Erdoğan ve onun iktidarı dişlerini gösterdi!

1
613

Hakkari’de çıkan çatışmada yaşamını yitiren sözleşmeli er Yener Kırıkçı’nın cenazesi için bugün Ankara’nın Çubuk ilçesinde düzenlenen cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cenazede bulunan bir grup tarafından linç edilmek istendi. 

Saldırı alanından uzaklaştırılan Kemal Kılıçdaroğlu yakın bir eve sığındı. Evin çevresinde toplanan gerici güruhun evi yoğun şekilde taş yağmuruna tuttuğu aktarıldı. 

Evin önüne gelen Erdoğan’ın Savunma Bakanı Hulusi Akar saldırgan güruha seslenerek “Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz. Tepkinizi gösterdiniz” dedi ve onları sükunete davet ettiğini söyledi. 

Ankara Valiliği ise resmi araçların camlarının kırıldığı, Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu evin yakılması çağrısının yapıldığı bu saldırıyı “protesto eylemi” olarak tanımlayarak, adeta meşrulaştırdı.

Devlet Bahçeli Ne Dedi?

Linç edilmeye çalışılan Kılıçdaroğlu bir eve alınarak “korunmak” yerine neden saldırgan grup dağıtılmamıştır, polis havaya neden ateş açmamıştır veya neden gazlı müdehale yapılmamıştır, saldırganlar neden gözaltına alınmamıştır? gibi sorular elbette sorulabilir ancak dikkat etmemiz gereken bir başka nokta daha olduğunu düşünüyoruz.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın % 73 oy aldığı bir yere gitmemeliydi!” şeklinde konuştu. Bahçeli’nin yaptığı bu açıklama özel olarak incelenmesi gereken bir ifadedir.

Bahçeli, Erdoğan’ın gölgesinin altında olmanın vermiş olduğu coşkuya kapılarak söylediği bu sözlerle bir bakıma “hizaya gelmeyen” bütün kesimleri hedef almıştır.

Boyun eğmeyen, gerici iktidarı ve uygulamalarını reddeden; biat etmeyen milyonlarca insan Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırı ile hizaya sokulmak istenmiştir.

Peki Kılıçdaroğlu’na o yumruğu kim attı? 

Bu noktada hatırlanması gereken geçtiğimiz Haziran ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıdır. Soylu, valilere CHP’lilerin cenazelerde protokole alınmaması talimatını verdiğini aktarırken aynı talimat ile bir biçimde AKP kitlesini de güdülüyordu. 

Kılıçdaroğlu’na savrulan yumruk iktidarları uğruna toplumu bölmekten, kutuplaştırmaktan kaçınmayan Soylu gibilerin yumruğudur. Atılan yumruk açık şekilde iktidardakilerin yumruğudur. Saray’ın yumruğudur.

Muhalefet mesajı alacak mı?

Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evin yakılması için çığlık çığlığa bağıran kalabalığa, “Mesajınızı verdiniz!” diye seslenen Hulusi Akar’ın kastettiği mesaj açıktır.

AKP’li olmayanların yaşama hakkı dahi yoktur. Verilmek istenen mesaj budur.

Hatırlanacağı gibi benzer bir saldırı geçtiğimiz yıllarda dönemin BDP milletvekili Ahmet Türk’e de yapılmıştı.

İki saldırının ortak yanı, AKP karşısındaki güçlerin ezilmek, olmuyorsa istenilen sınırlar içerisinde tutulmak istenmesidir.

CHP, Ankara ve ardından da İstanbul’da yerel seçimleri kazanmış, bizzat Erdoğan’ın itirazına rağmen elinden alınmak istenen iki belediyeye de sahip çıkmıştır.

Erdoğan’ın itirazlarına rağmen, onun emrine uymayan herkesin uğrayacağı muamele budur, denilmek istenmiştir.

Alınacak bir diğer mesaj da şudur:

Erdoğan ve onun adeta bir çete haline gelmiş olan iktidar aygıtları, seçimleri kazanmış olabilirsiniz, ancak bunun bir anlamı yok, hakimiyet bizdedir, demek istemiştir.

Erdoğan ve iktidarı bu saldırıyı elbette sahiplenmeyecektir. Ancak buna sadece politik ve siyasal gelişmelerden bihaber yaşayan ahmakların inanması beklenir.

Adım adım muhalefet cephesinde yer alan her bir unsuru hedef tahtasına koyan, linç edilmesi için adeta resmî talimat veren İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere AKP yöneticileri bugün yaşanan olayın mimarlarıdır.

Erdoğan ve onun iktidarı dişlerini göstermiştir.

Erdoğan iktidarı bir yandan Avrupa’ya, demokratik seçimlere izin verdik, kaybettik ve kabul ediyoruz profili çizerken, diğer yandan kitlesini konsolide etmek ve karşıtlarını sindirmek için bu saldırıyı adım adım örmüştür.

Alınabilecek mesaj budur.

Burada bize düşen ise bu saldırının asıl hedefi olan boyun eğmeyen milyonları; muhalefeti örgütlemek ve gerici iktidarın karşısına güçlü bir şekilde çıkmak olmalıdır. 

AKP’nin güçten düştüğü açık. Uzun zamandır bu durumda olmalarına rağmen muhalefetin eksikliği ve örgütsüzlüğü onları hala iktidarda tutmaktadır. 

İktidar bu yumruğu Kılıçdaroğlu nezdinde kendisinden olmayan milyonlara savurmuştur. 

Örgütlü olduğumuz, birlik olduğumuz ölçüde; barışı, kardeşliği, demokrasiyi ve ileri değerleri savunan insanlarla mücadeleyi yükselttiğimiz takdirde bu yumruk sahibini vuracaktır. 

Şimdi önümüzde bir yönüyle olanakları bakımından geniş, öteki yönüyle de zor bir süreç var. AKP karşısında ilerici muhalefetin birliği ve bütünlüğü ile bu süreci ezilen halk lehine çevirebilir, özgür bir Türkiye mücadelesini yükseltebiliriz. 

21 Nisan 2019 / ODAK Dergisi

1 Yorum

  1. Irkçı ve dinci faşizm gücünü muhalefetin Kürt sorununa yaklaşımından almaktadır.oysa dünyada nasıl çözüldü böylesi sorunlar ?Belli.Demokrat olmayı becermiş hiç bir islam toplumu yok.Türkiye toplumu dünyayı örnek bu sorunu çözerse bitlikte örgütlenilirse o zaman bunlar durdurulur.yoksa şeriatı kesin getireceklerdir.Muhalwfet tamamen yok edilecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.