Cumhurbaşkanlığı Seçimi Çalışması

0
83

Eda ŞANLI

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kaldı. Seçimlerde üç aday var: AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP’nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP’den Selahattin Demirtaş.

Tayyip Erdoğan ve Ekmeleddin İhsanoğlu arasında bir fark görmüyoruz. Amerikancı İslama hizmet eden Ekmeleddin İhsanoğlu ise CHP’li bazı yöneticilerin kendilerine oy veren kitle için ”çaresizler, oy kullanacaklar” tutumunu dayatma olarak görüyoruz. Bu nedenle devrimci bir güç olarak bu iki adaya oy kullanmamız mümkün değildir.

 

Selahattin Demirtaş diğer iki adayla kıyaslanamaz. Fakat, Demirtaş’ın sola bir şey katacağına inanmıyoruz ve devrimci güçlerin Kürt Ulusal Hareketi’nin yedeği olarak gelişeceği konusunda ciddi tereddütlerimiz var. Devrimci hareketi ilerletmeyen tam tersine onu gerileştiren ve silikleştiren ilişkileri ve ittifakları doğru görmüyoruz. Bizim doğru gördüğümüz çalışma; solun kendi öz gücüyle bir çalışma yapması ve bu doğrultuda cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi sözü olmasını sağlayacak bir çalışmaydı. Bu amaçla bir yandan da CHP içindeki sol güçlerle ve Kürt Ulusal Hareketi ile ittifak yapılmasını istedik. Karşılık bulamadık. Soldan bir çağrı da gelmeyince Odak Dergisi olarak bu konu hakkında sosyalist güçlerle biraraya gelip, süreci tartışmak istedik. Belki zaman açısından geç kalmıştık ama devrimci güçler olarak kısa zamanda dahi bir çalışma örgütleyebileceğimizi düşündük. ”Cumhurbaşkanlığı Seçimleri” başlıklı bir toplantıya Türkiye devrimci hareketini oluşturan birçok grubu toplantıya çağırdık. 14 Temmuz 2014 Günü, Kadiköy TBMMO Ziraat Odası’nda yapılmasını planladığımız toplantıya bir tek devrimci kurum gelmedi.

 

Toplantıya kimsenin gelmemesi bize öncelikle Kürt Ulusal Hareketi’nin, devrimci hareket üzerindeki bağımlaştırıcı etkisini gösterdi. Bizim adayımız Demirtaş, gelmeye gerek görmüyoruz, dediler. Seçimleri boykot edenlerin toplantıya gelmemesi ise birbirimize olan güvensizliğimizin bir dışa vurumuydu.

 

Yapılmasını planladığımız toplantı için birçok kuruma e-mail atmıştık. Meseleyi yüzyüze görüştüğümüz siyasetler de oldu. Mesela Devrimci Hareket, Alınteri, SDP, Halkevleri, Söz ve Eylem, Kızılbayrak, TKP, Kaldıraç, Barikat, DHF, EHP; Halk Cephesi gibi gruplardan arkadaşlarla görüştük. Bir çok grubun genel tutumunu biliyorduk: ilk turda Selahattin Demirtaş’a oy verip ikinci turda boykot kararı ağırlıklı idi. Bu eğilime rağmen aktif bir seçim çalışması ile birleştirebilirdik.

Toplantıya bir tek kurumun gelmemesi üzerine, bazı sosyalist güçlerle bir çalışma başlatabiliriz fikri üzerinde durduk. Bunun için cumhurbaşkanlığı sürecine dair yakın fikirlere sahip olduğumuzu düşündüğümüz Partizan, DHF ve Kızılbayrak’a ulaşmaya çalıştık. Kızılbayrak ve DHF’deki arkadaşlara ulaşmak için çok çaba sarfettik. İstanbul’daki DHF’li arkadaşlara ulaşamadık. İstanbul’daki arkadaşlara ulaşmak için, Ankara büroyu aradık. Arkadaşlar, bize konuyla ilgili döneceklerini söyledikler, iletişim bilgilerimizi aldılar ama dönmediler. Bir hafta sonra tekrar aradık bu sefer ne Ankara’daki ne de İstanbul’daki bürolara telefonla ulaşabildik. Geçen hafta yaptığımız ısrarlı aramalarımız sonucunda arkadaşlarla görüştük fakat böyle bir çalışma içinde olamayacaklarını ilettiler.

 

Aynı durum Kızılbayrak dergisi ile de yaşandı. Kızılbayrak dergisini dağıtan arkadaşa konuyu ilettik. Arkadaşlarına söyleyeceğini belirtti. Ardından derginin üzerindeki telefon numarasından arkadaşlara yine durumu anlattık. Bizden iletişim bilgilerimizi aldılar. Konuyla ilgili diğer arkadaşlarla görüşeceklerini ve haber vereceklerini söylediler. Arkadaşlarla uzun ve ısrarla görüşmelerimizden sonra seçim çalışması konusunun gündemlerinde olmadıklarını söylediler. Buna benzer bir başka yanıtı ise Özgür Gelecek dergisinden aldık.

 

Siyasetlerin gündemleri, çalışmaları ve politikaları farklı olabilir. Biz isterdik ki farklı bakış açılarına sahip olmamıza rağmen sosyalist güçler olarak kendi içimizde birleşelim, bazı CHP milletvekillerin ve Kürt Ulusal Hareketinin de desteğini alarak düzene alternatif bir hareket geliştirme yolunda bir aday çıkaralım. Toplumdaki birbirine güvensiz sol hareket imajını da bu şekilde yıkalım. Ama maalesef yapamadık.

 

Odak dergisi olarak cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda birleştirici pratik adımlar atmak, devrimci hareket açısından oldukça önemlidir. Çünkü bu adım sadece cumhurbaşkanlığı sürecini tartışmak için değil aynı zamanda sosyalist güçler arasında kalıcı birlikler yaratılmasına olanak sağlayabilmesi yönünden de önemli gördük. Bu çalışmamızı yazmamızın nedeni bu fikrimizi daha net ifade edebilmek içindir. Kalıcı birlikler sağlanması yönünde ise adımlar atmaya devam edeceğiz.

 

7 Temmuz 2014

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here