BİR SENDİKA DENEMESİ

1
106
Gökhan Kalkan
Gökhan Kalkan

Çalışma saati haftada 60’ı, ayda 240 saati aşan bir işçiyim. İşe başlayalı 2 aydan biraz fazla oldu. İş yerinin en yeni elemanıyım. Hem benimle hem de benden sonraki süreçte başlayan arkadaşlar bunun bir iş değil kölelik olduğunu ve iş yerini değiştiremeyeceklerini düşünerek başka bir iş bulmanın daha kolay olduğuna karar verdiler. Elbette işyerinde yalnız değilim. 15-20 yıldır aynı şartlarla -ölüye ağlatmaz düğüne sevindirmez- çalışmaya devam eden arkadaşların kanı daha mı beyaz bilmiyorum. Yıllık izni olmayan, en uzun tatilinin dini bayramlarda 2-3 gün olduğu ve fazla mesainin adının anılmadığı yerde. Aylar önce bir arkadaş yine yoğun çalışma saatlerine dayanamayarak işten ayrılmış, ücret hesabının da yanlış olduğunu düşünerek mesailerini talep etmiş, tabii ki patron biz böyle çalışıyoruz diyerek arkadaşı savuşturmuş. Şimdi düşünülen şu: bu arkadaş durumdan şikayetçi olarak patronu çalışma bakanlığına şikayet etti ve birden patron maaş hesaplarına 8-10 bin lira gibi paralar yatırmaya başladı. Zaten gelen paranın havadan geldiğini (!) düşünen arkadaşlar da hiç olmazsa aynı parayı alsaydık deyip acaba biraz daha alabilir miyiz diyerek onlar da şikayet ettiler. Hak almanın bir mücadele süreci olduğunu bilerek bu cefakar emekçileri sendika fikriyle tanıştırmaya çalıştım ben de. Ben sendikanın iyiliğini bilmelerinden ziyade hak verilmez alınır fikrine alışmalarını isterdim fakat yıllar önce aynı zamanda fabrikaları olan bir müftünün cuma vaazında sendika sigorta günahtır bunlar ecnebi işleridir yollu söylemleri salı gününden cumanın gelişini kutlayan arkadaşlarımın zihinlerinde asılı kalmış sallanıp durmakta. Arkadaşlarım sendika bize gelmez biz şikayetçi olalım devlet ne uygun görürse, demelerine rağmen görüştüğüm sendikacılarla görüşmelerini istedim dilim döndüğünce. Biraz daha para alsalar da düzenin değişmesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Sendikanın örgütlenme sekreteri arkadaşın telefonunu verip görüşmelerini istedim ve halen de örgütlü bir gücün neleri başarabileceğini anlatmaya, devrimci bir örgütün neleri değiştirebileceğini söylemeye devam ediyorum. Bu yüzden belki de şikâyeti benden bilecek patron. Bugün örgütlenme fikrinden vazgeçmeleri ne arkadaşları kötü yapar ne de beni yenilmiş. Gerçi mesela yenilmiş de olabilirim eksik yapmış eksik anlatmış da olabilirim. Fakat bu mücadeleyi tekrar etmekten vazgeçmenin en büyük yenilgi olacağını düşünüyorum. İnsanları yeni fikirlerle tanıştırmak elbette zor fakat imkansız değil. Alışkanlıkların dışına çıkmasını beklediğimiz insanlar için alışkanlıklarımızın dışına çıkmalıyız. Israrla mücadelemize devam etmeliyiz. Aynı iş yerinde çalışmaya devam ediyorum… Mücadelemi de devam ettireceğim.

 

Gökhan Kalkan

2017-01-21

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here