Hemşinli, Hemşinli’dir! Hemşinli, Türkiye(li)’dir!

1
800

Adnan GENÇ

Zaman zaman servis edilen bir haber var: Hemşinlilerle ilgili olarak yapılan bir haber… Gazeteler politik gündeme göre; hiç yüksünmeden bulup, buluşturuyor ve çerçevesi tam çizilmemiş; hayli eksik habercilik yönleriyle ortalığa ‘sözde yeni’ bir Hemşin haberi salıyor… Derdimiz hafta içinde (Ocak ayı başında) Vatan ve Milliyet gazetelerinde çıkan haberlerin, gazetecilik açısından yanlı(ş)lığı üzerinden görüşlerimizi açıklamak değil. Derdimiz bu bulanık hava ne işe yarar, biz bunu sorgulamak niyetindeyiz. Yoksa, bu coğrafyada uzun geçmişimiz ve kadim kültürümüz açısından ne kimseyi zan altında bırakmak ve ötelemek; ne de köklerimize yönelik bilimsel bir araştırma çabasına girmek. Niyetimiz bunlar değil, yapan uzmanlar vardır saygı duyarız ama bizim derdimiz yukarıda da belirttiğimiz gibi bulanık havayı sorgulamak…

DOĞRUSU NEDİR?

Biliyorsunuz etnik kültür, kökler, dinler üzerine yazılmış yüzlerce kitap var. Hemşin’in tarihi, dili, kültürü de bu anlamda çok sayıda kitaba konu oldu. Haberlere konu olan metinlerde geçen haliyle; Aram Arkun’un ‘The Hemshin’ adlı Hovann Simonian’ın editörlüğünü yaptığı kitapla iligili tanıtım yazısından Milliyet’in yaptığı alıntı yeni bir tartışmayı başlattı…

“Ermeni Müslüman olabilir mi?”

Milliyet Dış Haberler Servisi’nin hazırladığı ve 4’üncü sayfada yayımlanan 4 Ocak 2011 tarihli haberinde bu kitaba dayanarak şöyle deniliyordu: “Ermenilerin kendilerini tanımlarken başvurdukları ana özelliklerden biri Hristiyan olmaları. Hemşinlilerin Müslüman olmalarına rağmen Ermenice konuşmaları, Ermeni kültürü ve geleneklerinden ögeler taşımaları, ‘Ermeni’nin nasıl tanımlanacağı sorusunu gündeme getirdi. Hemşinler hakkında Aram Arkun’un kaleme aldığı ilk kapsamlı çalışma Ermeniler arasında (da) tartışma yarattı.”

Bazı Ermeniler, dinine bakılmaksızın Hemşinlilerin Ermeni olduğunu öne sürerken, bazıları da onların artık Türk olduğunu söylüyor. Bazı kişiler de Ermenilerin İsa doğmadan da var olduğunu, Hristiyanlığın sonradan kabul edildiğini bu nedenle Ermenileri tanımlamakta Hristiyanlığın öne çıkarılmaması gerektiğini savunuyor. 

DERNEKLERDEN AÇIKLAMA

Bu konuda bizim gibi başka Hemşin dernekleri de tepki gösterdi ve bunu ilgili gazetelere ve Okur Temsilcileri’ne yolladı. Bu konuda bir derlemeyi gündeme almak istiyoruz. Hemşinliler, Milliyet’in haberine tepki gösterdiler. Çamlıhemşin  Hemşin Vakfı Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali İhsan Arol ve Çamlıhemşin Derneği Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gültan’ın  Okur Temsilcisi’ne gönderdikleri açıklama şöyle:

