Dergi Dağıtımı Üzerine: Daha Güçlü Bir Odak İçin!

1
63

Burak KOÇAK-Hasan ÖZDEMİR/ 15.04.2014

Odak, artık aktif bir dergi haline geliyor. Direnişçiler onu giderek daha çok insana ulaştırıyor. Kendilerini Odak Dergisi’yle ifade eden Direnişçiler eylemlerde yerlerini alıyorlar. Bu süreci daha ileriye götürme yolunda dergi dağıtımına önem vermemiz gerekiyor.

Devrimci örgütlenmelerin görüşlerini topluma aktarabilmek için çeşitli iletişim yolları geliştirebilmeleri gerekir. Bu dergi, televizyon kanalı vs. şeklinde olabilir. Bu gibi yollarla düşüncelerini dışa açıp, toplum içinde bir yer ve söz sahibi olmaları gerekir. Her seferinde “halktan kopuk” olduğu hatırlatılan devrimciler için kitlelerle temas öncelikli bir iş. Türkiye ve dünya gündemi ile ilgili görüşlerimizi ve mevcut koşullar hakkındaki düşüncelerimizi bu tarz iletişim yolları ile insanlara anlatmak durumundayız. Bu nedenle şu an için elimizdeki en iyi materyal olan dergiye ağırlık veriyoruz. Dergi dağıtımı konusu, sık sık dile getirdiğimiz diyalog kavramını içinde barındırıyor. İnsanlarla karşılıklı iletişime geçebilmek yani onlarla diyalog kurabilmek için dergi ile birlikte yazılar üzerine tartışmalı ve karşımızdaki insanın fikrini almalıyız. Dahası, dergi dağıtımı okurlarla hem bizim hem onların aktif olduğu, sadece dergiden dergiye görüşmekle sınırlı olmayan, birlikte düşünen ve birlikte davranan, acıları ve sevinçleri paylaşan dayanışma ve mücadele ilişkisi kurmayı gerektirir. Halkı nesne olmaktan çıkarmayı amaçlayan düşüncelerimiz, bunu gerektirir. Bu hem dergi verdiğimiz insanı hem de kendimizi geliştirecektir. Aksi takdirde dergi çoğu zaman para karşılığı satılan bir nesneye dönüşür ve bu da siyasi düşüncelerimizi ve ilişkimizi değersizleştirir. Ya da dergi sadece bir propaganda malzemesine dönüşecektir.

Öncelikle dergiyi mümkün olduğunca daha fazla insana ulaştırmalı ve en geniş çevrede tartışmalıyız. Bunu yapabilmek için dergi verilen insanları ziyaret edip yazılar üzerine sohbet edilebilir, ya da gruplar halinde dergi yazıları tartışılabilir. Bu açıdan baktığımız zaman, kaç dergi dağıttığımızdan önce görüşlerimizi kaç kişiye anlatabildiğimiz daha önemlidir. Dergiyi ulaştırdığımız insanlarla öncelikle dergideki yazılar üzerinde tartışmayı düşünmemiz normaldir. Ama onlarla görüşmemizi dergideki yazılarla sınırlayamayız. Hangi konuyu görüşeceğimizi belirlemede onların haklarına da saygı duymalıyız. Bu hem ilişkiyi tek yanlı olmaktan çıkarır hem de bizleri geliştirir. Derginin dağıtıldığı alanın çevre, işyeri, okul gibi yerel sorunlarına ve hatta karşılaştığımız insanların işsizlik, düğün, cenaze, çocuk eğitimi, okul, hastalık gibi bireysel sorunlarına karşı da duyarlı olmalıyız. Gerçek bir dergi dağıtıcısı sokak satıcısı değil, kitle insanıdır.

Toplumda geliştirmeye çalıştığımız Eğitim ve Dayanışma Hareketi’nin dışa açılan kanallarından biri de dergidir. Gerici ve bireyci toplum düzenine karşı çıkıyor ve alternatif olarak bir dayanışma ağı kurmaya çalışıyoruz. Devrimcilerin dahi kanıksadığı kapitalist insan ilişkilerine karşı yeni-insan kavramını yaratmaya çalışıyoruz. Bu elbette kapitalist sistem içerisinde kolay olmayacak. Ama bu hayalimizi gerçekleştirebilmek için diyalog içinde olmamız gereken hedef kitlemiz halktır. Bu nedenle iletişim araçlarımız önemlidir ve üzerine düşmemiz gerekir.

