Direnişçi Tutsak Murat Karayel’den Yeni Yıl Mesajı

0
506

Merhaba arkadaşlar,

Bir yılı daha ayrı mekanlarda ama aynı idealleri ve umudu paylaşarak karşılıyoruz. Ne yapalım ki tutsaklık da mücadeleye dahil.

Hem dışarıda, hem burada sadece kim olduğunu unutmayıp davası ile bütünleşebilenler, düşündüğü gibi yaşama cüretini koruyabilenler kendilerinde direnme gücü bulup diri kalabiliyorlar. Benim için bunun anlamı Direnişçi geleneğe layık olabilmektir.

Direnişçi geleneğin bu topraklardaki köklerini Bedrettinlerin, Pir Sultanların zulme başkaldırılarında; Mustafa Suphilerden Denizlere, Mahirlere, İbrahimlere uzanan bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesinde buluyoruz. Bizi Mahirlere bağlayan Ömerlerin, Cemalettin’in mücadelesinde buluyoruz.

Köklerimizden güç alarak, Hareketimizin ve ilerici hareketlerin deneyimlerinden öğrenerek dogmatizme düşmeden mücadele etmeyi önemsiyoruz. Ezilenlerin örgütlenmesine katkı sunarak Hareketimizi ileriye taşımayı hedefliyoruz.

Marksizmi veya başka bir düşünceyi onurlandırmak için mücadele etmiyoruz. İktidar olmak veya hangi yolla olursa olsun güç kazanmak da hedeflerimiz arasında yok. Maddi ve manevi yoksunluğa bugünkü mahkumiyetinin insanlığın kaderi değil, kapitalizmin ürünü ve varlık koşulu olduğunu biliyoruz. Devrimci ahlaka, sosyalist insan ilişkilerine yani yoldaşlığa Hareketimiz içinde hayat buldurarak onurlu gelecek alternatifini bugünden başlayarak inşa etmek için çaba gösteriyoruz.

2020’ye AKP iktidarının sürdürülemeyeceği, yerine kimin geleceği tartışmalarıyla giriyoruz. Kadınlar, gençler, Aleviler, Kürtler, emekçiler… tek kelimeyle ezilenler yoğun baskı, sömürü, istismar, inkar yılları boyunca AKP’den çok çektiler. Artık ne savaş çığırtkanlığı ile köpürtülen şovenizm, ne “yerli ve milli” hezeyanıyla kotarılmaya çalışılan sözde emperyalizm karşıtlığı, ne de din istismarcılığı; AKP’ye iktidar garantisi sağlamaya yetmiyor hiçbiri.

AKP’nin uzun yıllar daha iktidarda kalamayacağı doğru. Ancak, yerine başkasının gelip kitle manipülasyonuyla özü aynı olan politikaları sürdürmesi de mümkün. Bu süreçte, halkçı yönetim yolunu açabilecek tek güvence ezilenlerin örgütlülüğüdür.

Ezilenleri egemenler karşısında zayıf düşürmektir örgütsüzlüğü görmezden gelip vaatlerde bulunmak. Baskıya, sömürüye, adaletsizliğe dayanan iktidarlarını iliklerine kadar örgütlü olmaları sayesinde sürdürebilen egemenler, örgütlenmeyi utanılacak kirli işler yapmak için toplaşmak, çeteleşmek gibi gösteriyorlar ezilenlerin örgütlenmesi sözkonusu olduğunda. Oysa bireysel çıkar, güç ve iktidar hırsıyla kirli işler çevirmek onların ahlakının normalidir.

Ezilenlerin örgütlenmesi dediğimiz ezilenlerin dayanışmasıdır. Eşit, özgür, onurlu yaşam koşullarına kavuşmak için, insanın insana ihtiyacı bilinciyle, birlikte düşünüp birlikte davranmanın aracıdır.

Önümüzde duran görev ülkemizin yurtsever, ilerici, demokrat, sosyalist birikiminin halkçı iktidar perspektifiyle buluşabilmesi için çaba göstermek; çabamızı etkili kılabilmek için Hareketimizin birliğini ve dayanışmasını geliştirmektir.

26.12.2019

F Tipi Cezaevi, Hacılar, Kırıkkale

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.