HUMANİTE FESTİVALİNİN ARDINDAN

0
564

Fransız Komünist Partisi’nin günlük yayın organı Humanite her yıl Paris’te yüz binlerce insanın geldiği bir festival düzenliyor. Orada hem Fransa’da bulunan hem de Avrupa’nın başka yerlerinden gelen yüzlerce sol örgütü ve derneği görüyorsunuz. Festivalin Büyük Sahne adı verilen yerinin 500 bin kişi kapasiteli olduğu belirtiliyor. Bu yıl 13-14-15 Eylül 2019 tarihlerinde 84’üncü kez düzenlenen Fete de L’Humanite, İnsanlık Festivali’ne Avrupa Eğitim ve Dayanışma Hareketi (EDH) olarak katılmanın sevincini yaşadık.

İlk kez 1930 yılında başlatılmış olan festival Fransız Komünist Partisi Humanite tarafından organize ediliyor. Festivalde dünyaca ünlü bir çok müzik grubu yanında 100 civarında ülkeden 450 ayrı stant açıldı ve 1 milyona yakın insan katıldı. Katılan gruplar arasında komünistler, ekolojistler, feministler, LGBTliler ve demokratlar vardı.

Festivalde Kürt hareketinin Fransızlarla ortak örgütlenmiş değişik kurumlarını görmek ilginçti. Kürt hareketi bir de kendi yerini açmıştı.

Festivalin ev sahipliğini yapan Fransız Komünist Partisi ve CGT Macron iktidarı tarafından Fransa’da havalimanlarının özelleştirilmesine karşı CGT (Fransa Genel Emek Komisyonu) üyeleri ile stantlar açtı ve imza topladı.

Festivalde stant açan örgütler arasında Eğitim ve Dayanışma Hareketi dışında ADHK, SYKP Avrupa, ATİK, ACTİT, DİDF, Halk Cephesi, KKP ve CDK-F vardı. Pek çok panel, dinleti, tartışma, eylemin gerçekleştiği festivalde Fransız Komünist Partisi ve ACTİT birlikte “Ortadoğu’da neler oluyor” konulu bir tartışma düzenlediler.

SYKP Avrupa standında düzenlenen panelde Avrupa Forum yazarlarından olan gazeteci Harry R. Wilkens Almanya, Fransa ve Türkiye ilişkileri üzerine bir sunum gerçekleştirilirken Halk Cephesi de uyuşturucu ile mücadele konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Avrupa Eğitim ve Dayanışma Hareketi olarak biz de Solda Birlik konulu bir panel düzenledik. Panele Odak, SYKP, ATİK, Marksist Teori, Devrimci Proletarya temsilcileri ve HDP Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin konuşmacı olarak katıldılar. ADHK temsilcisi , tartışmanın bitimine doğru gelerek söz aldı. Zafer Ballıkaya’nın yönettiği panel zaman zaman sert tartışmalara sahne oldu.

EDH Koordinatörü ve Odak temsilcisi Hamza Yalçın gruplar arasında devrimci yenilenme amacıyla bir ortak öğrenme ve mücadele çizgisi önerince bir kısım konuşmacı bu önerileri pratik mücadeleyi kapsamayan çabalar olarak yorumladı. Yalçın’ın “Türk aydınlanmacılığı ve yurtseverliği ve CHP kitlesi Türkiye solunun ana kaynağını oluşturuyor, bu kesimi faşizme terk etmeyelim” yolundaki ifadelerinin katılımcıların çoğunluğu tarafından CHP’nin ve şovenizmin savunulması olarak yorumlanması da ilginçti. Hamza Yalçın HDP çevresinde yer alan sol örgütlerin Türk kimliğine karşı tepkili ve onu faşizme iten tutumda olduklarını da ifade etti. Tuncay Yılmaz’ın “Niye HDP’ye katılmıyorsunuz?” sorusuna cevaben, katılmamız halinde HDP sosyalistleri tarafından kısa zamanda şovenist ilan edilip kendimizi kapıda bulacağımızı söyledi.

Katılımcılar arasında SYKP temsilcisi Tuncay Yılmaz konuşmasında Yalçın’ın önerilerine değinmemiş olmakla birlikte solun bağımsızlığı konusunda Odak Dergisi ile yakın gördüğümüz bazı görüşler ve öneriler sundu. Dünya kapitalizmi hakkında yeni ve daha ileri bir görüşe ulaşmamız gerektiği görüşü de bunlar arkasındaydı. KKP adına söz alan arkadaşın sosyalist yenilenme konusundaki sözlerini, arkadaşlarla iletişim yürütmeye özellikle değer bulduk. ATİK, Marksist Teori ve Devrimci Proletarya gruplarından temsilci arkadaşların konuşmalarını ise birbirimizi anlamaya uygun düşmeyen propagandacı ve polemikçi bulduk. Toplantının sonunda ADHK’den bir arkadaş yapıcı ve güzel bulduğumuz bir konuşma ile, solda birlik konusundaki ısrarlı çabamıza değer verdiklerini belirtti.

Konuşmacılar arasında Hamza Yalçın’ın süresini aşmasına moderatörün izin vermesi ve moderatörün Yalçın’a yönelen bazı eleştirilere yanıt vermeye kalkışması toplantıda eleştiri aldı. Moderatör Yalçın’a giriş konuşması dolayısıyla biraz daha uzun süre vereceğini baştan belirtmişti. Ayrıca moderatör baştan konuşmaların genel süresini daha uzun tutmak istemişti. Eleştirilere orada Odak içinden de destek geldi, hepsini saygıyla karşılıyoruz.

Yalçın’a gelen eleştirilerden birisi, Odak yazarının o sözleri orada Kürtlerin arasında nasıl söyleyebildiği idi. Biz Türk kimliğine tepkinin bütün Kürtleri kapsamadığını ve hatta Kürtlerin büyük çoğunluğunun Türk kimliğine saygılı ve kesinlikle Türk-Kürt kardeşliğinden yana olduğunu biliyoruz. Kendi örgütü dışındaki herkesi “cömertçe” eleştirmesiyle dikkatimizi çeken bir arkadaş işi Yalçın’ın siyasi hareketimiz içindeki ağırlığını sorgulamaya vardırdı. Devrimci hareketimizde insanlar mücadeleye bağlılıkları ve katkılarıyla yer edinirler. Aynı kuralın devrimci hareketin genelinde de geçerli olması gerektiğine inanıyoruz. Devrimci mücadeleye güçlü bağlılığını ortaya koymuş, mücadelede çetin sınavlardan başarıyla geçmiş sağlam devrimcileri, ister bizim örgütümüzden isterse başkaca örgütlerden olsunlar, kendi insanımız olarak sever ve önemseriz. Kendisine devrimciyim, diyen herkesten de aynısını bekleriz.

Paris örgütümüz ASFA Eğitim ve Dayanışma Hareketi Festival etkinliğinin hazırlanması ve gerçekleştirilmesinin yükünü omuzlarken Münster ve İsveç’ten bir kısım arkadaşlar da dernekler adına gelip festivalde aktif olarak çalıştılar. Geceyi gündüze katarak gerçekleşen fedakarca çalışma sayesinde, ilk kez katılmış olduğumuz festivalden mutlu bir şekilde çıkmış olduk.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.