Hamza Yalçın Yazdı: Batı Sisteminin Sonu mu geliyor?

0
31

Donald Trump Avrupa’da Telaş Yaratıyor. İsveç’te başbakanlık ve dış işleri bakanlığı yapmış olan Carl Bildt Washington Post’a yazdığı makalede Donald Trump’tan kaygılarını dile getirdi. Carl Bildt “yarım yüzyıl önce özgürlük, demokrasi, serbest ticaret, istikrarlı ittifaklar ve güvenilir dostluklar tarafından inşa edilmiş olan her şeyin saldırıya uğramakta ve sorgulanmakta olduğuna” dikkat çekti. Bildt bunu Batılı sistem olarak bildikleri sistemin sonu olarak değerlendiriyor (https://www.washingtonpost.com/opinions/global-opinions/its-the-end-of-the-west-as-we-know-it/2016/11/15/9e3ce89a-ab54-11e6-977a-1030f822fc35_story.html?utm_term=.4195070b918e).

Bilindiği gibi ABD Irak işgalinin öncesinde Batı Avrupa’yı yanına almaya, Türkiye’deki sistemi değiştirmeye, Ortadoğu’ya sözde bağımsız ama pratikte ABD’ye bağımlı bir Kürt devleti kurmaya, Büyük Ortadoğu adı verilen bölgedeki rejimleri petrol ve enerji kaynaklarını ve yollarını sıkı denetim altına alacak şekilde değiştirmeye, Rusya ve Çin’de ise istikrarsızlık yaratmaya karar vermişti. Amaç Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından ABD’nin tek süper güç olması duruma kalıcılık kazandırmaktı (Ç Can: Dünya Türkiye ve Sosyalizm, Odak Kitap, 2004).

Türkiye’nin başına AKP-Cemaat iktidarı getirilmesi operasyonu yağdan kıl çeker gibi gerçekleşti. ABD’nin planları Türkiye’de tam başarı sağlamış olsa da Irak’ta ve özellikle Suriye’de başarısızlığa uğradı. Önce Baas rejimi direndi. Böylece Irak halkı ABD işgalcilerini alkışlarla karşılamadı. Bu da hesapların altüst olmasına yetti. Ardından Suriye rejimi çok çetin direniş gösterdi. Libya’yı kolayca yıktılar ama Suriye’de tam anlamıyla çakıldılar. Büyük Ortadoğu adı verilen bölgeye demokrasi ve özgürlük getirme iddiası, insanlık tarihindeki en büyük felaketlerinden biriyle sonuçlanacaktı. Irak’ta ve Libya’da yıkılan rejimin yerine IŞİD ve El Kaide geldi. Suriye’yi aynı güçler yıkmaya çalışıyorlar. Mısır’da işbaşına getirdikleri Müslüman Kardeşler dört günde her şeyi berbat etti. Batı Mısır’da istikrarı sağlamak için telaşla askeri darbeyi yürürlüğe soktu.

Irak, Suriye ve Mısır’da işler kötüye gidince Türkiye’deki planlar da altüst olacaktı. Batlıların on yıllarca besleyip büyüttüğü dinci model Cemaat ile AKP birbirlerine girdiler. Her iki taraf da birbirlerinin ahlaksızlığını çarşaf çarşaf ortaya serdi. Öyle ki ABD bile artık AKP’den bıktı.

ABD milyarlarca dolar harcayarak her yeri karıştırırken İran ve Rusya onun yaptıklarının ürünlerini derlediler. Çin durdurulamadığı gibi ekonomik bakımdan gelişmesini sürdürdü ve sanayi üretiminde ABD’yı geçmeye hazırlanıyor. Dünya pazarları Çin mallarıyla doluyor.

ABD dünya imparatorluğu iddiasının kendisine bir numara büyük geldiğini anlamış görünüyor. Rusya’ya karşı kutuplaştırma politikası hem pahalı hem de yararsız geliyor. Trump, Rusya ile anlaşmayı düşündüğünü bu yüzden söylüyor.

Avrupa’yı inanılmaz baskı ve propaganda yoluyla Rusya’ya düşman edip kendi safına çeken ABD; yakıp yıktığı Ortadoğu’daki dehşetten kaçan göçmenlerin bir kaç yüz binini de Avrupa’nın sırtına yıktı. Böylece Avrupa’daki ırkçılık alevlendi. Bir yandan da Avrupa’da IŞİD eylemleri başladı.

Avrupa olacaklara baştan karşı koyamadı. Hele ki tarafsız ülke geçinen İsveç hep ABD’nin peşinden gitti. İsveç medyası ABD’nin propaganda merkezi olarak iş gördü. İsveç, Putin karşıtı kampanyada da en önlerde yürüdü. Şimdi Bildt Trump’a “Bizi böyle bırakıp nerelere gidiyorsun?” demiş oluyor ve ağlaya ağlaya ABD’yi eski kutuplaşma günlerine çağırıyor. Kendi düşen ağlamaz oysa.

Hamza Yalcin

17-Kasim-2016

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here