Barış Onay Yazdı: Demokrasi Okulu (Pazartesi Toplantıları) Toplantısının Ardından

0
42

Barış ONAY

“Demokrasi Okulu” adını verdiğimiz, Pazartesi günleri internet üzerinden gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımız 2005 yılından beri süregelmektedir. Bu zamana kadar toplantılarda onlarca konuyu tartışılmış, Tekel eylemleri gibi önemli süreçlerde işçileri, aydınları ve çeşitli kurumları toplantılara katarak “birlikte öğrenebilme” metodu ile ortak tartışmalar sürdürülebilmiştir. Toplantının konusu katılımcılar tarafından belirlenmekte ve her hafta moderatör bir önceki hafta katılımcılar arasından gönüllü olan kişilerden seçilmektedir. Moderatör, önceden hazırladığı soruları toplantı sırasında katılımcılara sormakta ve tartışma sorular üzerinden şekillenmektedir. Aşağıda 5 Ocak 2015 tarihli Demokrasi Okulu tartışmamızda moderatörlük yapan Barış arkadaşın toplantıyı anlattığı yazısını sizlerle paylaşıyoruz… ODAK

Bu yazı ilk ele alındığında, dergide yayınlanacak bir makale şeklinde değil de, yapılan bir toplantıya yönelik değerlendirme; daha ziyade, o toplantıya moderatör tarafından sunulan sorulara cevaplar mahiyetindeydi. Öyle düşünmüştüm. Ancak arkadaşların; yazıyı yeniden ele alarak, dergide yayınlanacak bir formatta düşünmemi, o şekilde “gözden geçirmemi” istemeleri üzerine yazı, görmüş olduğunuz şeklini aldı. Yazıda, “Pazartesi Toplantıları” olarak süregiden, son dönemde ise ismi “Demokrasi Okulu” olarak güncellenen platformda yürütülen 5 Ocak 2015 tarihli demokratik tartışmada ele alınan “Rekabet” konusunu tartışmayı amaçlıyorum. Şahsi deneyim ve gözlemlerim gibi “bireysel” bir çerçeve çizmiş olsam da, asıl amacım konuyu tartışmayı sürdürmek, bu çabaya ortak olmaktır. Yani bir gözlem ve bir değerlendirme gibi, ama aynı zamanda bir tartışma yazısı. Okurun yazıya bu gözle bakmasında yarar olacağı düşüncesindeyim.

Odak dergisi yazarlarının, çalışanlarının, okurlarının ve dostlarının yaklaşık on yıldır yoğun bir çaba ve ısrarla sürdürdükleri bu toplantıların 2015 yılındaki ilkinde konu, “Rekabet ve Dayanışma” idi. Bir başka ifadeyle, rekabet gibi, -içerisinde çokça olumsuzluk barındırdığını düşündüğüm- bir meselenin, bir şekilde; ele alınış biçimiyle insanları hareketli kılarak, mücadeleye katkı sunulup sunulamayacağının tartışılması idi.

Toplantıya konuyu öneren arkadaş, daha önceden, Sovyetler’de ele alınan ve uygulanan bu yöntem üzerine düşünmüş, araştırmış ve bu yönde, yine Odak’ta yayınlanan yazılar (http://www.odak-direnis.com/burjuva-rekabet-ve-sosyalist-yarisma/ , http://www.odak-direnis.com/sosyalist-yarisma-kavrami-uzerine/ ) da yazmıştı. Son toplantıda, zaman içerisinde konuyla ilgili fikrinin değiştiğini belirten arkadaşımız, yine de bu konunun tartışılmasını faydalı bulmuştu ve tartıştık.

Toplantıda söz alan arkadaşların bir kısmı, rekabeti, zaman zaman; yerine ve biçimine göre, uygun bir motivasyon aracı olarak görse de, sonuç olarak rekabet, devrimci insan ilişkilerini burjuvalaştırmaya eğilimlidir, fikrini belirttiler. “Rekabet, modern burjuva toplumunda, insanları birbirine saldırtan dörtbaşı mâmur bir savaşın ifadesidir.” şeklinde Engels’ten alıntı yapan bir başka arkadaşımız, bunun, yani bu ifadenin, kapitalizm için geçerli olduğunu düşündüğünü söyledi. Yani, konu mücadelemiz açısından ele alındığında olumlu sonuçlar almamızın mümkün olacağından söz etti. Yürüyüş çevresinde bulunmuş olan arkadaş, gençlik çalışması yaptıkları dönemde, bu yöntemle, yani rekabet yöntemi ile daha çok dergi satana, kampanyalar kapsamında daha fazla dayanışma materyali satan insana, daha fazla konser bileti satana ödül verme gibi yöntemler kullandıklarını ve belli ölçüde insanları motive eden bu yöntemin, işe yarar yanları olduğundan söz etti. Yine SSCB’de, çeşitli iş kollarında işçileri motive etmenin bir yöntemi olarak da kullanılan rekabet yönteminden söz edildi.

Toplantıya katılan arkadaşların geneli, daha önceden de belirttiğim gibi, ne olursa olsun, küçük kazanımları, motive edici yanları olsa da bu yöntemin, genelde gerici ve burjuvalaştırıcı eğilimler taşıdığını ve sıcak bakmadıklarını belirttiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here