Batı 37 İdamı Kınadı. Peki Ya Anlaşmalar?

0
658

Suudi Arabistan’da 37 kişinin idam mangaları tarafından öldürülmesi dünya kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

İsimleri, cinsiyetleri ve yaşları hakkında bilgi verilmeyen 37 kişinin tamamının Suudi Arabistan vatandaşı olduğunu duyuruldu.

Suudi rejimi, birbirinden farklı ve oldukça vahşi yöntemlerle öldürülenlerin “terör örgütü kurmak, polis karakollarına saldırmak, güvenlik güçlerini öldürmek, düşman taraflarla iş birliği yapmakla” itham edildikleri ve yapılan yargılamalar sonucunda suçlu bulunduklarını açıkladı.

Kılıçla kafa kesme, çarmıha germe ve asılarak idam edilme gibi birbirinden acımasız yöntemlerle öldürüldükleri açıklanan 37 kişi hakkında Batı Dünyası tepki dolu açıklamalarda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM), İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet yaptığı açıklamada gelişmeyi “çok iğrenç” diye nitelendirirken, insan hakları kuruluşları idamların “uluslararası hukukun açık ihlali” olduğunu belirtti.

Suudi Rejimi ise idamların, Temyiz Mahkemesi ve Yargıtay’dan onay alındıktan sonra Kraliyet emriyle infaz edildiği ve dolayısıyla adil bir yargılama süreci olduğunu iddia ediyor.

Olayın mezhep çatışmasını körükleyeceğini ifade eden Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, infazların Suudi Arabistan’da adil yargılanma hakkına saygı konusunda şüpheleri artırdığını ifade etti.

Uluslararası Af Örgütü ise, idam edilenlerden Abdulkerim el-Hevac’ın 16 yaşındayken tutuklandığını ve idamının uluslarası hukukun ihlali anlamına geldiğini açıkladı.

Batı Dünyasından yapılan bu açıklamalarla gölgelenen bir başka gerçek ise Suudi Arabistan ile askeri ve ticari anlaşmaların ekonomik boyutu.

Suudi Arabistan’ın uyguladığı bu vahşi yöntemler ve anti demokratik yasaları gerekçe gösterilerek ekonomik ve siyasal ilişkilerin sınırlanması, askeri teçhizat satışının durdurulması yönünde çağrılar yapılsa da Riyad’ın Avrupa Birliği ülkeleri içerisindeki en büyük tedarikçileri olan İngiltere, İspanya, İsveç, Almanya ve Fransa gibi ülkeler silah satışlarını sınırlandırmayı ya da durdurmayı reddediyor.

Suudi Arabistan yönetiminin yalnızca geçen yıl Fransa ile yaptığı bir dizi ekonomik anlaşmanın karşılığı 18 milyar Dolar’dan fazla

Al Arabiya TV’nin haberine göre, Fransa ile Suudi Arabistan’ın değeri 18 milyar dolardan fazla olan 20 ekonomik anlaşması yalnızca 2018 yılına ait.

Suudi Arabistan devletinin petrol devi Saudi Aramco’nun, Total, Technip ve Suez gibi büyük Fransız şirketleriyle enerji anlaşması ise hiçbir şekilde askıya alınmıyor.

Almanya Ekonomi Bakanlığı’nın Yeşiller Partisi’nin soru önergesine verdiği yanıta göre ise, Suudi Arabistan, Almanya’nın 2018 yılında Cezayir’in ardından en çok silah sattığı ikinci ülke oldu.

Almanya, yılın 9 ayında Cezayir’e yaklaşık 741.5 milyon euroluk, Suudi Arabistan’a da yaklaşık 417 milyon euroluk silah sattı.

Almanya, 2016’da Suudi Arabistan’a 530 milyon euro değerinde silah ihracatına izin verirken, 2017’de bu rakam 249 milyon euroya gerilemişti.

ABD’nin en büyük silah müşterisi

Suudi Arabistan ayrıca silah ticareti sayesinde ABD’de binlerce istihdam yaratılmasına da neden oluyor.

Hindistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci silah ithalatçısı olan Suudi Arabistan, silahlarının yüzde 61’ini ABD’den satın alıyor.

Suudi Arabistan geçen yıl 17,5 milyar dolarlık ticaret anlaşmasıyla ABD’nin en büyük silah müşterisi oldu. ABD Başkanı Trump ayrıca geçen yıl Riyad’da 110 milyar dolarlık savunma anlaşması da imzaladı.

Anlaşma Lockheed Martin, Boeing, General Electric ve ExxonMobil gibi şirketleri ilgilendiriyor.

Kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlayan Amerikalı siyasetçi Bernie Sanders ise ABD’nin Suudi Arabistan’la olan kirli ilişkilerini sorgulayan ve eleştiren ender isimler arasında yer alıyor.

Sanders kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Dünkü toplu idamlar acil bir şekilde ABD’nin Suudi Arabistan’daki despot rejim ile ilişkisini tekrar tanımlaması gerektiğini gösteriyor. Suudilere insan haklarını ihlal etme hakları olmadığı ve bizim dış politikamızı kontrol etmeye devam edemeyecekleri gösterilmeli.” ifadelerini kullanmış ve ABD ile Suud rejimi arasındaki ilişkiye tepki göstermişti.

Lübnan Hizbullahı ise, özgürlük talebinden başka günahı olmayan masum insanlar olarak tanımladığı 37 kişiyi idam eden Suudi rejimine yönelik sert bir açıklama yayınladı.

Suudi rejimini Amerika Birleşik Devletleri’nin ortağı olarak tanımlayan Hizbullah’ın açıklamasında, Suudi Arabistan yönetiminin, özgürlük talebinden başka hiçbir günahı olmayan onlarca masum vatandaşı hakkında uyguladığı infazlarla suç işlediği belirtti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.