İHD’NİN ”F” TİPİ OTURMALARINDA 31. HAFTA: EROL ZAVAR’IN DURUMUNA DEĞİNİLDİ…

0
32

06.10.2012 Cumartesi günü, İnsan Hakları Derneği Cezaevi Komisyonu’nun gerçekleştirdiği “F Oturmaları” nın 31. haftası tamamlandı. 31. hafta F Oturması’nın bu haftaki konusu cezaevler- indeki hasta tutsaklardan Erol Zavar idi. İHD Cezaevi Komisyonundan Gönül Sonbahar’ın okuduğu basın metnini yayınlıyoruz:

BASINA VE KAMUOYUNA

Hapishaneler için bir çok söz söylenmiştir.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak biz de gerek burada gerçekleştirdiğimiz F oturmalarında gerekse de gündemin dayattığı her fırsatta genel olarak hapishanelerin insan doğasına ve onuruna ne kadar aykırı yerler olduğunu, özelde de buralarda yaşanan sorunları sayısız kez dile getirdik.
Hapishaneler için söylenebilecek sözlerden biri de buraların vicdanlar için bir terazi olduğudur.
Konu eğer hapishanelerdeki çocuklar, hastalar, yaşlılar, düşünce suçluları, siyasi suçlular ise bu terazinin en yüksek değerleri göstermesi gerekmektedir. Ne yazık ki Türkiye hapishaneleri vicdanlarımızı sızlatan, ağrıtan örnekler ile doludur ve yine ne yazık ki sistemin körleştirdiği yürekler, gözler genel olarak hapishaneler ile vicdanları arasında bir yol kurmamaktadır.
Sanatçılar, insan hakları savunucuları ve duyarlı kesimler toplumun olması gereken vicdanları olarak inatla yaşanan sorunları gündeme getirmeye çalışmaktır. Hasta mahpuslar bu sorunların başta gelenlerindendir. Halkın dışarıdaki çoğunluğu sağlık hizmetlerine ulaşımda zorluklar, yetersizlikler yaşarken hapishanelerdeki durum doğalında çok daha olumsuzdur. Buraların sağlığı bozan yapısı mevcut hastalıklarla birleştiğinde bir çok hasta mahpus için hapishaneler açık bir işkence merkezi haline dönüşmekte, birçoğu da özgürlüğe kavuşamadan hayatını kaybetmektedir.
Adli Tıp Kurumu alay edercesine ölüm sınırındaki bir çok hasta mahpus için hapishanede kalabilir raporu vermekte, onların tedavilerindeki eksiklere gözlerini tıkamaktadır. Adalet Bakanlığı, TBMM ve devletin diğer sorumlu kesimleri mevzuattaki değişiklik önerilerimize kulaklarını tıkamaktadır.
Bugün hapishanelerde tutulmaması gereken yüzlerce hasta mahpus tahliye edilmeyi, yeterli tedavi olanaklarına ulaşmayı beklemektedir. Erol Zavar tutulduğu hapishanede 21 kez ameliyat oldu. Vücudundan elliden fazla ur çıkartıldı. Aynı zamanda KOAH hastası bunun için düzenli ve sürekli ilaç kullanıyor. Tiroidde nodüller var, düzenli olarak kontrolleri yapılıyor. Vücudun tamamında ürtiker döküntüler oluşmuş durumda. Sebebi henüz bulunamadı. Mide, bel, kasık, boyun fıtıkları ve migreni var. Kalpte taşikardi-aritmi var. Ara ara tetikleniyor, sürekli ilaç kullanıyor. Akciğerde nodüller bulunuyor. Üç ayda bir kontrolleri yapılıp takip ediliyor, tomografi çekiliyor. Çeşitli mide rahatsızlıkları mevcut. Safra kesesi 2007 yılındaki ameliyat ile alındı. Son olarak da menüsküs ameliyatı oldu. Dizdeki kıkırdak doku bitme noktasına gelmiş. Protez takılması gerekiyor.

Erol Zavar daha iyi tedavi koşullarına sahip olması için CİK 16. madde gereğince tahliye edilmelidir. Ancak bundan önce sağlık du- rumu Anayasa 104. maddedeki sürekli hastalık tanımına uygundur ve bu nedenle serbest bırakılması gerekmektedir.

