Berlin’deki Libya Zirvesi’nde Çok Kırılgan Bir Anlaşma

0
205

Mehmet Tanlı (Almanya)

Dün, yaşadığımız ülke Almanya’nın başkenti Berlin’de bir Libya Konferansı Zirvesi düzenlendi. Bu zirveye AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Putin, Fransız Cumhurbaşkanı Macron ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun da aralarında bulunduğu 11 ülkenin yöneticileri katıldı. Toplantı sonrası açıklanan sonuç bildirgesinde Merkel, tarafların anlaştığını kamuoyuna duyurdu. 

Ben de bu zirveyi birkaç gündür hem Alman hem de Türk basınından izledim. Katılımcı ülkeler Libya’da ateşkes ve silah ambargosuna uyulacağı konusunda anlaştı.

BM Genel Sekreteri Portekizli diplomat Antonio Guterres de, tüm tarafların ateşkesi desteklemek konusunda taahhütte bulunduğunu ve söz verdiğini söyledi.

Bu hiç de büyük bir değişiklik değildir. Almanya’daki siyasi gözlemciler, önemli köşe yazarları Libya Zirvesi konusunda bölünmüş durumdalar. Bir kısmı bu zirveyle ilgili olarak, “Almanya yeniden dünya politik sahnesinde” yorumunda bulunurken; Zeit Online’de yorum yazan Andreas Backhaus ise zirveyle ilgili‚ “Bir Alman beceriksizliği” dedi.

Evet, Almanya diğer aracı olan ülkelere göre 2011’den beri Libya’daki iç savaşta tarafsız kalmaya çalışmıştır. Ama yine de bir ikilem içerisindedir. Almanya ve Avrupa Birliği “ekonomik birer dev ama siyasi cücelerdir.” Bu nedenle son dönemde Merkel’in partisinde de bir AB Ordusu kurulması konusunda sesler çoğalmaya başladı.

Libya Zirvesi’nden üç gün önce Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Libya’ya gidip muhalif Komutan Kalifa Hafter’i zirveye katılmaya ikna etmesi güzel bir iştir. Ama yine de Sarraj ile Hafter aynı masaya oturmadılar. Berlin zirvesinde alınan kararlar zaten daha önceki barış planlarında da vardı.

Silah ambargosuna uyulacak mı, dışardan müdahale duracak mı; bunların hepsini birlikte göreceğiz. Almanya 9 yıldır birbirleriyle savaşan, iç savaş yaşayan çok karmaşık bir krizi çözmek için arabulucu olup görevini yapmıştır. Her iç savaşta olduğu gibi Libya’da da çok kan dökülmektedir.

Ateşkes var ama Hafter güçleri hala en önemli petrol rafinerilerini ve limanları fethetme için saldırılarına devam ediyor. Berlin zirvesinin amacı ateşkesi sağlamak, silah ambargosunun devamı ve dış güçlerin müdahalesini engellemekti.  

Tabii ki daha sonra da orada iç savaştan kaçanların Libyalı savaş mültecilerinin deniz yoluyla Akdeniz üzerinden Avrupa’ya, Almanya’ya gelmelerini engellemekti.

Konferansa katılan ülkelerin hepsinin kendi çıkarları var. “Libya’nın önemli petrol ve gaz rezervleri, Akdeniz’deki stratejik konumu hepsinin iştahını kabartıyor” diye yazıyor buradaki Alman gazeteleri. Yani masadaki en son konu da orada “çatışmalarda ölenler, insanlardır” iddiası var burada.

Hafter’i destekleyen ülkeler ile Sarraj’ı destekleyen ülkelerin çıkarları çatışmaktadır ve mutlaka bir gün karşı karşıya geleceklerdir. Tam da bu nedenle bu anlaşma pamuk ipliğine bağlı kalacaktır. Çünkü Hafter ile Sarraj Berlin’de ne yan yana gelmişler ne de aynı masada Libya’yı tartışmışlardır.

Yani yine uzlaşma kültürünün bulunmadığı bir coğrafyada, bir İslam ülkesinde kan, gözyaşı, göçler devam edecek gibi görünüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.