DİRENİŞİMİZDE YAŞIYORSUNUZ!

0
35



Sevgili Arkadaşlar!
Ölümünüzün üstünden on yıllar geçti. Sizleri unutmadık. Birlikte başlattığımız mücadeleyi, yokluğunuza rağmen zor koşullarda sürdürmeyi başardık. Birlikte geliştirdiğimiz direniş ruhunu mücadelemizde yaşatmaya devam ettik. Bu süreçte insan sevginizi, halk sevginizi, vatan sevginizi ve direnişçiliğinizi örnek alan gençler yetişti.
12 Eylül faşizmine karşı örgütlü mücadeleyi devam ettirdik. Çalışmalarımız 1980’li yılların sonuna doğru direnişçi bir örgüte dönüştü. Örgütlülüğümüzü en zor şartlar altında bile devam ettirdik.
Hareketimizi kurduğumuz dönemde yeni bir devrimci yükseliş beklerken tam tersi gelişmeler olmuştu. Sosyalizm diye bilinen sistem 1980 sonlarında çökmüş, dünya başımıza yıkılmıştı. Sola karşı yargısız infazların yürütüldüğü, solun marjinalleştirildiği 1990’lı yıllarda Direnişimizi sürdürdük. Solu güdümüne almaya çalışan 28 Şubat darbesine karşı ağır baskılara rağmen direndik. 2000’li yıllarda baskı ve terör cihazı Amerikancı dincilerin eline geçtiğinden bu yana, bu AKP iktidarına karşı da mücadeleye devam ediyoruz. Yeni iktidar sola düşmanlıkta 28 Şubatçıları geride bıraktı. Daha sinsi ve daha etkili baskı ve terör metotları kullanıyor. 12 Eylül ve 28 Şubat rejimleri bizi ezerken bu dincilerin önlerini açmıştı. 12 Eylül ve 28 Şubat rejimlerinin beslemesi bu dinciler şimdi bizleri Ergenekoncu ve darbeci olmakla suçluyorlar.
Özgürlükten, adaletten, demokrasiden yana geçirenerek alttan alta özgürlükleri katlediyorlar. Erdoğan Yazgan’a, Necdet Adalı’ya, Erdal Eren’e ve devletten baskı gören devrimcilere sahip çıkıyor görünerek devrimciliği öldürmeye çalışıyorlar. Alevilere sahip çıkar gibi yapıp onlara karşı tarihin en büyük mezhepçi saldırılarından birini yürütüyorlar. İslam adına yürüttükleri rejim de aslında İslama karşı en büyük saldırıdır. Temsilciliğini yaptıkları İslam Muaviye İslamından daha beterdir. Yoksulların dini olarak yaratılmış bir dini Batılı emperyalistlerin ve işbirlikçi sermayenin silahı yaptılar.
Sizinle yola çıkanların çoğu artan zorluklara dayanamadı. Örgütlü militan mücadeleden uzaklaşarak başının çaresine bakma tutumu ağır bas
tı. Devrimciler olarak sayımız azaldı. Tek kişi bile kalsak direneceğiz. Çünkü insanlığını korumak baskı ve zulme karşı direnmekten geçiyor. Ayrıca biliyoruz ki bu dönem geçicidir.
Sizler bizim halkımıza karşı sorumluluğumuzun simgesisiniz. Halkımıza karşı sorumluluğumuzu unutmadık. Sizler bizim direnişçi iddialarımızın simgesisiniz. Direnişçi iddilarımızı unutmadık. Sizleri kamuoyuna öyle etkili tanıttık ki şimdi artık Türkiye Başbakanı bile bazan adınızı anıp sahte gözyaşı döküyor. Burjuva gazeteleri sizden sözedebiliyor.
Sizleri anan Direnişçiler ise tutuklanıp hapislere atılıyor. Açıkçası sizleri anmak istismarcılara serbest ve bir tek Direnişçilere yasak. Bir tek Direnişçilere yasak! Tayyip Erdoğan sizlerin adlarını anıp ağladıktan sonra dahi devrimci gençlerin sizleri anması yasak. Buraya tutuklanmayı ve baskı görmeyi göze alarak geldik.
Sizleri yakınlarınızın acısı olmak durumuna düşürmediysek, sizleri pişmanlık malzemesi durumuna düşürmediysek, şimdi Tayyip Erdoğan ve benzeri istismarcıların malzemesi durumuna düşürmediysek, sizler şimdi devrimci gençliğin gurur kaynağıysanız o halde şan olsun Direnişçilere, şan olsun örgütlü Hareketimize!
Örgütlü çalışmamızı 12 Eylül döneminin zorluklarında nasıl devam ettirdiysek, 1990’lı yıllardaki umutsuzluk dönemindeki işkencelere ve yargısız infazlara rağmen nasıl devam ettirdiysek, aynı Direnişçi iddia ile devam ettireceğiz.
Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!
Kahrolsun Teslimiyet Yaşasın Direniş!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here