İsveç Seçimleri Yaklaşırken

0
1506

İsveç kuraklığın ve orman yangınlarının hakim olduğu bir yazın ardından seçimlere giriyor. 9 Eylül’de milletvekilleri ve yerel yönetimler için seçimler yapılacak. Seçimler yaklaşırken en önemli tartışma konulardan birisi, İsveç Demokratları adlı yabancı düşmanı örgütün yükselişi.

İsveç son yıllarda nüfusuna göre en çok göç alan Avrupa ülkelerinin başlarında geliyor. İsveç egemenleri göçün sorumlusu iken tepkiler göçmenler üzerinde yoğunlaşıyor. Hatırlanacağı üzere, ABD Ortadoğu’ya müdahale ettiğinde İsveç burjuvazisi müdahelenin aktif savunucuları arasında yer almıştı. Burjuva medya İsveç halkına ABD’deki neo-conların ürettiği yalanları yayıyordu. Özellikle Suriye savaşı sırasında İsveç, tarihinin en sarsıcı göç dalgalarından birisine maruz kaldı. Göçün yükünü onun sebepmişim olan kapitalistler değil halk çekti. Emperyalistlerin çıkardığı iç savaş yüzünden ülkelerini terk etmek zorunda kalan sığınmacılar asalak görünüyor. Artan işsizlik İsveç işçi sınıfının kapitalistler karşısındaki konumunu zayıflatıyor. İsveç’te ekonominin iyi durumda olduğu yazılıyor ama hayat pahalılığı artıyor, gelir dağılımı giderek bozuluyor ve şehirlerde artan çeteleşme nedeniyle asayiş sorunu yaşanıyor. Diğer yandan İsveç halkı Müslümanların ülkeye hakim olmasından korkuyor. Kamuoyunda ırza geçme ve çeteleşme olaylarından göçmenler sorumlu tutuluyor. Yetkililerin yabancı düşmanlığını körüklemekten kaçınma çabaları bile toplumda öfke yaratıyor.

Sverigesdemokraterna (İsveç Demokratları Partisi) başkanı Jimmie Åkesson

Bu gelişmeler İsveçlilik kimliğini korumak iddiasıyla ortaya çıkan İsveç Demokratları (Sverigedemokraterna- SD) adlı ırkçı partimin değirmenine su taşıyor.

21 Temmuz Cumartesi akşamı İsveç’in sahil şehirlerinden Halmstad’ı geziyoruz. Şehrin çehresi son bir yılda değişmiş. Merkez meydanında ve ana sokaklarda toplu gezinen Arap kökenli gençler büyük yer tutuyor. Suriyelilerin açtığı dükkanlar, kafeler ve lokantalar göze çarpıyor. Şehri ortadan ikiye bölen Nissan nehri yakınındaki bir kafede başörtülü kızlar nargile tüttürüyor. Bir kısım İsveçli yabancıların olduğu mekanlardan rahatsız olmazken başka bir kısım ise yabancılardan kaçıyor, yabancıların az oldukları mekanları tercih ediyorlar.

Kökleri ırkçı bir hareketten gelen İsveç Demokratları (SD) 1988 yılımda kurulmuş ve aynı yıl girdiği ilk seçimde 1000 civarında oy almıştı. Partinin bugün 1 milyonu aşkın oy kitlesine sahip olduğu belirtiliyor. Bu durumda SD 30 yıl boyunca günde 90’dan fazla seçmen kazanmış olmaktadır. SD merkez sağ parti Moderaterna başta olmak üzere bütün partilerden seçmen kazanmış. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması ile ve İsveç’in 1995 yılında AB’ye girmesi ile milliyetçilik güç kazanınca (yanlış okumadınız, bu iki faktör milliyetçiliğin yükselmesine sebep oldu) Allah İsveç Demokratları adlı ırkçılara “Yürü ya kulum!” demiş. Onlar memnuniyetle yürümüşler. Türkiye’de “Avrupa demokratik değerleri korumak için ne güzel birleşti”, edebiyatı yapılırken gerek dünyada gerekse Avrupa’da insanlar artık etnik kökenlerinden sorulmaya başlamıştı. 1990’ların başında Yugoslavya’daki etnik savaş ve ülkenin parçalanması, milliyetçiliğe yeni bir rüzgar sağlamıştı. Polonya’da, Macaristan’da, Avusturya’da ve İtalya’da sağcı milliyetçilik hükümete gelmekteydi. SD’nin gelişmesinde en büyük katkıyı ise ABD’nin İslam coğrafyasına müdahelesi yaptı. Yukarıda belirtildiği gibi Suriye’deki iç savaşla birlikte birdenbire artan göç dalgası İsveç halkı arasında ulusal beka sorunu olarak algılandı. SD’ler İsveç’teki çok kültürlülük politikasından memnun değiller. Göçmenlere İsveçli değerlerin benimsetilmesini istiyorlar ve özellikle halkın Avrupa ülkeleri dışından gelen göçmenlere karşı ön yargılarını kullanıyorlar. Ortalama. Atandasın milliyetçi tepkilerine tercüman olmaları yetiyor. Parlamentodaki diğer partiler SD ile açık işbirliği yapmaktan uzak duruyor olsa da araştırmalar İsveç büyük burjuvazisinin SD’ye güveninin yüksek olduğunu gösteriyor.

