Cemalettin Can Yazdı: ERMENİ HALKININ ACILARI BİR KEZ DAHA İSTİSMAR EDİLDİ

0
44

Cemalettin CAN

1915 Ermeni kıyımının 100. yıl dönümünde Ermenilerin yaşadıkları acılar gene siyasi istismar konusu oldu. Emperyalist güçlerin Irak’ta, Suriye’de ve Libya’da yaptıkları katliamlara ses çıkarmayan Papalık ve AB Parlamentosu Ermenilerin sürgüne yollanması ve katledilmesini “soykırım” diye niteledi. Rusya, Fransa gibi birçok ülke de büyük katliamı soykırım olarak nitelediler.

Ermeniler 1915 öncesinde bugünkü Türkiye topraklarında nüfusun yüzde 10’unu oluşturuyorken bugün İstanbul’da yaşayan 50 bin civarında Ermeniden söz ediliyor. Ya sürülmüş, ya öldürülmüş ya göç etmek ya da din ve milliyet değiştirerek Hristiyanlıktan ve Ermenilikten çıkmak zorunda bırakılmışlar. Sanki en aşağlık küfürmüş gibi, ”Ermeni dölü”, ifadesinin kullanıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Zaman zaman Ermeni dostu pozlarına yatan Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir konuşmasında ”Benim için, afedersiniz, Ermeni dediler” diye yakınırken Ermeniliğe aslında nasıl baktığını açığa vurmuş oluyordu.

Katliamın öncesinde Ermenilerin Doğu Anadolu’da nüfusun yarısından biraz azını oluşturduğu tahmin ediliyor. Bazı iddialara göre 1,5 milyon bazılarına göre ise 350 bin Ermeni katliamlarda öldüler. (1) Katliamlar Hamidiye Alayları tarafından başlatıldı. 24 Nisan 1915 sonrası süreçte ise çığırından çıkacaktı.

Ermeni halkı Osmanlı İmparatorluğu’nda ulusal bilinci en son gelişen haklardan biriydi. Osmanlı’ya bağlılıklarından dolayı Ermenilerin ismi Millet-i sadıka idi. Ama dünyada gelişen milliyetçilik Ermenileri de etkileyecek ve onlar da kendi kaderlerini belirlemeye kalkışacaklardı. Elbette haklarıydı ama kendi kaderini tayin hakkı uğruna mücadele emperyalist güçler arasındaki savaşa alet olunca tarihsel felaket ortaya çıktı. Ermeni halkı büyük bir kırımdan geçti.

Ermeni milliyetçiliğinin oluşturduğu Taşnak Partisi önce Abdülhamit iktidarına karşı İttihat ve Terakki Cemiyeti ile ittifak halindeydi. 1908 yılında İkinci Meşruiyet ilan edildikten sonra Meclise girdiler. İttihat ve Terakki Cemiyeti yaklaşan Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya ve İngiltere’ye karşı Almanya ile ittifak yaptı. Ermeniler ise İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin birlikte davranma teklifini kabul etmeyerek Rusya ile ittifak yapmayı tercih ettiler. İtilaf Devletleri onlara Karadeniz’den Akdeniz’e kadar uzanan Büyük Ermenistan vaadinde bulunmuştu. Osmanlı, Rusya’ya karşı Sarıkamış seferini kaybedince insiyatif Çarlık Rusyasına gelmişti. Osmanlı, savaşı Balkanlar’da da kaybedince, paniğe kapılarak Ermenileri bölgede zayıf bir azınlık durumuna getirmeye karar verdi. Ermeni nüfus bu amaçla güneye doğru 400 kilometre uzunluğundaki çöllere sürüldü. Katliam ırksal ve dinsel bir nefretle işlendi. ”Ermeni dölü”, ”afedersiniz Ermeni” gibi ifadeler işte bu bu ırksal ve dinsel nefretten mirastır. Ermenilerin kiliseleri yakıldı, malları yağmalandı, ırzlarına geçildi, çoluk-çocuk varana kadar katliamdan geçirildiler. Emperyalist güçler kendi kışkırttıkları ve sonra da yalnız bıraktıkları Ermenilerin Osmanlı tarafından katledilmesinin bedelini Türkiye Cumhuriyeti’ne ödettirmek istediler. Fakat o zaman Kemalistlerle ittifak halindeki Sovyetler Birliği buna engel oldu. Ermenistan Sovyetler Birliği’ne bağlıydı. Tazminat veya toprak talep etmedi. Hatta katliamın sorumluğunu Ermeni halkının emperyalistlere alet olmasına bağladı. (2)

Ermeni katliamının kınanmasının başını Papa çektiğine göre önümüzdeki dönemde başta yağmalanan kilise mallarının iadesi olmak üzere Osmanlı Ermenilerinin geride bıraktıkları malların iadesi için torunları tarafından açılan tazminat davaları yaşanacak demektir. Bu davaları, toprak talebinin izlemesi bekleniyor.

Hükümet bunlara propaganda yoluyla engel olmak maksadıyla her yıl 18 Mart’ta yapılan Çanakkale Zaferi kutlamaları bu yıl 24 Nisan’a kaydırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Erivan’daki Ermeni Soykırımı’nın Yüzüncü Yılı Ulusal Anma Törenleri’ne karşı “onlara sadece 2 devlet başkanı bize ise 20 devlet başkanı geldi” diyerek böbürleniyordu.

