Hamza Yalçın Yazdı: Kadrolaşma Üzerine-3

0
98

Kadrolaşmada temel kaynak emekçiler, gençlik ve kadınlardır. Bununla birlikte kadrolaşma çalışması toplumun geneli çapında sürdürülmelidir. Devrimci hareket insan sevgisi taşıyan, baskı ve zulme karşı çıkan ve özgürlükten yana mücadele etmeye yatkın her kesimden insanlara gitmek zorundadır. Hareket nerede devrimci gelişme olanağı varsa oraya yönelir ancak sempatizanlarını ve kadrolarını seçerken örneğin sadece Alevi kesimlere ya da belli yörelere sıkışmamaya da özen göstermelidir.

“Kadrolaşma demek kitle çalışması içinde yoldaşlık ilişkileri ve örgüt inşa etmek demektir” diye yazdık. Yoldaşlık ilişkileri daha önce de belirtildiği gibi sisteme alternatif ilişkilerdir. Kadrolaşma insan ilişkilerinde sömürü sistemine teslim olmaya karşı direnişi, birbirine güvensizliğe karşı güveni, birbirine ilgisizliğe karşı bağlılığı, rekabetçiliğe karşı dayanışmayı geliştirir. Birbirine bağlılık, karşılıklı güven ve dayanışma kadar devrimci eleştiricilik de alternatif ilişkilerin özüdür ve hepsi birbirini tamamlar.

Mevcut olanı, verili olanı, egemen olanı olduğu gibi kabul etmek ve ona uyum sağlamaya çalışmak teslimiyetçiliktir. Bu tutum sömürücü sisteme uyum sağlamaya çalışmaktan başlar ve geleneksel soldaki bu sistemin uzantısı ilişkilere uyum sağlamaya çalışmak tutumuna doğru devam eder. Hatta mücadele arkadaşlığı ilişkilerinde birbirine karşı eleştiricilikten uzak tutumlar aynı kapıya çıkarlar.

Örneğin sınıflı toplum ilişkilerinin soldaki uzantısı olan grupçuluğa uyum sağlamak teslimiyetçiliktir. Bir çalışma grubu içindeki coşkusuzluğa, ruhsuzluğa ayak uydurmak teslimiyetçiliktir. Belli çalışma metotlarına takılıp kalmak bir tarz teslimiyetçiliktir. Devrimci eleştiricilik asla verili olanla yetinmemeye, daima en iyisini arayıp bulmaya ve geliştirmeye ve her şeyi sorgulamaya dayanır. Devrimcilerin birbirinin söylediğini eleştirisiz kabul etmeleri eğilimi de bir çeşit teslimiyetçiliktir.

Grup Çalışmaları

Kadrolaşma denince grup çalışması akla gelir. Çünkü kadrolaşmanın asıl zemini grup çalışmalarıdır. İnsan en kolay grup içinde değişir ve devrimcileşir. Grup çalışmaları kitlelerle ilişki kurmayı, kendimize ve çevremize eleştirici gözle bakmayı öğrenmek, dayanışmacılığı, yoldaşlığı, ekip çalışmasını geliştirmek, korkulardan ve ön yargılardan arınmak, cesareti ve motivasyonu artırmak, tek yanlılıktan kurtularak çok yönlü yeteneklerimizi geliştirmek için muazzam olanaklar sunan bir alandır. Grup çalışmaları bu anlayışla değerlendirilmelidir.

Gruplar genelde bir alana yönelik kitle çalışması yapmak için kurulurlar. Hem teorik eğitimi hem de pratik eğitimi birlikte planlayıp yürütürler. Sadece teori lafazanlıktır. Teorisiz pratik ise boşa güç harcamaktır. Teori pratiğe pratik de teoriye yön vermeli, her ikisi birbirini düzeltmeli ve geliştirmelidir.

Grup çalışmalarında eğitim Hareketin örgütlülüğünün parçası olarak ele alınıp yürütülür. Hareketin görüşleri, işleyiş yapısı ve denetimi gruba yön verir. Arada tek yanlı belirleme yerine karşılıklı etkileşim vardır. Grup da hem Hareketin görüşlerinin ve politikalarının oluşturulmasına aktif katılacak ve hem de eleştirileriyle Hareket’e yön verecektir. Aksi halde gruplar Hareket’ten güç alamazlar kendileri de Hareket’e güç veremezler. Kadrolaşma çarpık hale gelir, Hareket bilinci gelişmez ve “Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için” anlayışı yerine otonomculuk gelişir. Hareket’in görüşleri, politikası ve merkezi kararları yerine otonomların iradesi geçer. Bu çalışmadan devrimci bir kadrolaşma gelişmez.

