Kızıldere örneği düşünmeye çağırıyor

0
1167

30 Mart 1972’de aralarında Mahir Çayan ve Cihan Alptekin’in olduğu Türkiye Devrimci Hareketi’nin önderlerinden on devrimci, Tokat’ın Niksar ilçesinde giriştikleri eylemde can verdiler. Deniz Gezmiş’lerin idamını durdurmak için girişilen bu eylem direniş ve dayanışmanın sembolü oldu.

Mahirler sadece dayanışmanın değil, mücadeleye bağlılığın ve devrimci kararlılığın da çok önemli sembolüdür. Onlar kolay gün devrimcilerinin, arkadaşlarını ortada bıraktığı 12 Mart askeri cunta koşullarında kararlılıkla ileri atılıp mücadeleye canları pahasına sahip çıktılar.

Mahirler işçi, köylü ve öğrenci hareketlerini bir araya getiren süreçte yetiştiler ve o sürecin öncüleri oldular. Aydınlanmış, okumuş gençler olarak kariyer ve çıkar yoluna düşmeyip okullarda, mahallelerde yoksulların haklarını ve özgürlüklerini savundular. Böylece gençliğe çok önemli örnek yarattılar. Onlar aynı zamanda hem Türkiye’nin bağımsızlığı hem de başta Kürt halkı olmak üzere ezilen halkların özgürlüğü için mücadele ettiler. İşte Kızıldere’de bir araya gelen devrimcilik, anti emperyalist yurtseverlik ile enternasyonalizmin sosyalizm temelinde kaynaşmasıdır. Geniş kitleleri 1960’lı yıllarda bu anlayış ateşlemişti. 1970’li yıllarda sosyalizmi alabildiğine yayan anlayış gene bu oldu. Türkiye devrimci hareketi bu anlayıştan uzaklaştıkça daraldı.

Kızıldere, Türkiye devrimci hareketi için, Türkiye solu için örgütlenme çağrısı olmakla beraber, mücadele anlayışında da kendimizi gözden geçirme çağrısıdır. THKP-C ve THKO Kızıldere’de birlik örneği ortaya koydular. O koşullarda Türkiye devrimci hareketinin çok az sayıda kalmış bütün sağlam unsurlarının yüreği bir atıyordu. İbrahim Kaypakkaya’nın liderlik ettiği TKPML’nin ilk eylemlerinden biri THKO ile dayanışma eylemi oldu. Ne yazık ki sonrası, süreçte bambaşka bir yönde gelişecekti. Devrimci hareketimiz alabildiğine bölündü ve devrimci örgütler birbirini engel görmeye, birbirini değersizleştirmeye ve tasfiye etmeye başladılar. Sol içinde gelişen rekabetçilik devrimci saflarda bambaşka bir örgüt anlayışının yolunu açtı. Kendi kendisini örgütlerken kitleleri ve solu örgütsüzleştiren çok hatalı bir örgütçülük anlayışı gelişti. Farklı örgütlerden devrimciler birbirlerine yabancılaştılar. Faşizm soldaki bu bölünmeleri kullandı, en iyi devrimciler kolaylıkla değersizleştirildi, yalnızlaştırıldı ve Türkiye devrimci hareketi alabildiğine etkisizleştirildi.

Türkiye Devrimci Hareketi’ni oluşturan bütün parçaların, bütün devrimcilerin kendilerini Kızıldere örneği ışığında gözden geçirmesi gerekir.

Mahirlerin ve Cihanların samimi ve kararlı devrimci örnekleri yolumuzu aydınlatıyor.

Yolumuz Mahirlerin yoludur!

Yaşasın Türkiye Devrimci Hareketi! Yaşasın Sosyalizm!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.