Nami Temeltaş Yazdı: Bu Bir Seçim mi?

0
1232

MHP lideri devlet Bahçeli’nin önerisi ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın kabulü ile erken seçim gündeme geldi!

Aslında Bahçeli’nin 26 Ağustos olarak yaptığı erken seçim önerisinin, Erdoğan’ın 24 Haziran olarak 2 ay öne çekip onay vermesi işi daha da garipleştirdi.

MHP lideri Bahçeli’nin verdiği 26 Ağustos tarihi, hesaplanarak verilmiş, İYİ partinin seçime katılmasına engel olacak bir tarihti. Buna rağmen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu tarihi 2 ay daha öne çekerek, 24 Temmuz’u erken seçim tarihi olarak belirlemesi, bu kadar aceleci davranışın görünmeyen nedenleri açısından oldukça düşündürücüydü.

Aylardır gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek seHükümet sözcüsü Bekir Bozdağ’a seçimle ilgili sorulan tüm sorularda olumsuz cevaplar verilip, seçimin tarihi olan 2019 işaret edilse de, erken seçim beklentisi her zaman var oldu. Bu nedenle de erken seçim kararı şaşırtıcı olmadı.

Cumhurbaşkanı ve MHP lideri arasında gerçekleşen görüşme sonrası, tarih verilerek erken seçim kararının açıklanmasından sonra, verilen tarihe yetiştirmek amacıyla, Meclisteki AKP ve MHP’li milletvekilleri olanca hızlarıyla çalışarak, önerge sunup, komisyondan geçirip, Genel Kurulda da onaylatarak verilen tarihte seçimin yapılabilmesi için gerekli kararı çıkarıp Resmi Gazete’de yayınlattılar.

Aynı hızla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, seçime katılabilecek partilerin listesini YSK’ya (Yüksek Seçim Kurulu) sundu.

Yüksek seçim kurulu da bu liste üzerinden çalışma yaparak seçime girecek partilerin listesini hazırladı.

Siyasi oyunlar aylar öncesinden hazırlanıyordu.

MHP ile AKP arasında oluşturulan Cumhur ittifakı, MHP’nin baraj altında kalsa bile milletvekili çıkarmasını sağlayacaktı ve bunun için seçim kanunu değiştirildi.

Seçim kanununda yapılan birçok değişiklikle, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek maddeler koyuldu!

Dün ( 22.04.2018) yapılan CHP ile İYİ parti liderleri arasındaki görüşme sonrası, 15 CHP Vekilinin İYİ parti’ye geçerek Mecliste gurup kurmasının sağlanması için destek kararı çıktı ve hemen uygulandı.

Bu sayede İYİ parti’nin seçimle ilgili herhangi bir sorunu kalmayacak, hatta üstüne üslük, Hazineden 25 milyon lira da seçim yardımı alacak!

Yapılan bu yardımlaşma (henüz ittifakla ilgili gelişme veya söylenti yok), böylesi bir yardımlaşmayı beklemediklerinden olsa gerek, iktidar partisini oldukça kızdırdı. Başta hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ olmak üzere birçok yetkili ağır cümlelerle tepkilerini ortaya koydu!

Bozdağ; Bu, siyasi ahlaksızlığın en yeni ve en son örneğidir; açık bir siyasi mühendisliktir.” Diyerek tepkisini koyarken, MHP ile yaptıkları ittifakın da benzer olduğunu unutuyordu!

24 Temmuz gününe kadar sürecek bu ağız dalaşları ve siyasi oyunların seyircisi olacak, doya doyaseyredeceğiz.

Bunları bir tarafa bırakarak, asıl önemli hususu kaçırmadan fotoğrafa bakmak gerekiyor!

MHP lideri, erken seçim önerisini, “Türkiye’nin 2019 Kasım seçimlerine kadar dayanması kolay değildir, Kasım 2019’a ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır” ifadesiyle yapması düşündürücüdür.

“Türkiye’nin yaklaşık 500 gün dayanmasının zor olduğu, her geçen gün de bunun daha da zorlaştığı” ifadesi, bir felaket habercisi gibi önümüzde durmaktadır. Burada açıklanmayan, neye karşı dayanacak? Ve neden dayanması zorlaşıyor? Sorularının cevaplarıdır!

Ekonomik, askeri ya da siyasi anlamda, hangisi olursa olsun zorluk nedir? Neden bu zor’a girilmiştir?, erken seçim ile ne değişecektir? Soruları henüz cevapsız.

