Elif Özdemir: Yeni infaz yasası hükümetin kendi krizine çare arayışıdır

0
595

Tam da düşünülen oldu. Hükümet yine şaşırtmadı. Ayrımcı infaz yasası, geçtiğimiz günlerde meclisten geçti. Çeteciler, katiller serbest kaldı ve kalıyor-kalacak. Hatta daha iki gün önce, yeni düzenleme ile cezaevinden çıkan bir kişinin, tartıştığı arkadaşını kafasına taş vurarak öldürdüğü haberlere çıktı. Burjuva medya ise bu cinayeti haberleştirirken, katilin daha yeni cezaevinden “affedilerek” salındığını yazmıyordu. Düşüncelerinden dolayı cezaevlerinde neredeyse bir ömür cezalara çarptırılan sosyalistler, ilericiler, devrimciler ise bu düzenlemelerde kapsam dışı bırakıldı. 

Yeni infaz düzenlemesini ve cezaevlerini Elif Özdemir ile konuştuk: 

Odak: İnfaz yasası meclisten geçti. İktidarın “affettiği” kişiler belli. Sizin bu infaz paketi ile ilgili görüşleriniz nelerdir? 

Elif Özdemir: Önce infaz paketi çıktı ama neden çıktı, ona bakmak lazım. Dünyada bir salgın hastalık var ve Türkiye de bundan etkileniyor. O sebeple bu paketi çıkarmada da koronavirüsü bahane ederek dağa hızlı davrandılar. Ama cezaevlerinde asıl çıkması gereken hasta tutsakların da kapsam dışı kaldığını göz önünde bulundurursak, meselenin hiç de söylendiği gibi virüs ile alakalı olmadığını düşünüyorum. 

Hastalık gelmeden önce de Türkiye’de bir kriz vardı. Ekonomik ve sosyal bir kriz. Koronavirüs, iktidarın açıklarının ortaya çıkmaması için bir şey sağladı. İktidarın insanları düşündüğü falan yok. AKP’nin eksiği gibi güçlü olmadığı belli. MHP’ye bir söz vermişti bundan dolayı. Böylece de katili, hırsızı, çeteciyi kapsayan bu düzenlemeyi yaptı. Böylece kendini de sağlama aldı. 

Bence iktidarın uyuşturucu satıcılarını, tecavüzcüleri falan düşündüğü yok. İktidar bu düzenleme ile derin devlete hizmet etmiş, katil çeteleri düşünüyor. Bu düzenleme esas onlara yapıldı. İktidar kendini güçlü kalmak zorunda. Muhtemelen bunlar ile anlaşma yaparak, bunları affetti. 

Odak: Hani hukukta eşitlik vardı? O halde iktidarın cezaevlerinde kapsam dışı bırakılan insanlara kininin olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Elif Özdemir: Bu o kadar aleni ve açık ki. İktidar hadi devrimcilerin hepsini kapsamayabilir, ama en azından hasta tutsaklar, bari onları bırakalım, diyemez mi? Demek ki iktidar tamamen kötü niyetli. İçerde o kasar kötü sağlıkta olan hasta tutsaklar var ki! 

İHD Genel Merkezi de bunu incelemiş. Muhakkak çıkan pakette bir sürü ihlal vardır. 10’un üzerinde çelişkili düzenleme olduğu ifade ediliyor. 

İktidar hiç bizi sevmedi, hep kötü olmamızı istedi. Basın açıklamaları, demokratik haklar bile bizim insanlarımızın 15-20 sene cezalar almasına neden oldu. Hiçbir yasa dışı şey olmamasına rağmen neden böyle? Çünkü, iktidarın tarafında değilsin. Eleştiri yazan gazeteciye, “örgüt üyeliği” diye bir ceza uyduruluyor. 

Ama iktidar her açıdan çökmüş durumda. İnsanlardan 10 lira dileniyor. Bu süreçte kullanacağı çeteci, toplumun üzerine binecek insanlar lazım. Onları da içeriden çıkardı. 

Normalde yapılması gereken, siyasi görüşü ne olursa olsun, böyle koşullarda en acil çıkması gerekenlerden başlayarak insaları serbest bırakmaktır. Bu insanları evlerine gönderip, gerekli önlemleri alabilirdi. İran gibi, idamın olduğu bir ülkede bile siyasileri bıraktı. 

