İdlib’de Cepheleşme ve Arap Milliyetçiliği

0
1077

Rusya, İran ve Türkiye egemenlerinin katıldığı Tahran Konferansı’nın ardından gözler dincilerin işgali altındaki İdlib’e çevrildi. Rusya ve İran destekli Suriye rejim güçlerinin İdlib’i dincilerden geri almak için saldırıya geçmeleri beklenirken Erdoğan’ın gene ABD cephesiyle aynı safta davranması dikkat çekiyor.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura, Suriye hükümetini ve ittifaklarını uyararak İdlib’de yapılacak bir askeri hareketin dünya savaşı gibi büyük bir felakete yol açabileceğini belirtti. ABD’nin müttefiki ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’ın da Suriye hükümetini kimyasal silah konusunda uyarmış olması bir saldırı tehdididir. ABD ve müttefiklerinin kimyasal silah konusundaki iddialarının genellikle uydurmaca olduğu Saddam’ın sözde kimyasal silahları hakkındaki yalanlardan beri yaygın biliniyor. Batılı emperyalistler, saldırılarını masum insanları kimyasal saldırılardan korumak gibi sözde insani gerekçelerle süslemeye önem veriyorlar. Suriye’ye karşı bu şekilde birden fazla saldırıda bulundular.

Erdoğan rejimi, İdlib’in Suriye hükümeti tarafından geri alınması ihtimaline karşı öfkelenenlerin başında geliyor. Erdoğan’ın öfkesi Tahran Konferansı’na yansıyınca Putin ona canlı yayında duyulacak şekilde “Sen niye dinci teröristleri savunuyorsun?” anlamına gelecek soru sormuş. Erdoğan rejimi onlara maaş bile veriyor. Türkiye’nin İdlib alınırsa Suriye’de dinci rejim kurmak hayalleri kesin olarak suya düşeceği gibi İdlib’den Türkiye’ye büyük bir kitlesel göçün yaşanması beklenmektedir.

Hatırlanacağı gibi ABD eski Dışişleri Bakanlarından Condoleezza Rice daha bakan olmadan önce ve ABD Başkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı ilken 07.08. 2003 yılında Washington Post gazetesinde yayınlanan bir makalesinde Büyük Ortadoğu adı verilen bölgede Türkiye dahil 22 ülkenin rejimlerinin ve sınırlarının değişeceğini belirtmişti. Erdoğan bu planlarla hazırlanan büyük komploya Eşbaşkan yapılacaktı. Daha sonra (2014) ABD devlet başkanlarından Obama ve yetkililer IŞİD ile mücadelenin 30 yıl sürebileceğinden söz ediyorlardı. ABD’nin belirtilen 30 yılda IŞİD bahanesiyle Ortadoğu’da sınır ve rejim değişiklikleriyle meşgul olmayı planladığı anlaşılıyordu. Ancak Suriye rejimi Rusya ve İran’ın desteğiyle direnince planlar değişecekti. Suriye rejiminin İdlib’i alması ihtimali karşısında Trump, askerleri Ortadoğu’dan çekme planını da değiştirebileceğini belirtmiş.

ABD cephesinde ve Erdoğan’da büyük bir telaş gözleniyor. İdlib kurtarılırsa ABD’nin bölgede 22 devletin sınırlarının değişmesi üzerine planları da suya düşecektir. İdlib geri alınır da Suriye rejimi kesin zafer kazanırsa Arap milliyetçiliği yüksek moral kazanacaktır. Bu gelişmenin ise bölgede son yıllarda açıktan pek tartışılmayan büyük etkilerinin olması beklenir.

*Fotoğraf İnternet Haber sitesinden alınmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.