Asistan Kıyımına Son

0
753

Türkiye üniversitelerinde çözülmeyi bekleyen acil sorunlardan biri de araştırma görevlilerinin özlük haklarının teminat altına alınmasıdır. 27 Haziran günü Taksim Tramvay Durağı’nda saat 18.00 gibi bir araya gelen çeşitli üniversitelerden asistanlar, asistan kıyımına gerekçe olan düzenlemeye karşı bir eylem gerçekleştirdiler.
“Asistan Kıyımına Son”, “Piyasaya Teslim Olmayacağız” gibi pankartların yanı sıra çeşitli üniversite araştırma görevlileri imzalı pankartların açıldığı eylemde “Yargı Kararları Uygulansın”, “Derin YÖK Elini Çek”, “Üniversitede Kadrolaşmaya Hayır” dövizleri de taşındı. Asistanların pankartlarıyla toplandıkları Tramvay Durağı’ndan Galatasaray Lisesi önüne doğru yürüyüşe geçmek istemesi polis engeline takıldı. Burada bir süre bekleyişlerine devam eden kitlenin önündeki barikatın kaldırılmaması nedeniyle Taksim Gezi Parkı’na doğru yürüyüş kararı alındı.
Eylem sırasında “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”, “Yargı Kararları Uygulansın”, “Asistan Kıyımına Son”, “Ferman YÖK’ün Üniversiteler Bizim”, “Asistan’a Değil YÖK’e Barikat”, “YÖK Gitsin Biz Kalıyoruz”, “Yusuf Ziya Özcan 50/d’ye Geçirilsin”, “İstifa İstifa, Yusuf Ziya İstifa” sloganları atıldı.
Eylem, Tramvay Durağı’ndan kortejler oluşturularak Gezi Parkı’na doğru yürüyüşle devam etti. Burada asistanlar adına Egemen Cevahir basın açıklamasını okudu. Cevahir, “Türkiye genelinde 6 bin kadar araştırma görevlisi -iş güvencesi olmadan- ‘burslu öğrenci’ statüsünde çalıştırılmakta ve doktora tezlerini verdikleri anda bu başarıları ‘YÖK usulü’ ödüllendirilmekte ve otomatik olarak işlerini kaybetmektedir” dedi. Sorunun sadece araştırma görevlileri ile ilgili olmadığını belirten Cevahir, “üniversitelerin geleceğini ipotek altına alan bir anlam taşıdığını vurguladık. Bugün işten atılma eşiğinde olan yüzlerce arkadaşımız ve yarın işten çıkarılmaya devam edecek binlerce araştırma görevlisi, ülkemizin kamu kaynaklarıyla yetiştirilmiş nitelikli işgücüdür. Bizlerin üniversitelerden uzaklaştırılması, hem kamu kaynaklarının israfı, hem de Türkiye bilim dünyasının kısırlaştırılması anlamı taşımaktadır” dedi. Cevahir, YÖK’ün yargı kararlarını uygulamadığını “Danıştay tarafından YÖK yürütme kurulu kararının yürütmesinin durdurulmasına rağmen YÖK Başkanlığı, Kanun’daki ‘yönetmelikler rektör eliyle yürütülür’ hükmünü çiğneyerek araştırma görevlilerine iş güvencesi sağlayan, 50/d’den 33/a maddesine geçişleri sağlayan/sağlamayı düşünen üniversite rektörlüklerine tüm akademik kadroları donduracağını bildirmiştir” diyerek tepkisini dile getirdi. Açıklamanın sonunda YÖK Başkanını istifaya çağıran Cevahir, “50/d kadrosunda iş güvencesi olmadan çalışan, bilim emekçilerine, bilim insanı adaylarına iş güvencesi talebimizi bir kez daha buradan yinelerken, iş güvencesi olmadan bilimsel özgürlüğün olmayacağı gerçeğini bir kez daha buradan vurguluyoruz” sözleriyle açıklamaya son verdi.
Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eyleme KESK İstanbul Şubeler Platformu, Eğitim-Sen, Öğretim Üyeleri Derneği, TMMOB, TTB ve Eczacılar Odası da destek verdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.