Dergi konusuna önem verdiğimiz için gün geçtikçe bu noktada kendimizi geliştiriyoruz. İstanbul, Ankara ve Kocaeli başta olmak üzere çalışmalarımızın olduğu bölgelerde, dergi dağıtımını nicelik ve nitelik bakımından geliştiriyoruz. Öncelikle İstanbul’da bu meseleyi daha iyi ele alabilmeye başladık. Çalışma tarzı olarak, her ay var olduğumuz bölgelerin dışında yeni bölgeler ve alanlar yaratmaya ve dergi çalışmasına yeni insanlar katmaya çalışıyoruz. Sonrasında belirlenen ekipler ile hızlı şekilde dağıtımı yapıyoruz.

İstanbul’da ve diğer bölgelerde dergi dağıtımını geliştirmek için yukarıda belirttiğimiz gibi, bölgede bulunan evlerle, esnafla, insanlarla diyalog kurmalıyız. Bölgeye dağıtım dışında da gitmeli ve ilişkilerimizi pekiştirmeliyiz. Dergiyi dağıtıp, parasını büroya iletmek elbette önemlidir ama bu tek başına yeterli bir iş değildir. Dergi dağıtımında önemli olan biraz da öncesi ve sonrasıdır. Dergiyi dağıtan arkadaşın o bölgede ne kadar vakit geçirdiği, o bölgenin insanını, yapısını ne kadar tanıdığı ve bölgenin sorunlarıyla ne kadar ilgili olduğu önemlidir. Dergi dağıtımından sonra mümkün olduğunca derginin okunup okunmadığının da takibini yapabilmeliyiz.

Dergi konusunu genel çalışmamıza yansıtabilmek için Kapital okuma grubumuz gibi geniş gruplar şeklinde dergi tartışılabilir. Bu hem yeni ilişkilere ulaşmak hem de mevcut ilişkileri geliştirmek açısından etkili bir yol olabilir. Dergi meselesinin bütün aşamaları mümkün olduğunca kolektif bir şekilde yürütülmelidir.

Çalışmamız genel olarak iyi gidiyor ama bu nedenle kendimizle yüzleşmekten kaçınmayacağız. Dergiyi neden dağıtıyoruz? Gelişmemiz ne kadar istikrarlı? Planlamamızı ve görev dağılımını nasıl daha iyi yapabiliriz? Bu gibi soruları ve eksikliklerimizi üzerinde düşünüp, gidermek için çaba göstermeliyiz.

Dergi aracını daha iyi kullanabilmek için öncelikle var olan bölgelerde dergi sayısını arttırmalı ve yeni bölgeleri ve alanları belirlememiz gerekiyor. Dergi verdiğimiz insanlardan mutlaka fikirlerini almalıyız ki diyalog gelişebilsin ve doğru sonuca varabilelim. Dergi dağıtımı sırasında kendimize güvenli ve heyecanlı olmalıyız. Moralimizin bozulmasına izin vermemeli, çevremizi motive etmeli ve enerji dolu olmalıyız. Özellikle yeni çıkılan bir bölgede istenilen hedefe ulaşılamayabilir ya da beklenen tepkiyi alamayabiliriz. Böyle durumlarda oluşan moral bozukluğu hemen aşılması gereken bir durumdur. Sonuçta dergimiz, görüşlerimiz bir kişiye dahi ulaşıyorsa, bir kişinin dahi kafasında soru işareti doğuruyorsa bu bir başarıdır. Kimi zaman dergi dağıtımı istenilen kişi sayısı ile de yapılamayabilir, dağıtım birkaç kişinin omuzlarına yüklenebilir. Bu gibi durumlarda yılgınlığa düşmemeli ve görev bilinci ile işe koyulmalıyız. Aksi takdirde başarılı olamayız.

Dergi, kitlelerle bağlarımızı geliştirmek için çok önemli bir araçtır. Onu mümkün olan en kısa zamanda ve mümkün olduğu kadar geniş kitleye ulaştırmalıyız. Dergi paralarını dergiye ulaşma konusundaki hassasiyetimizi ve disiplinimizi koruyup geliştirmeliyiz. Derginin her ulaştığı ilişkiden yeni ilişkiler aramalıyız. Derginin ulaştığı her ilişkiyi birlikte düşünme ve davranmaya dayanan eğitim ve dayanışma ilişkisine dönüştürmeye çalışmalıyız. Dergi dağıtımı kendimizi ifade etmeyi, yani görüşlerimizi en iyi şekilde anlatmayı, insanları dinlemeyi, insanlarla sorunları tartışıp çözüm yolları aramayı, birlikte mücadele etmeyi geliştiriyor.

Artık yeni bir süreçteyiz. Sol güçleniyor, halk güçleniyor, biz Direnişçiler de aktifleşiyoruz. Başka bir Türkiye oluşuyor. Dergi dağıtımı onlarca çalışmadan sadece bir tanesi. Bu süreçte bütün çalışmalarımıza en iyi şekilde sarılmalı ve Hareketimizi güçlendirmeye devam etmeliyiz.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here