“Haberinizde Rize’nin Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde yaşayan Hemşinlilerin ‘Müslümanlaşmış Ermeni’ olduğunu vurgulamaktasınız. Milliyet gibi saygın bir gazetede, yöre halkının, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yöneticilerin ve daha da önemlisi Türk bilim adamlarının görüşüne yer vermeden, böylesi hassas bir konuda ileri sürülen bu tezi bu kadar özensizce işlemiş olmanızı üzüntüyle karşılıyoruz.
2007 yılında basılmış, editörlüğü Hovann H. Simonian tarafından yapılmış ‘The Hemshın: A Communıty Of Armenians Who Became Muslims’ kitabına ilişkin Aram Arkun tarafından kaleme alınmış ve 2010 yılının sonunda internette yayınlanmış sıradan bir kitap eleştirisi / değerlendirmesi yazısının Milliyet sayfalarında yer almasına, eğer özel bir gayretin sonucu değil ise, bir anlam veremiyoruz…
Biz Hemşinlilere, yaşadığımız yer nedeniyle bu ad verilmiştir. Tarih boyunca başka kökten gelmiş topluluklarla komşu olmuşuz; ekonomik ve kültürel ilişki içinde yaşamışız. Bu birlikte yaşanmışlık hiçbir topluma kendi dilini unutma talihsizliğini yaşatmamıştır. Bu nedenledir ki, bütün Müslümanlaşmış topluluklar, Ermeniler, Rumlar, Lazlar, Gürcüler, Çerkezler, Abhazlar, vb. kendi dillerini konuşmaktadırlar. Çamlıhemşin ve Hemşin’de ise Türkçe konuşulan tek dildir. Bütün ana sözcükleri Türkçe olan, zirveye ‘aşıt’, rüşvete ‘yeygi’ ve daha birçoğunda olduğu gibi Türkçe kökünden asla kuşku duyulamayacak sözcükleri günlük dillerinde kullanan bir topluluğa sürekli başka bir etnik toplulukla özdeşleştirme çabasının ne amaca hizmet ettiği iyi düşünülmelidir. Çamlıhemşin ve Hemşin halkı, hiçbir önyargı taşımadan, aynı topraklar üzerinde yaşadığı bütün etnik topluluklara karşı sevgi ve saygı besleyen, kendini Türk bilen bir halktır.”

Derneklerimiz doğru ve zamanında tutum almışlardır. Ama bu noktada ilgili haberlerdeki gibi hayli eksik ve yanlı(ş) bilgiler sunarak… Bölgemizde (Batı Hemşin’de) hiç Hemşince konuşan yoktur demekteler. Yani tarih bilgisi ve bunun üzerinden tutum almayı kendi öznel tarihleri üzerinden yapabilmektedirler. Olağan bilinç sahibi insanın cehaleti düzleminde söylenen laflar… Tarih sizin ve bir kuşak ötelersek, dedenizin bilebildikleri ve anlattıkları üzerinden mi yazıldı? Böyle mi sanırsınız? Trabzon Salnameleri’ne bir baksanız da her beldede, ilçe merkezinde (kısaca böyle diyorum) yönetim vurgusu yapılan isimleri bir okusanız; Agop, Zağanos, Kirkor, Vahan, Vartkes vd. Bunlar da Orta Asya’dan gelen Türkler’in adları olsa gerek!… Niye hep altın arar durursunuz, gidenler (!) keyiflerince gittilerse, niye altınlarını bıraktılar. Dönecekleri için mi, ölümüne gönderildikleri için mi? Daha 15 yıl öncesine kadar Maçka ve Çaykara havalisindeki yaşlı insanlara baskı yaparak günlük dil olarak Rumca konuşmalarını yasakladı, kimi bilmiş gençler… ‘Çur’ Ermenice su demektir, bir de bölgenizde ve köyünüzdeki her pınarın ya da dere yatağının kıyısındaki sulara verdiğimiz adları düşünün.