İnsan hakları savunucuları ve Erol Zavar’ın yakınları yıllardan beri onun durumunu gündeme getirmekte ve tahliyesi için uğraşmaktadır. Erol Zavar’ın serbest bırakılması, bu kampanyanın, bu çığlığın başarıya ulaşması sadece onun sorunu değildir. Bu konu sadece hasta mahpusları da ilgilendirmemektedir.

Erol Zavar ve onun konumundaki mahpusların serbest bırakılması toplumun vicdan değerlerinin yükselmesi, insanca yaşama, insan haklarını gerçekleştirme amacımızın bir nebze gerçekleştirilmesi anlamını taşımaktadır. Sadece Erol için değil, bizim insanlaşmamız için de onun ve tüm hasta mahpusların sesi olmamız gerekmektedir. EROL ZAVAR’A VE AĞIR HASTA TÜM MAHPUSLARA ÖZGÜRLÜK

İHD İSTANBUL ŞUBESİ CEZAEVİ KOMİSYONU

Basın açıklamasının öncesinde, sonrasında ve oturma sırasında sık sık “Erol Zavar’a Özgürlük”, “Erol Zavar Serbest Bırakılsın”, “Tecrit Öldürür, Dayanışma Yaşatır”, “Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın” sloganları atıldı. ODAK dergisi çalışanları ve taraftarlarının da katıldığı eylem bu şekilde son buldu.

Erol Zavar’ın sağlığı ve yaşamı tehlikede. F Tipi cezaevlerinde tecrit ve tredman işkencesine maruz kalan Erol Zavar’ın durumu daha da kötüye gitmektedir. Erol Zavar arkadaşımızdan bir süre evvel gelen mektuptan kısa bir alıntı herhalde bu durumu anlatmaya yetecektir:

“ İki aydır mektup yasağım vardı, bu cuma sona erdi. Pazartesi tekrar başlayacak, iki ay “ iletişim yasağı “ o bitince bir tane daha iki aylık ” iletişim yasağı” var. Onların üzerine ziyaret ve hücre cezası var. Her iletişim cezası bittiğinde mektupları getirip veriyorlar ve yazdıklarımızı alıp ondan sonra yeni ceza başlatıyorlar. Bu nedenle önümüzdeki 1 yıl boyunca iletişimde aksamalar olacak. Üstelik buradaki hemen hemen tüm tutsakların aylarca iletişim, ziyaret cezaları var.

Geçtiğimiz Aralık ayından beri yoğun şekilde “ disiplin cezaları” verildi. Süreci bitenler (yeni infaz hakimliğine itiraz ettiğimiz ve mahkemenin de onayladığı cezalar) başladı, peşpeşe gider böyle… Yenileri de geliyor. Daha önce Bayrampaşa Hapishanesi’nde uğradığım jandarma saldırısından 6 ay hapis cezası vermişlerdi, bir de Edirne’de kalırken 3 cm’lik iğneyi kaleme sabitlemek suretiyle delici alet yapmışım! Savcının deyimiyle savunma ve saldırı silahı! O dava da sonuçlanmış, 5 ay hapis cezası almışım. Cumhuriyet Başsavcılığı iştima istemiş, 11. Ağır ceza mahkemesi de bir iki cezaya karşılık 40 gün hücre cezası verdi. Yargıtay’a itiraz ettim ama onaylanır diye düşünüyorum. Bu durumda kırk gün hücrede 1 saat havalandırmaya çıkartılarak kalacağım.

Geçen ay dizimden ameliyat oldum. Menüsküs vardı. 10 yıldan fazladır bu ameliyatı olayım diye uğraşıyordum, sonunda kavga- dövüş ameliyat oldum. Diğer bacakta platin olduğu için MR çekilemiyor, doktorlar da ilaç verip geçiştiriyordu. Ameliyat sonrası kıkırdak yapının çok kötü durumda olduğunu öğrendim. Bu ameliyat en fazla üç beş yıl idare edermiş, protez takılacakmış dize ama onun da sakıncaları var. Yani bu ameliyatı sekiz-dokuz yıl önce olabilseydim bugün bunlarla uğraşıyor olmayacaktım.” (EROL ZAVAR/ SİNCAN 1 NOLU HAPİSHANE)

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here