EZGİLERİN GÖRKEMİYLE DOSTLUĞA YÜRÜYEN, EZGİ DOSTLARI

0
733

Yeşim Kantekin

Sual eylen bizden evvel gelene

Kim varımış biz burada yoğ iken

Karacaoğlan

Bizden evvel yaşamış; sevgiyi, kardeşliği, dostluğu, özgürlüğü, barışı, tevazuyu ilmek ilmek bilinçaltımıza işlemiş; bize hem genetik hem de kültürel anlamda, maddeden daha öte miraslar bırakmış bütün duygudaşlarımızı hatırlayarak bu yazıya başlamak istedik. Çünkü bu duygular hala hepimizden daha güçlü nefes alıyorlar ve bizi yan yana getiriyorlar.

Karacaoğlan’ın yukarıdaki satırlarını ilk duyduğum an “devinim” geldi aklıma, öyle de devam etsin istedim. Yüzyıllardır öyle bir döngü içindeyiz ki, hep bir şeyler yer değiştiriyor. Devinirken, dönüşüyor ve değişiyoruz. Nesneler değişiyor, biz değişiyoruz, sistemler değişiyor. Tabi bu değişimler her zaman olumlu olmuyor. Eğer değişimlerin niteliğini bir tartıya koyabilirsek; kötülük galip ne yazık ki! Hangi dönemde yaşadığıyla ilgili kesin bilgiler olmasa da Karacaoğlan’ın 17. yy.’da yaşadığını kabul edersek; o dönemlerde de iyi ve kötü karşıtlığının sürekli bir çatışma halinde olduğunu tarih bizlere fısıldıyor. Lakin günümüzün iyi ve kötü çatışması çok daha farklı. (Değişen dünyada diye başlayan klasik cümleler kurmak istemem ama konu maalesef bir şekilde oraya geliyor.) Değişen dünyada her kavramın başına bir “neo” eklemiş durumdayız. Neoliberalizm, neokapitalizm, neofaşizm vs. ve tabi bütün bu kavramların her bir bireyin hayatına başka bir şekilde yansıması kaçınılmaz. Politik durumun yansıması olarak aşırı uçlarda dolaşan, bir başkasını kendine öteki gören, ayrıştıran, böyle yaptıkça yalnızlaşan insanlar haline geldik. Bütün bu olumsuzluklara rağmen bunların karşısında duran duygularımız var. En temelde sevgiye, sonrasında dostluğa, dayanışmaya inanıyoruz. İşte bu yüzden bir araya geldik.

Peki Biz Kimiz?

Bizler, çoğunluğunu öğretmenlerin oluşturduğu çeşitli meslek gruplarından, birbirinden farklı yaşlardan, farklı kültürlerden, farklı yaşam biçimlerinden gelen, çok farklı karakterleri olan aynı zamanda birbirine benzer duygular taşıyan başka başka yerlerde yaşayan bireyleriz. 2017 yılında arkadaşımız Hümmet Albayrak’ın önerisi ve motive edici gücüyle, müzik sayesinde bir araya gelen müzikal bir topluluğuz. Adımız: “EZGİ DOSTLARI.” Bizler bitkileri, ağaçları, hayvanları, insanları, köyleri çocukları seviyoruz ve 2017’den beri çoğalarak bu zorlu yolu yürümeye devam ediyoruz. Grupta bağlama, gitar, ud, mandolin, cümbüş, kaval, davul, erbane gibi çok çeşitli enstrümanlar bulunuyor. Repertuarımızda enstrümanlar kadar renkli Anadolu’nun her bölgesinden türküler bulundurmaya özen gösteriyoruz. Hiçbir ayırım gözetmeden, her dilden, her renkten şarkılar söylemeye özen gösteriyoruz. Yakında sahnede de farklı dillerden söylemeye başlayacağız.