Ermeni katliamı hakkındaki tartışma Vatan Partisi ile HDP saflarında özel bir hareketlenme yarattı. Bilindiği gibi Avrupa’nın, Ermeni soykırımını reddetmeyi “suç” ilan etmesinin üzerine giden Doğu Perinçek Türk milliyetçiliğinin şampiyonluğunu yaparak ün kazanmıştı. Avrupa’nın derdi elbette Ermeni halkı değildi. Bugün Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana fakir ve fukara yaşayan Ermeniler Avrupa emperyalistlerinin umurunda bile değil. Emperyalistler nüfuz peşindeler. Vatan Partisi ise Ermeni sorunu temelinde Türk milliyetçiliğini kendi çevresinde örgütlemeye çalışıyor.

Ermeni sorununun ele alınmasının başını çekenlerden biri ise HDP oldu. HDP (Halkların Demokratik Partisi), adı üstünde, bir etnik kimliklerarası örgütlenmedir. HDP içinde elbette Ermeni halkını seven ve milliyetçiliğe gerçekten karşı önemli bir kesim var. Fakat HDP, temelde Kürt milliyetçiliğine dayanıyor. Bir yandan Oligarşinin Ermeni sorunu dolayısıyla uluslararası alanda sıkışması HDP’nin devletle pazarlıktaki kozlarını artıracaktır. Diğer yandan ise HDP’nin Ermeni katliamını özellikle ele alması aslında Kürt kökenli nüfusun pek işine gelmeyecektir. Çünkü geçmişte katledilmiş ve yurtlarından sürülmüş olan Ermenilerin yerlerine ağırlıkla Kürtler yerleşti. Ermenilerin el konulan arazilerini geri istemesi ihtimali seçimler öncesi Kürt oylarını AKP’ye yaklaştırmaktadır. Bu yüzden HDP bu konuda geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Ermeni katliamının sorumlusu olan emperyalistlerin Ermeni halkını savunması tam bir ikiyüzlülüktür. Ermeniler kendi kaderlerini tayin etmek istiyorlardı. Birinci Dünya savaşı’ndaki işgalci güçler bu haklı talebi istismar ederek yani milliyetçiliği, dini ve çıkarcılığı kullanarak halkları birbirine kışkırttı. Hem Türkler hem Kürtler hem de Ermeniler emperyalist kışkırtmalara alet olarak birbirlerini katlettiler. Büyük Ermenistan hayaliyle kullanılan Ermeni halkı sonuçta çok acı bir kıyımdan geçti. Olanların adına soykırım ya da tehcir denmesinden çok daha önemlisi Ermeni halkının Müslümanlık adına kitlesel kırımdan geçirilmiş, topraklarından sürülmüş ve lanetlenmiş olmasıdır. Birinci Dünya Savaşı’nda Ermenileri Çarlık Rusyası, Fransa ve İngiltere kışıkırttı. Osmanlı’ya katliam aklını ise Alman emperyalistleri verdi.

Avrupa, Ermeni halkının yiğit evladı Hrant Dink’in işaret etmiş olduğu gibi, katliamın en büyük sorumlularından biridir. Şimdi bir yandan Avrupa, egemen güçler ve diğer yandan milliyetçiler soykırım mıydı, tehcir miydi, tartışması yapıyorlar. Ermeni halkına yapılanlar soykırım tanımına uyuyor ama papalığın ve emperyalistlerin soykırım tanımının halkların kardeşliğine hizmet için gündeme getirmedikleri apaçıktır. Soykırımı tanıyan ve hatta kabul etmemeyi suç sayan emperyalist devletler, çıkarları yoksa, bir davayı savunmazlar.

Bu katliamda çok önemli bir gerçek daha var. O ise halkların suça bulaşmış ve birbirinin kanına girmiş olmasıdır. Hem Türkler, hem Kürtler hem de Ermeniler egemen güçlerin, dinciliğin, milliyetçiliği, çıkarcılığın ve benzeri alçakça şeylerin peşinden giderek birbirlerini öldürdüler. Her şeyden önce “İslam kardeşliği” diye övünmeden önce düşünmek gerekir, çünkü bu kardeşliğin bir boyutu Müslüman olmayan halkların katledilmesidir. “Türkler biz Kürtleri kandırdı”, demek ne kadar samimiyetsizce ise “Almanların oyununa geldik, yoksa biz Türkler hiç öyle şey yapar mıydık” demek de aynı derecede samimiyetsizdir. Ermeni milliyetçilerin bütün suçu Türklere ve Kürtlere yıkması da tutarsızlıktır. Milliyetçilikten arınmak, yeri geldiğinde -tıpkı Hrant’ın cenazesinde olduğu gibi ‘’Hepimiz Ermeniyiz!’’ diye tek bir ses olmayı başarmak ve ezilenlerin yanında durabilmek gerekiyor.

Halklarımız emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin insiyatifinin dışına çıkarak Hrant Dink’in kalbi ve ruhuyla kardeşçe bir araya gelmeyi başarabilirse çözümü de yaratacaklardır. Halkların temsilciliği milliyetçilerde, hakemlik de emperyalist güçlerde ve papalık gibi kurumlarda olursa yaraların sarılması olanaksızdır.

1- Beril Eski Hatay, ”1915 Soykırım mı tehcir mi?”, BBC: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2015/04/150420_soykirim_mi_tehcir_mi_beril1, 20 Nisan 2015

2- Güneri Civaoğlu, “Belgeyse işte ‘belge’”, Milliyet: http://www.milliyet.com.tr/belgeyse-iste-belge-/siyaset/ydetay/2049350/default.htm, 25 Nisan 2015

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here