Almanya’daki faşist saldırı Paris’te protesto edildi

0
207

Dün gece Almanya’nın Hanau şehrinde yaşanan katliamda dokuz göçmen genç hayatını kaybederken, ikisi de ağır yaralandı. Saldırıda hayatını kaybeden beş gencin ise Türkiye kökenli olduğu ortaya çıktı. 

Saldırıyı yapan ırkçı katil, annesi ve kendisini öldürerek intihar etti. Son zamanlarda başta Almanya ve Fransa’da gelişen ırkçılık, faşizmin yeni bir dalgası olarak göçmenleri hedef alıyor.

Almanya’da gerçekleşen ırkçı saldırı, Paris‘teki demokratik kitle örgütleri tarafından protesto edildi. Katliamın sorumlusunun Almanya olduğu belirtildi.

Yapılan eylemde faşizm Türkçe ve Fransızca  lanetlenirken, dayanışmanın önemini belirten sloganlar atıldı. Eylemde okunan bildiri şöyle: 

“19 Şubat Çarşamba günü, Almanya’nın Hessen eyaletine bağlı Hanau kentinde göçmenleri hedef alan faşist bir katliam yaşandı. Katliamda hayatını kaybedenlerin tamamı genç ve göçmenlerdi. Bununla birlikte hayatını kaybedenler arasında Türkiyeli ve Kürdistanlı ailelerin çocukları da var. Katliamı yapanın ırkçı ve faşist biri olduğu kesinleşti. 

Saldırının ardından yapılan ev baskınında, katil ölü bulundu. Faşist katilin intihar ettiği belirtiliyor. Hanau’daki saldırıyı gerçekleştiren faşistin intihar etmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez. Katilin psikolojisiyle ilgili yapılan spekülasyonlar olayın ırkçı ve yabancı düşmanı niteliğini örtmeye hizmet etmektedir. Söz konusu ırkçının katliamı yapmadan önce yayınladığı video ve metinler bunu ayrıca kanıtlamaktadır. Bu beslenen faşizmin yarattığı bir katildir ve yenileri de olacaktır. 2013’teki NSU saldırıları gibi bugün de yeni faşist gruplar örgütlenmektedir. Bu katliamdan kısa süre önce Almanya’nın Köln ve Marl kentlerindeki Alevi derneklerine ırkçı saldırılar gerçekleştirilmişti. Bunlar son bir ay içerisinde arka arkaya yaşanmış saldırılar olarak aslında faşizmin yükselişini işaret ediyor. 

Hanau katliamının tetikçisi bıraktığı notta “sınırdışı yapılmayan tüm yabancıların yok edilmesi gerektiğini” ifade ediyordu. Bu cümlenin başta Alman emperyalizmi olmak üzere Avrupa hükümetlerinin göçmenlere karşı sınırları kapatan, sınırdışı etme politikasını güçlendiren uygulamalarının kitlelerdeki etkisi olarak görüyoruz. Faşistlere alan açan devlet politikalarıyla bu saldırılardan katiller kadar göçmen karşıtı yasalara ağırlık veren devletler de sorumludur. “Irkçılık bir zehirdir, nefret bir zehirdir. Ve bu zehir toplumumuzda mevcut” diyen Merkel saldırıların gerçek failidir. Kapitalist sistemin krizini işçi ve emekçilere yüklerken göçmenleri  sorunların nedeni olarak gösterenler faşist çetelerin örgütlenmesine gözlerini kapatıyor. 

Almanya’nın bazı bölgelerinde faşistler mahallelerde devriye atıp göçmenleri taciz edecek boyuta vardırmışken, Thüringen’de faşist partiye hükümette yer açılıyor. Faşistleri meşrulaştıran, Türkiyeli ve Kürdistanlı politik örgütlerin faaliyetlerini hedef alıp bastırmaya çalışan Alman devletinin katliam sonrası açıklamaları ikiyüzlülüktür. Faşizme karşı mücadele tarihi devrimcilerin, sosyalistlerin eseridir. Bugün de yükselen faşizme karşı mücadele etmek, saldırılara karşı adım atmak yine bizlerin sorumluluğundadır. 

Fransa’da da durum farklı değil. Faşist parti her geçen yıl daha örgütlü bir yapıya kavuşurken, ekonomik daralmanın sorumluluğu mültecilere yükleniyor. Sınır nöbeti tutmaktan kitleleri aldatmaya yönelik kampanyalara birçok eylem gerçekleştiren faşistler, üniversitelerde öğrencilere saldırmaktadır. Tüm dünyada yükselen faşizme karşı tek yol mücadeledir. Bizler de buradan faşizmin yükselişine sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Mücadeleyi büyütmek tek kurtuluş yoludur. Tüm göçmenleri mücadeleye çağırıyoruz.

Faşizm bir düşünce değil, insanlık suçudur!

Tüm faşist propaganda ve örgütlenmeler yasaklansın!

Yabancılar yasası başta olmak üzere tüm ırkçı, ayrımcı ve ötekileştirici yasa ve uygulamalar kaldırılsın!”

ODAK DERGİSİ FRANSA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.