Gruplar çalışmaları planlamak, yürütmek ve gözden geçirmek için düzenli olarak toplanırlar. Toplantılar düşünce açıklığı ve denetim sağlamak, motivasyonu artırmak, için en önemli araçlardan biridir. Toplantı periyodu duruma göre bazen günde bazen haftada bazen ise ayda bir olarak değişebilir. Fakat toplantılar mutlaka düzenli olarak yapılmalı, herkes toplantılara hazırlıklı gelmeli, toplantıda hem demokratik hem de bir disiplinli bir hava hakim olmalıdır. Toplantılarda herkes birbirini saygıyla ve anlama çabasıyla dinlemelidir. Kimse kınanırım ya da alaya alınırım korkusu duymadan herkes düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir. Alınan kararlar mutlaka hayata geçirilmelidir. Karar alıp da uygulanmamasının sorumluluğu herkesindir. Grupta başarı ve başarısızlıklar ortaktır. Kimse çalışmalarda “Ben bana düşeni yaparım, gerisine karışmam” diyemez. Grupta herkes birbirinin eksikliğini tamamlamak, birbirini eleştirmek, birbirine yol göstermek zorundadır. Aslolan kişiler değil ekiptir.

Grup çalışmalarında yoldaşlık havasının sağlanması çok önemlidir. Yani grup çalışmaları her bir arkadaşın çalışmaya aktif katıldığını, grupta saygı gördüğünü, desteklendiğini, geliştiğini, emeklerinin boşa gitmeyeceğini göreceği şekilde planlanmalı ve yürütülmelidir.

Küçük küçük ortak başarılar yoldaşlık havasını ve motivasyonu güçlendirir. Rekabetçilik, birbirini anlamaya kapalı olmak ve güç mücadelesi yoldaşlık ortamına zarar verir ve motivasyonu aşağıya çeker. Grubun Hareket’le ideolojik, politik, örgütsel ve sevgi bağının güçlü olması yanında grup içi demokrasi de motivasyonu güçlendiren önemli faktörlerden biridir.

Grupta işler bir veya birkaç kişinin üzerine kalmamalıdır. Üyelerin her birinin çabası birbirini tamamlamalı ve desteklemeli, grup dinamizmi sonuna kadar kullanılmalıdır. Görevler hem merkezi çalışmaya uygun hem de her bir üyenin aktif katılımıyla formüle edilmelidir. Görevlerin kararlaştırılmasında onların hem kolektif çalışmaya olanak sağlaması, hem grubun potansiyelinin mümkün olan en iyi şekilde değerlendirilmesi hem de her bir üyenin katkılarının en iyi şekilde elde edilmesi ve bu anlamda hem bireyler hem de grup açısından geliştirici olması göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı zamanda her bir üyenin yapılan işin bütünü hakkında eleştirici bir düşünceye sahip olmasına olanak sağlanması önemlidir.

Gruplarda ilişkiler hem alçak gönüllü ve yapmacıksız hem de mücadeleye uygun anlamda ölçülü ve mesafeli olmalıdır.

Kadrolaşmada ilerlemek için umut veren yeni ilişkileri grup çalışmasına davet etmeyi ihmal etmemeliyiz. Çok insan daha ilk çalışmada hatta bazıları daha grup çalışmasına katılmamışken bile grup kurmaya davet edilebilir. Çünkü grup kurmak geliştirici ve ön açıcıdır. Yani grup çalışmaları kadrolarla sınırlı bir çalışma değildir. Grup çalışmaları Hareket’in taraftarları ve hatta dostları ile dahi yapılabilir.

Kadrolaşmada grup çalışmasının esas olması kadroları bireysel düzeyde sürekli incelemeyi ve onları desteklemeyi dışlamaz. Her bir kadronun ya da grup üyesinin özelliklerinin, güçlü ve zayıf yanlarının sürekli incelenmesi ve her bir insanın üzerinde özel olarak durulması hem ekiplerdeki kolektif çalışmada hem de Hareket’in genelinde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Şimdi de konu hakkında yazdıklarımızdan hareketle kadrolarda aranacak niteliklere gelelim.