Danimarka’da kabul edilen Ghetto Yasası

Yan komşu Danimarka’daki gelişmeler İsveç’teki ırkçılığı teşvik eden bir işlev görüyor. Danimarka’daki burjuva partiler bloku koalisyonu hükümeti Getto Yasası adında ayrımcı bir yasa hazırladı. Bu yasa gettolaşmayı önlemek adına zorla asimilasyon önlemleri getiriyor. Ülkede 25 bölge hedef gettolar olarak saptanmış. Yasa tasarısına göre buralarda yaşayan aileler çocuklarını daha 1 yaşından itibaren haftada en az 25 saatliğine yuvaya göndermeye mecbur edilecekler. Çocuklar yuvada Noel ve Paskalya dahil Danimarka geleneklerini öğrenecek. Çocuklarını uzun süreliğine ülkelerine gönderen ailelere ceza verilecek. Getto ilan edilen bölgelerde işlenen suçlara iki kat daha fazla ceza verilecek. Bu yasa tasarısı ABD basınında bile yankı buldu: https://www.nytimes.com/2018/07/01/world/europe/denmark-immigrant-ghettos.html?action=click&pgtype=Homepage&region=CColumn&module=MostViewed&version=Full&src=mv&WT.nav=MostViewed.

Türkiye’de Müslümanlık adına dincilerin laiklere ve Müslüman olmayanlara baskısı yaşanırken İsveçte ve Avrupa’da ise ırkçıların Müslümanlar üzerine baskısı yaşanıyor. İsveç’te bir yandan yabancı düşmanı SD’lerin seçmen kitlesi artarken bir yandan da diğer burjuva partilerinin suçluluğa karşı mücadelede SD’lerin politikalarına yakınlaştığı gözleniyor. Müslümanları gerçek insan görmeyen SD’ler polis içinde önemli yer tutuyorlar. SD suçluluğa karşı mücadelede polislerin ücretlerini yükseltmeyi ve devlet memurlarına karşı işlenen suçlarda cezaların artırılmasını savunuyor. Diğer burjuva partiler bu konuda gitgide SD çizgisine yakınlaşıyorlar.

Müslümanlar üzerinde baskıdan söz ederken. Müslümanların baskısından şikayetçi olanları anmadan geçemeyiz.

Foto: İsveç Sol Partisi Milletvekili Aminah Kakabaveh

İran Kürdistanı kökenli eski bir Kürt gerillası olan Sol Parti milletvekili Amineh Kakabaveh bu şikayetin öncülerinden birisidir. Liderliğini yaptığı Varken hora eller kuvad adlı dernek kadınlar üzerindeki dinsel baskıları eleştiriyor. Okur Amineh’in kariyer yapmak için egemen İsveç değerlerine kur yaptığını düşünürse acele edecektir. Amineh İsveç toplumuna karşı da geleneksel Sol Parti çizgisini aşan bir şekilde eleştirici. Türkiye kökenli çok sayıda sosyalist kadın Amineh ile dayanışma halindeler ve İsveç’te dinciliğin gelişmesinden endişe ediyorlar.

Seçimler öncesi yapılan son kamuoyu yoklamalarından birinde seçmenlerin çok büyük bir bölümünün hala kime oy vereceklerinin belirsiz olduğu gözleniyor (https://www.dn.se/nyheter/politik/s-riskerar-rekordlagt-valresultat/). Seçimlerde Sosyal demokratlar’ın oylarında azalma tahmin edilirken ırkçı parti SD’nin ve Sol Parti’nin oylarının artacağı görülüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.