Kendinizi ‘Türk’ hissedebilirsiniz, ben Hemşinli hissediyorum sadece… Bu normal karşılanmalı. Kendimizi İtalyan hissediyoruz denseydi, şaşardım. Ama ben sadece Hemşinliyim. Şükür…

Hemşin bölgemizin Çayeli/Senoz’dan başlayarak sınır bölgemize kadar genel olarak dağlardan doğru uzandığı bir gerçektir… Bu geniş coğrafyada hem tarih içinde hem de şimdilerde farklı yaşam algıları ve kültürel var oluş ile köklenme gerekçeleriyle süren bir hayat vardır. El aldığımız, beslendiğimiz ve kendimizi var ettiğimiz her türden etnografik unsuru reddetmemiz mümkün değildir. Önemli olan bugün, bu coğrafyada yaşayana insanlarımızın kendilerini ne ve nasıl hissettikleridir. Bizler Hemşinli’yiz. Hemşin de Türkiye’dir…

İki Küçük Özel ve Kişisel Not: Hovhanesyan, yıllar önce beni ve Uğur Biryol kardeşimi, ısrarla arayarak ‘Acaba, hemşerilerinizden DNA örnekleri toparlayabilir misiniz? Kitaplarınızı da (galiba) İsviçre’de basarım’ falan gibi bir şeyler demişti. Tabii her ikimiz de ayrı ayrı, bu çabanın kafatasçı ve faşizan bir çaba olduğunu; Hemşinliyim diyen herkesin böyle bir derdi ve beklentisi de yok, demiştik.

Bir diğeri de tamamen Hemşinlilerden oluşan bir Facebook kapalı grubunda şöyle bir tartışma yürümüştü, birkaç kişi arasında: Kökümüzde Ermenilik var; hayır, bizler filanca kökenli Türkleriz… Laf uzayınca ben girdim araya ve ‘Yahu arkadaşlar, bari tartışmanızı Türkçe yapın, Hemşince konuşuyorsunuz. Enteresansınız’ demiştim…

NEYE, NE DERİZ? NECEDİR?

Agetoç (Bargenoç); Bal peteğinin yan yüzeyindeki desenler…

Afong; Yağmur sonrası nemli toprak…

Boçkeloh; Omurilik…

Bareg; Civciv…

Bulig; Kız çocuğu…

Boseg; Avare, aylak…

Ceynig; Salıncak…

Cilogeduş; İçe atma hali…

Cinçhe; Bodur ağaçlık bölge…

Cicu; Solucan…

Cucig; Halka biçimli taze peynir…

Cemag; Kuzey…

Çardonç; Çok zor…

Çeç; Petek mumu…

Çehtiç; Su atan (kamıştan yapılmış) alet…

Çortikoz; Derideki yanıkların su toplayın kabarması hali…

Çaynig; Çaydanlık…

Dodig; Sepet zeminindeki ikili ayak…

Eğdeip; Bir bitki…

Gargurd; Bir yağış türü…

Gemur; İştahlı yeme hali…

Geculig; Ateş böceği…

Gecig; Yumaklanmış iplik…

Gogar; Ucu büyük ‘geroc’, ucu eğri ağaç dalı…

Heçipa; Yengeç…

Hecuş; Ezilmiş…

Kehenoç; Çöplük…

Kotig; Ayı yavrusu (Bütün –ig- ekli sözcükler, Erm.; ‘küçük’ anlamına gelir…)

Moca; Folluk…

Ontula; İri…

Pardenk; Çarık…

Puçag; Korkuluk…

Reyka; İnce tahta, çıta…

Setalig; Kemik…

Terçerig; Küçük yaramaz çocuk…

Unluh; Nane…

Zerza; Kapı halkası.

SON SÖZ

Hemşinlilerin tarih bilinci kapsamında yaptıkları bir tür ‘köken araştırma’ çabaları hep sürecektir ve inanın sevgili okurlar; bu çabayı hangi etnisiteye bağlı insanlar yaparsa yapsın; bir kısım milliyetçi ve yalan meraklısı tarafından suçlanacaktır. 2019 Aralık ayı başında benzeri ve bilimsellikten tamamen uzak bir bildiriyle kendilerinin Ermeni olmadıklarını; Çepni Türkü olduklarını söyleyen bir grup gene bir bildiri yayımladı ve bunun üzerine hem ülkemizden hem de yurtdışından konuyla ilgili çalışmalar yapan akademisyen ve aydınlar ciddi itirazlarını ortaya koydular. Bu yazı da öyle bir yazı ve bilgi vermek amaçlı kaleme alınmıştır.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.