Kadrolarda Aranacak Nitelikler

1. Devrimci kadro öncelikle dürüst, eşitlikçi, mücadeleci ve dayanışmacı bir kişiliğe sahip olmalıdır. O hayata ve insana karşı güçlü bir sevgi ve bağlılığa sahip ve insanın iyiyi doğruyu bulma yeteneği hakkında pozitif bir kavrayışa sahip olmalıdır. Anadolu ozanı Yunus Emre’nin dediği gibi “Aşk ile yürüyen dünyayı sırtında taşır, aşksız yürüyen beden diye bir ceset taşır”. Mücadelede cesaretin, direnişçiliğin, dayanışmacılığın, her türlü özverinin, alçak gönüllülüğün ve dürüstlüğün asıl kaynağı işte bu güçlü sevgi, bağlılık ve inançtır.

2. Devrimci kadro emekçiler ve ezilenlerle güçlü bağlara sahip olmalıdır. O, toplumun her kesimiyle ilişki kurmaya yatkın olmalıdır. Mücadelemiz emekçileri ve ezilenleri esas aldığı için emekçilere ve ezilenlere özel ilgi ve yakınlık duymak ve onlarla kolayca iletişime geçebilmek çok önemlidir.

3. Kadro Marksizm ve özellikle onun diyalektik yöntemi hakkında temel bilgilere sahip ve çevresine devrimci gözle bakabiliyor olmalıdır.

4. Kadro Hareketin teorik görüşlerini ve politik hattını kavramış ve onları Hareketin örgütlülüğü ve disiplini içerisinde pratiğe uygulayabiliyor olmalıdır. Bu anlamda o hem ekip çalışmasına uygunluk hem de devrimci eleştiricilik bakımlarından gelişkin olmalıdır.

5. Kadrolar mücadelenin değişik koşullarına ayak uyduracak şekilde çok yönlü gelişkinlikte ve inisiyatifli olmalıdırlar. Kadrolarda gelişmesi gereken en önemli yetenek ise örgütçülük ve eylemcilik olmalıdır. Söz söyleme ya da yazı yazma gibi nitelikler de önemlidir ama abartılmamalıdır.

6. Kadro öğrenmeye ve gelişmeye açık ve bu konuda aktif tutumda olmalıdır.

7. Kadro kendisini mücadeleye adamış ve Hareket’e kuvvetle bağlı olmalıdır. Bu anlamda kadro kendisine nerede ihtiyaç varsa oraya gitmeye hazır olmalıdır.

8. Kadrolar devrimci çalışmanın güvenlikli bir şekilde yürütülmesi konusunda ustalaşmış olmalıdırlar.

9. Kadro yukarıdaki özellikleriyle mücadelede denenmiş ve istikrarlı olmalıdır.

Yukarıdaki nitelikler kadroların seçilmesinde, eğitiminde ve görevlendirilmesinde ilk planda göz önünde tutulması gereken özelliklerdir. Ayrıca bir kadroyu değerlendirirken onun sadece belli bir dönemini değil bütün mücadele sürecini ve hatta yaşamını göz önünde bulundurmak gerekir. Hareket’in kilit yerlerinde denenmiş kadroların bulunmasına önem verilmelidir. Göreve seçilmede, her bir görevin gerektirdiği nitelikler de önemlidir.

Evet, devrimci kadro bir yoldaştır; o bir ekip insanıdır; o bir Hareket insanıdır ve nerede bir kadro varsa Hareket oradadır. Kadro yetiştirme, kitle çalışması içinde grup çalışmaları temelinde olacaktır. Bu çalışmalarda kitleleri tanımak, onlarla temaslar kurmak, bu temaslar içinde mücadeleye yatkın ve gelişmeye en açık olanlarıyla dostluklar geliştirmek, onlardan taraftarlar kazanmak, aktif taraftar ve kadrolar yetiştirmek için uygun olan her olanağı her fırsatı değerlendirerek, umutla, heyecanla ve gayretle çalışmak gerekir.

Hamza YALÇIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here