MHP liderinin, erken seçim konusunda öneri yapma konusunda kararı tek başına vermediğini de ihtimaller içerisinde değerlendirerek, öneriyi yaptığı konuşmasındaki önemli başlıklara bakmakta yarar var.

“Önümüzde kontrol edilemeyen beklenmedik bir takım olumsuz gelişmelerin ortaya çıkma ihtimali asla göz ardı edilmemelidir. Bunun bir çok emaresi de şimdiden belirginleşmişti…. Bir diğer tayin edici öğeyse, ekonomik göstergeler ve hükümetin bu kapsamda alacağı tedbirlerdir… Türkiye’nin, ABD, Fransa, İngiltere ile ilgili kurulan ilişkiler değişime uğramıştır. Ülkemizin cumhurbaşkanlığı sistemine acilen geçmesi acil bir hal almıştır. Ancak, 31 Mart 2019’daki mahalli idareler seçimlerinden sonra, Türkiye’nin hangi badirelere maruz kalacağını tahmin etmek zor değildir. (1)

Bu konuşmalarda;

kontrol edilemeyen beklenmedik bir takım olumsuz gelişmeler” ne olabilir?

Şimdiden belirginleşen “emareler” nelerdir?

ekonomik göstergeler ve hükümetin bu kapsamda alacağı tedbirlerkonusunu anlıyor ve önümüzdeki günlerin oldukça zor koşullarda geçeceğini tahmin ediyor ve bu konuda soru sormuyoruz. Ekonomik baskı çok daha fazla artacak!

Türkiye’nin, ABD, Fransa, İngiltere ile ilgili kurulan ilişkiler değişime uğramıştırifadesi düşündürücüdür!Bu üçlü, 14 Nisan sabaha karşı Suriye’ye operasyon düzenlemişti. Türkiye ise, operasyon için, eskiden alkışladıkları bir durumu, oldukça soğuk ifadelerle, “memnuniyetle karşıladıklarını” bildirmişti! Burada “değişime uğrama” ifadesiyle ne anlatmaya çalıştı? İlişkiler bozuldu mu? Kötüye mi gidiyor? Karşımızdalar mı?

Bir çok anlama gelen ifade, erken seçimin mazeretleri arasına sokulmuşsa, oldukça önemli ve düşündürücüdür.

Ve mahalli idareler seçimleri sonrası “yaşanacak badireler…” Yine diğerleri kadar düşündürücü olan bu ifade!  Mahalli idareler seçimler sonrası ne tür badire yaşanabilir? Seçim sonuçları iktidar açısından çok mu kötü olacak? (iyi olursa badire yaşanması imkansız) bu konudaki tahminler nelerdir?

Erken seçim için yapılan bu konuşmadaki düşündürücü ifadeler, ya insanları ürkütüp erken seçime ikna olmaları için verildi ya da gerçekten düşündürücü ve ürkütücü sorunlar yaşamak üzereyiz!

Cumhurbaşkanının önerilen tarihi 2 ay öne çekip “erken seçim” önerisini adeta “baskın seçime” dönüştürmesi, konunun içeriğini daha da düşündürücü yapıyor.

İktidar, Cumhurbaşkanı’nın 14 Ağustos 2015 tarihinde yaptığı konuşmada; “İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir. Şimdi yapılması gereken bu fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni bir Anayasa ile netleştirilmesi, kesinleştirilmesidir” diyerek başkanlık yetkilerinin fiilen kullanıldığını biliyor ve iktidarın yasal endişesi yok. (2)

İktidarın, muhalefet gibi bir kaygıları da yok.

Kendi söylemlerine göre, istedikleri anda seçimleri kazanabilirler! (Anayasa referandumunda yaşananlar da unutulmamalı.) Ülke içinde, OHAL (Olağanüstü hal) koşulları ve KHK’larla (kanun Hükmünde kararname) yönettikleri sürece herhangi bir sorunları da yok!

Kısaca ülke içinde kendilerinin karşılaştığı, kendilerine engel olan bir problem yok.

Bu durumda, iktidarın bu kadar hızlı şekilde bir erken seçime gitmek istemesinin altında yatan nedenler nedir?

Bu durumda sorun ülke içerisinde değilse, dışındadır? Ama nerede?

1.http://www.karar.com/guncel-haberler/son-dakika-bahceliden-erken-secim-cagrisi-26-agustosta-yapilmali-821411#

2.https://m.bianet.org/bianet/toplum/166848-erdogan-turkiye-nin-yonetim-sisteminin-degistigini-iddia-etti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.