Karşılaşma

Fransız yazar ve filozof Deleuze, ölümünden sonra yayınlanan röportajının bir bölümünde, “Karşılaşmalar şeylerle olur. İnsan şeylerle karşılaşır, insanlarla değil.” demekte. Biz buradan müziğin önemine değinmek isteriz. İşte bizi de karşılaştıran şey: MÜZİK.

Bizleri en temelde birleştiren şey müzik oldu. Her birimiz, birbirimizi tanımadan önceki hayatımızda müziğe dair emek vermiş insanlarız. Kimimiz bir enstrüman çalıyor, kimimiz sadece vokallik yapıyor, kimimiz yaptığımız organizasyonlarda koordinasyonu sağlıyor. Hepimiz bir işin ucundan tutuyor; amatör ruhumuzla profesyonel işler yapmaya çalışıyoruz.

Amacımız

Öncelikli amacımız müzik yapmak; çünkü müzik bizi iyileştiriyor. Birçok bilimsel çalışmanın sonucu da bunu doğruluyor. Müziğin insan sağlığına her anlamda sağladığı bir yarar var. Ve müzik bizi bir araya getiriyor. Her birimiz farklı illerden hatta yurt dışından olsak da aralıklarla bir araya geliyoruz. Prova yapıyoruz, provalar dışında kendi kendimize çalıp söylüyoruz, birbirimizden hem alıyoruz hem veriyoruz. Karşılıklı çok güzel paylaşımlar içindeyiz.

Bir başka amacımız ise bizim dışımızdaki insanlarla da paylaşımlarda bulunmak. Başta da belirttiğimiz gibi geçmişe göre çok daha farklı bir süreçten geçiyoruz. Biz değişirken, değişkenlerimiz de farklılaşıyor. İklimsel değişkenlerimiz de oldukça değişti. Bir krizin içinde olduğumuz söyleniyor bilim insanlarınca. Birbirimize yabancılaşırken, diğer canlılarla olan ilişkimiz arasına da uçurumlar konuyor. Tüm bu sebeplerden ötürü bizler, az da olsa olumlu değişimler yaratmak için paylaşmak ve dayanışma içinde olmak istiyoruz. Şimdilik küçük arkadaşlarımızın yüreklerine dokunmak niyetindeyiz. Özellikle köy okullarında okuyan ve maddi imkanı olmayan küçük arkadaşlarımızla, konserlerden gelen gelirleri paylaşıyoruz. Biz bir yardım kuruluşu veya sivil toplum örgütü değiliz, ihtiyaçlarına ortak olduğumuz küçük arkadaşlarımızın hayatlarında kalıcı anlamda bir değişiklik yaratamadığımızın da farkındayız. Fakat bir bağlamaya veya gitara kavuşan çocuğun gülümsediğini ve belki de çok iyi bir müzisyen olacağı ihtimalini daima hatırımızda tutuyoruz. Böylelikle hiçbirini tanımasak bile gizli ama sağlam bir bağ kuruyoruz.

Şimdilik bunları yapıyor olsak da gelecek zamanlarda belki ağaçlarla belki yaşlılarla hayatı paylaşmak için de bir şeyler yapabiliriz.

Çalışmalarımız

İlk olarak 6 Ekim 2018 tarihinde, İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi Halk Sahnesi’nde Otizm ve Engelli Çocuklar yararına bir konser verdik. Bu konserde bizimle birlikte otizmli arkadaşımız iyi bir piyanist Ateş Güldoğan, üç telli icracısı Mehmet Günay Eser ve farklı dillerden şarkılara yaptıkları düzenlemelerle insanları heyecanlandıran Ahura Ritim Topluluğu sahne aldı. Konserden elde edilen gelirle İzmir’de birisi özel eğitim olmak üzere iki okul öğrencilerine ihtiyaçları konusunda destek olundu.

