz. Ayrıca, elde edilen yüzde 24’lük zammın oransal olarak aşağıya çekilmesi için de yine MESS gelecek toplu iş sözleşmelerinde çaba harcayacaktır. En önemlisi ve belki de yakın vadeli beklenebilecek olan şey, MESS patronlarının ortaya çıkan külfetli manzaradan sıyrılmak için onlara göre yük olacak işçileri birtakım gerekçelerle tasfiye etmenin yollarını araması olacaktır. Bütün bu olasılıklar yine bizlere mücadelenin durmaksızın sürmesi ve süreceği izlenimini de veriyor.

26.02.2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.