HÜSEYİN AYGÜN’E YAPILAN HAREKETİ KINIYORUZ!

0
21
Aygün, tutuklu Odak dergisi çalışanı arkadaşlara da aktif olarak sahip çıkmıştı*.

CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün PKK tarafından ”alıkonması”      eylemi üzerine AKP’li Şamil Tayyar: PKK CHP’li Aygün’ü misafir etmiş. Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez” dedi. Cumhurbaşkanı Gül ”Bu hareket milli iradeye karşı yapılmıştır” dedi. PKK ise cevaben ”Sen halkın milletvekili seçtiği insanları yıllarca hapiste tutarken niye milli iradeye saygısızlık olmuyor?” diye  sordu.

Hüseyin Aygün militan demokrat tutumu nedeniyle AKP’nin sevmediği bir isimdir. Kötülüğünü isterler. Onun PKK veya Türkiye solu ile başının belaya girmesinden memnun olurlar. Cumhurbaşkanı ise kurnazca davranarak durumdan Kürt ulusal hareketi aleyhine sonuç çıkarmaya kalkmıştı. Gül’ün olay üzerine ”milli irade” demagojisine verilen cevap isabetlidir.

Hüseyin Aygün serbest bırakıldıktan sonra, kendisine çok saygılı davranıldığını söylese de propaganda amaçlı yapıldığı söylenen bu eylemi doğru bulmuyoruz. Çünkü eylemin karşıt görüşleri zorla bastırmaya çalışan açık bir boyutu var.

Hüseyin Aygün’ün kaçırılması eyleminin ardından yapılan yorumlardan biri bu boyuta açıklık getiriyor. 14 Ağustos 2012 tarihli Yeni Özgür Politika Gazetesi’nde Ahmet Kahraman şöyle yazmış:

”Böyle birinin ciddiye alınıp, tutuklanması bence abestir. Umuyor ve inanıyorum ki, halkının kurtuluş mücadelesi karşısındaki tavrı ve çizgisiz çizgisi nedeniyle, en fazla “tuh senin yüzüne” denip, bırakacaklardır, Hüseyin Aygün’ü. Kendi halkının çocukları tarafından, ihanet suçlamasıyla tutuklanması, zaten cezaların en ağırı, aşağılamanın en onulmazıdır. (http://www.facebook.com/yeniozgurpolitikagazetesi)”.

Bizi ezen düzen güçlerinin tutumlarını hatırlatan yukarıdaki ifadeleri üzüntüyle okuduk.

Kürt ulusal hareketi Suriye’de özerk yönetim ilan ettiğinde bunu Türkiye oligarşisinin içinde  bulunduğu saldırgan gerici ittifaka karşı iyi bir cevap olarak görmüş ve sevinçle karşılamıştık. Türkiye hükümeti Suriye’de kelle kesen şeriatçılara silah, üs gibi her türlü desteği açıktan açığa verirken Şemdinli ve Yüksekova’daki fedakarca direnişler de bizi mutlu etti. Kendimizi Kürt ulusal hareketinin yanında gördük. Ama Hüseyin Aygün’ün özgürlüğünün kısıtlanmasından rahatsız olduk.

Hüseyin Aygün sömürü ve baskı yanlısı bir milletvekili değildir. Bir polis şefi ya da general değildir. Aygün bir işbirlikçi kapitalist değildir. Yolsuzluklar yapan bir kamu görevlisi değildir. Savaşın tarafı bir asker veya polis de değildir. Savaşa, sömürüye ve baskılara karşı özgürlüklerden yana aktif tavır almış ve bir insandır.

Kaçırılma eylemi üzerine PKK adına “hakkında halkın şikayetleri vardı”, ”İdari ve adli soruşturma tamamlandığında serbest bırakılacaktır” gibi bazı yakışıksız açıklamalar yapıldı.

PKK’nin Dersim’de bir güç olduğunu biliyoruz. Ama özgürlük adına davranan bir güç  inisiyatif sahibi olduğu alanlarda kendisini ilkin, sağladığı özgürlük olanaklarıyla tanıtmalıdır. Dosta değil düşmana korku vermelidir. Aygün, Desim’de ve başkaca Kürt bölgelerinde yanında güvenlik bulundurmadan serbestçe gezen bir insandı. Bu eylem, Kürt ulusal hareketinden farklı düşünen ilerici insanların kendini tehdit altında hissetmelerine yolaçar. Eylem Kürt ulusal hareketi ile Alevilerin arasını açacak riskler de taşıyor. CHP yönetimi ve düzenden yana güçler eylemin bu yönünü özellikle istismar ederler.

BDP’nin bu süreçte gösterdiği tutumu olumlu bulduk. Eylemi doğru bulmadıklarını hemen belirtip Aygün’ün serbest bırakılmasını istediler.

Biz Kürt ulusal hareketinin dostları olarak, yapılan hareketi reddediyor ve kınıyoruz. Dileriz burada yapılan hata bütün solun kendisini gözden geçirmesine yardımcı olur. Halkların özgürlüğü için mücadele edenler, davranışlarını ve eylemlerini bu amaçlarına uygun seçmelidirler.

Odak

15 Ağustos 2012

*http://www.youtube.com/watch?v=LVGK7O3bnjA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here