Odak: Cezaevlerinde de koronavirüs vakaları çıkmaya başladı. Siz yıllardır cezaevlerini biliyorsunuz. Sizce gardiyanlar, cezaevi idareleri tutsakların sağlığını-güvenliğini alabilir mi? 

Elif Özdemir: Gardiyanlar zaten bugün tutsakları sürekli tehdit ediyor. Dediklerimizi yapmazsanız, içinize koronalı birilerini getiririz, gibi tehditleri duyuyoruz. Geberir gidersiniz, diyorlarmış. 

Bazı cezaevlerinde tutsaklara, sosyal mesafe diye bir şey olmasa size yapacağımızı biliyoruz, deniliyormuş. Onu bırak, tek bir maske 7.5 TL’ye satılıyormuş. 75 liraya dezenfektan satılıyormuş. Çamaşırsuyu verilmiyormuş. Daha dün, Gülnaz ana ile konuştum. Tutsak olan oğlu Ali’nin hücresine girip ne kadar hijyen malzemesi varsa hepsine el koymuşlar. 

Tutsaklarımızın ölmesini istiyorlar. Ben alttan alta böyle bir genelge yayınlanmış olacağını düşünüyorum. 

Cezaevleri zaten hijyenik değil. Suyu bile saate göre alıyorsunuz, güneş görmüyor, duvarlar rutubetli vb. Cezaevlerinde kanser hastalığı aldı başını yürüyor. Sizce böyle bir ortamda korona gibi bir hastalığın bulaşmama ihtimali var m? Cezaevlerinde insanlar hastaneye götürülmüyor bile. 

Cezaevlerinde tutsaklarımıza o kadar sağlıksız şeyler veriliyor ki, bazı yemekler tutsaklar tarafından süzülerek, yıkanarak yeniliyor. 

Odak: Cezaevlerinde yüzlerce hasta tutsak var. Bunlara ilişkin taleplerimiz neler olmalı? 

Elif Özdemir: Talep değil, talepte bulunmuyoruz. Ekstra bir şey istemiyoruz. Zaten bunlar görevleri. Biz işlerimizi yapamazken, sokağa dahi çıkamazken bu insanlara nasıl bakılacak? Bu insanların yaşamı için neler yapılması gerekiyor ise onları yapmak lazım. 

Odak: Cezaevlerinde arkadaşlar nasıl? Siz görüşüyorsunuz. 

Elif Özdemir: Tutsaklar diken üstünde. Bulundukları cezaevlerinde yeterli ilgi yok. Her şey muamma. Bu da muhakkak psikolojilerini etkiliyordur. 

Mesela Cihat Özdemir atom tedavisi gördü en son. Akabinde kanser ilaçlarının dozunun ayarlanması lazım. 3 ay olmasına rağmen bu yapılmadı. Bunun gibi bir çok insan var. Nasıl iyi olabilirler? Ama diri olmaya çalışıyorlar. Aslında diri kalmaya alıştılar diyebiliriz. Bunu biliyoruz. Öyle olmak zorundalar. Moralleri iyi. 

Odak: Tutsaklar ile dayanışmak için neler yapılabilir? 

Elif Özdemir: Cezaevlerine mektup yollanır. Gerçi mektup ne derece sağlıklı onu da bilmiyoruz, virüs yüzünden. Onların moralleri de yüksek tutulmalı ama son infaz yasasına ilişkin, adaletsizliğe itiraz eden yasal şeyler, itirazları yapmak lazım. 

Yapılan düzenleme eşitlik ilkesine aykırı. Düzenlemede 10’un üzerinde açık olduğu söyleniyor. Avukat arkadaşlar söyledi. Fakat kendi çalıp kendi oynayan iktidar, başkasının melodisini duymaz, kendi bildiğini okumaya çalışır. 

Fakat bu kabul edilemez elbette. Cezaevlerinde insanlarımız geçmişte yakılıp öldürüldü. Bunun arkası önü yok. Bu zihniyet, 12 Eylül zihniyeti işte, o devam ediyor. Nasıl içerdekiler direniyorsa, dışarıda da bir şeyler yapmak gerekiyor. Evdeysen bile, sosyal medyayı falan kullanarak bir çok şey yapılabiliyor. 

Odak: Peki, çok teşekkür ederiz… 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.