ERDOĞAN SOÇİ’DEN ELİ BOŞ DÖNDÜ

0
313

Hamza Yalçın

Suriye’ye saldırmak için İran ve Rusya’dan onay alamadı.

Ajanslar Putin, Erdoğan ve Ruhani’nin perşembe günü Rusya Soçi’de  Suriye’nin geleceğini konuşmak için yeniden bir araya geldiklerini yazdılar. Bu üç ülke lideri Soçi’de buluşmaya alıştı. Suriye halkının temsilcileri Soçi’de yoktu. İşgale karşı mücadeleye önderlik eden Suriye devleti ve bir süredir özyönetim  ilan etmiş olan Kürt hareketi de yoktu. 

Erdoğan Soçi’de Türkiye sınırının karşısındaki Kürtlerden, Putin ise İdlib’de Erdoğan’ın temasta olduğu dinci çetelerden rahatsızlığını dile getirdi. Putin toplantı öncesinde dinci çeteleri silip süpüren bir askeri hareket ihtiyacını belirtmekteydi. Erdoğan Soçi’ye giderken Suriye sınırında Kürtlerin denetlediği bölgelere girip oralarda “güvenli bölgeler” kurmak için anlaşmak düşüncesi vardı. Putin görüşmenin ardından yaptığı açıklamada İdlib’de çetelerin temizlenmesi için üç liderin yeni adımlar atmakta anlaştıklarını ama İdlib’e askeri operasyonun gündemde olmadığını söyledi. Aslında üç liderin anlaşmış göründüğü tek husus ABD yönetiminin Kuzey Suriye’den çekilme kararını iyi karşılamış oldukları açıklamasıydı. Trump’ın kararı da çok tartışmalı çünkü ABD kuvvetleri Suriye’den hemen yanındaki Irak bölgesine çekilecekler ve bir ellerinin gene bölgede olacak. Zaten Trump Erdoğan’a “Kürtlere dokunmaya kalkarsan ekonomini batırırım” dedi.

Bilindiği gibi Soçi’de Suriye adına Rusya ile İran konuşuyor iken Suriye’deki çeteler ise Erdoğan’dan soruluyor. İdlib’de Rusya’nın silahsızlandırıp çıkarmak istediği Nusra çeteleri, son dönemde Erdoğan yanlısı Özgür Suriye Ordusu aleyhine genişleyerek bölgeye hakim oldu. Erdoğan Rusya’nın onlara karşı askeri harekat isteğini göç felaketine yol açacağı gerekçesiyle gene red etti. 

ABD’nin Suriye’den çekilme kararını açıklamasının ardından Erdoğan’ın hemen Trump yönetimiyle temas kurarak oluşacak boşluğu doldurmaya gönüllü çıkması Erdoğan ile Putin’in arasında gerginlik yaratmıştı. Ancak Batılı emperyalistlerin Suriye’nin geleceğinde Erdoğan’a belirleyici yer vermek istemedikleri görülüyor. Erdoğan Rusya ve İran ile ilişkisini genel olarak bölgenin geleceği hakkında söz sahibi olmak özel olarak ise ABD yönetiminin gözünde değer kazanmak işin kullanmaya çalışıyor. 

Erdoğan Türkiye sınırdan YPG’yi süpürüp onun yerine kendi kuvvetlerini yerleştirerek güvenli bir bölge yaratmak istediğini ifade edince Putin ona Esad’ın başında olduğu bir devlette Esad’dan ayrı bir güvenli bölgesi yaratmaya hakkı olmadığını, güvenli bölge istiyorsa bunu Esad ile birlikte çalışarak yapması gerektiğini söyledi. İran daha da ileri giderek Kürtlerin bölgenin halkı olduklarını ve Esad rejimiyle kendi aralarındaki sorunu kendilerinin çözebileceğini belirtti.

Erdoğan Kürt hareketini madem tehdit algılıyor niye Esad ile barışmıyor?Şimdilerde Erdoğan’ın hizmetine girmiş olan ulusalcılar Erdoğan’dan sürekli Suriye ile anlaşması talebinde bulunuyorlar. Erdoğan 2011 yılından beri Esad’la kavgalı. Onun ülkesinde iç savaş çıkaran güçlerle işbirliği içinde. Yarım milyon insanın üstünde bir can kaybına mal olan savaş gelecek ay 8.inci yılını doldurmak üzere. Esad’ın savaşı kazandığı görülüyor, onu Arap Birliği dışına atmış olan işbirlikçi rejimler yeniden kabul etmeye hazırlanırken Erdoğan Esad’la barışmak için adım atmıyor. Erdoğan gelişen durum karşısında Suriye ile  istihbarat örgütleri düzeyinde ilişki kurmaya karar verdi. Gene de barışmaya yanaşmıyor. 

Erdoğan’ın inadını ideolojik, duygusal, mezhepsel bulanlar yanılıyor. Eğer ki Erdoğan Esad ile anlaşırsa o zaman şu riskler otaya çıkar:

1. Rejimin destekçisi olan dinci çeteler ezileceği için Erdoğan rejimi içeride büyük kuvvet kaybeder. Erdoğan iktidarını ordudaki ve polisteki gücüne ve hele hele dört tane mafya çetesine güvenemez. Ordudaki ve polisteki güçler Erdoğan’ı ilk zorlukta satarlar. İktidara çıkar mekanizması yoluyla bağlı olanlar onun arkasında durmazlar. 

2. Rejim Suriye devleti ile anlaşırsa “milli kuvvetler”den saydığı dinci çeteler güç olmaktan çıkacak ve kısa zaman sonra tasfiye edilecektir.

3. Cihadistlerin desteğini kaybeden Erdoğan devlet içindeki gücünü de kaybedebilir. O zaman dayanacağı güç geleneksel devlet güçleri olacaktır. 

4. Gücünü kaybeden Erdoğan Kürt hareketi karşısında Türkiye’nin bekası adına davranma yani Türk milliyetçiliğini kullanma imkanını yitirebilir. Cemaatle kavgaya girdikten sonra hizmetine aldığı geleneksel devlet güçleri o zaman Erdoğan’ı başlarından atmaya daha yatkın hale gelebilirler. 

5. Suriye rejimiyle barışacak olan Erdoğan ABD ve İsrail için bugüne kadar ifade ettiği anlamdan çok şey kaybedecektir. Çünkü Erdoğan Ortadoğu’da kaos yaratarak İsrail’in gücünü artırmaya ve ABD’nin Kürt hareketini kendi inisiyatifine alması planlarına etkili bir şekilde hizmet etmekteydi. Erdoğan’ın Suriye ile barışarak işe yaramaz hale gelmesi muhalefetin gelişmesine hizmet eder. ABD ve İsrail kurulacak yeni rejimde çıkarlarını daha iyi yürütebilirler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.