İkinci olarak ise 27 Eylül 2019 tarihinde Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde köy okullarında okuyan çocuklarla dayanışma amaçlı bir araya geldik. Saltanat Kaya’nın sunumuyla başlayan program bu topluluğun yan yana gelmesinde, çalışmalara başlamasında ve çalışmalar boyunca büyük emeği olan arkadaşımız Hümmet Albayrak’ın açılış konuşmasıyla devam etti. İlk olarak sahneye biz (Ezgi Dostları) yakamıza taktığımız çınar yaprakları ile çıktık. Sahneyi de çınar yaprakları ile doldurmuştuk. Bazen neşeli bazen hüzünlü türkülerle sürdürdüğümüz program seyirciler tarafından bolca alkış aldı. Belki de seyirciyi en çok şaşırtan tek prova ile sahne alıp, bu performansı sergilemiş olmamızdı. Bizden sonra perdesiz gitarın ustası Merih Aşkın o güzel duygularını kattığı değişik yorumuyla seyirciyi Anadolu’nun değişik renklerinde dolaştırdı. Son olarak sahneyi Sami Hosseni’nin kurup geliştirdiği, İzmir’den gelen Ahura Ritim Topluluğu, aldı. Ritimleriyle insanın içini kıpır kıpır eden, şarkı yorumlarıyla insanı şarkının içine çeken Ahura Ritim Topluluğu son şarkısında Ezgi Dostları Grubu’nu sahneye davet etti ve programı halaylar eşliğinde, bol neşeyle bitirdik. Biz bu konserde, İzmir’de olduğu gibi kocaman bir dostluk gördük. Konser sonrası şiarımız “Dostluk kazandı, müzik kazandı, çocuklar sevindi, seyirci sevindi!” oldu.

Konser sonunda seyircilerden çokça olumlu eleştiriler aldık, bu da bizi yapacağımız diğer konserler için oldukça motive etti. Genel olarak seyircilerin konserin amacına dönük yorumları çok güzeldi. Bu da bize dayanışma içinde olmak isteyen bir çok insan olduğunu gösterdi ve umudumuz arttı.

Yapılan bu konserin geliri, Kırşehir’de bir ilçe okuluna 20 bağlama, Van’da bir köy okuluna eğitim malzemesi, Hakkari’de iki okula kışlık mont ve ayakkabı, Bitlis Hizan ilçesinin bir köyüne 15 değişik müzik enstrümanı, Diyarbakır´da bir ilçe okuluna 5 gitar, Urfa’da bir okul boyaması için kullanıldı.

Bizler bu konseri çok güzel duygularla bitirdik. Çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Ocak ayında Almanya’da engelli çocuklarla birlikte bir konserimiz daha olacak, bir provamızı yaptık, hazırlıklar devam ediyor. Bu aralar Almanya konserinin heyecanı içindeyiz.

Dostluk ve Müzik Kazansın

Dileriz ki bizden evvel yaşayanların güzel duyguları bizimle ve bizden sonra da sürüp gider. Dileriz ki her zaman kazanan sevgi, barış, dostluk ve sanat olur. Dileriz ki hem kendimiz hem de biz olabileceğimiz bir hayatı birlikte yaratabiliriz. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi “sensiz dünya malını neyleyim dostum.” Dostluğumuzun yayılması dileğiyle..

Ezgi Dostları Müzik Topluluğu’na emeği geçenler,

Aslı Metin
Beren Ceyda Demiryakan
Besey Küşne
Birgül Sarıgül
Fikriye Soydan
Esra Usta Keçeci
Handan Akyürek Yılmaz
Hümmet Albayrak
İrfan Kayaş
Kenan Keçeci
Mustafa Kemal Yılmaz
Murat Gedik
Murat Sipahioğlu
Nurhayat Yılmaz
Özlem Sipahioğlu
Ruken Gedik
Saltanat Kaya
Sami Hosseini
Serkan Metin
Sevil İke
Yeşim Kantekin
Zelal Sungur

Yazıyı Ezgi Dostları Grubu adına kaleme alan: Yeşim Kantekin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.