ABD ve Erdoğan Kaybederken Biz Kurtulduk mu?

0
358

Kullanım süresi dolan Bağdadi’nin öldürülüp IŞİD’in çöpe atılması Suriye’de bir dönemin sona ermekte olduğuna işaret ediyor. Suriye devletinin başındaki Esad büyük bir zafer kazandı. İran saldırıya uğrayan Suriye devletine çok büyük destek vererek saldırının kendisine ulaşmasını engellemeyi başardı. Rusya bölgede büyük inisiyatif kazandı. ABD emperyalizmi her ne kadar Bağdadi’yi öldürerek şov yapmış olsa da inisiyatif kaybetti. En çok kaybeden ise Erdoğan oldu. 

Kürt hareketi Suriye’de ABD ile ittifak kurmakla hata etti. ABD Kürt güçlere verdiği sözü tutmadı, sıkışınca Rusya ve Erdoğan’la anlaşarak Kürtleri terk etti. Bununla birlikte Kürt hareketi bütün hesaplarını ABD ile ilişkiye bağlamayarak gerek Suriye Devleti ve Rusya ile ilişkilerini sürdürmüş olması gerekse dünyanın ilerici güçleriyle ilişkilerini geliştirmesi sayesinde büyük bir facia ile karşılaşmaktan kurtuldu. Eğer Kürtler kendilerini ABD’ye bağlamış olsalardı bölge kan gölüne dönüşebilirdi. En büyük zararı da kuşkusuz Kürtler görecekti. 

Erdoğan Fırat’ın doğusunu işgal ederek emperyalistlerin Esad Rejimi adını verdikleri Suriye Devleti’nin zaferini hızlandırmış oldu. Önümüzdeki dönemde Erdoğan rejiminin Suriye’deki işgalini devam ettirmesi gitgide zorlaşacaktır. Bununla birlikte Erdoğan sıkışan iktidarının çöküşünü işgal hareketi sayesinde biraz erteledi. Zaten asıl amacı da buydu. Ancak o ABD’nin ve Rusya’nın elinde bir rehin. 

Kürt Hareketi ABD tarafından terk edilmekle hayal kırıklığına uğramış olsa bile Kürtlerin yeniden kurulacak olan Suriye içinde bir statü kazanması ve hatta Afrin’deki güçlerine de yeniden kavuşması beklenmektedir. Ayrıca Kürt hareketi Suriye’deki iç savaş boyunca dünya çapında prestij kazandı. 

Türkiye Erdoğan rejimi yüzünden çok büyük zarara uğradı. Ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişme olanakları boşa harcandı. Suriye’de maaşa bağlanmış olan on binlerce  dinci çetenin masraflarına ek olarak savaşın ve ekonomik krizin faturası emekçilere çıkarıldı. Üstüne üstlük halk Türkiye’de dinci faşist bir iktidarın ve toplumsal çürümenin pençesine düştü. 

Türkiye gırtlağına kadar Suriye’deki pis savaşa battı. Erdoğan rejimin desteklediği çeteler Suriye’de inanılmaz insanlık suçları işlediler. 500 bini aşkın ve bazı iddialara göre 800 bin Suriyeli öldü. Ülkesini terk ettirilen milyonlarca Suriyelinin 4 milyonu Türkiye’ye geldi ve birçoğu inanılmaz aşağılamalarla karşılaştı. İktidarın yol açtığı  ekonomik zararın 150 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Savaşın diğer sorumluları ABD, AB, İsrail, Suudi Arabistan, Katar bir biçimde kenara çekildiler. Pislik Türkiye’nin üzerine yıkıldı. Türk halkı tüm dünyada inanılmaz itibar yitimine uğradı. 

Emperyalizmin işbirlikçisi iktidarlar on yıllardır Türkiye’yi ve Türkleri kendilerine benzetmeye çalışarak ülkemizi sömürünün, zulmün ve adaletsizliğin ülkesi yapmışlar Türk kimliğini de bu amaçlarına alet etmişlerdir. İşbirlikçi tekelci sermayenin iktidarları arasında hiçbiri Türk ve Türkiye kimliğini Erdoğan rejimi kadar kirletemedi. Özellikle Suriye’de dinci çetelerin desteklenmesi ve son olarak da dinci çetelerle birlikte Kürtlere karşı yapılan saldırılar nedeniyle Türk ve Türkiye kimliği çok kötü bir damga yedi. Kimse o saldırıları Erdoğan rejimi yapıyor, diye düşünmüyor. Olanlar Türkiye’ye ve Türklere mal ediliyor. 

Bir süredir Erdoğan’ın Ergenekon örgütü tarafından  rehin alındığı iddia ediliyordu. Erdoğan aslında ABD emperyalizminin elinde rehinedir. İktidardan düşürülmekle tehdit ediliyor. İktidardan düşmek demek ömür boyu hapis riski demektir. Şimdi mal varlığı ona yönelik şantaj olarak kullanılıyor. Bu şantaja Suriye’de Kürtlere karşı işlenen savaş suçları eklendi. ABD bu şantajla Türkiye’ye istediklerini yaptırıyor ve yaptırmaya devam etmek istiyor. 

Suriye’de bir dönem bitti ama emperyalistlerin bölgeden ellerini çekmelerini ve özellikle ülkemizde Kürtlerle Türkleri birbirine karşı kullanmaya son vermelerini beklemiyoruz. Erdoğan’ın kullanılmak için bir süre daha iktidarda tutulacağı görülüyor. Tek adam diktatörlüğünün yakılması ve Erdoğan’ın gitmesi kuşkusuz önemlidir ama biz Türkü, Kürdü vb her milliyetten ve inanıştan emekçilerin kardeşliğinin ve zulme karşı ortak direnişinin, emeğin ve özgürlüğün Türkiyesi olarak ayağa kalkıp ülkemize sahip çıkamadığımız sürece Erdoğan gittiğinde yerine pek farklı olamayan bir başkası  gelir. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.