Korona fırsatçılığı ve koronayla mücadele

0
292

A. Çağrı Gökçek

18 Mart günü AKP Genel Başkanı Erdoğan, koronavirüs salgınına karşı alınacak ekonomik önlemleri açıkladı. 21 maddeden oluşan pakette toplam 100 milyar liralık bir bütçe ayrıldı.1 Maddeleri teker teker inceleyerek kolayca bu paketin aslında halkı değil de halkın bir kesimini, patronları, virüs tehdidine karşı korumayı amaçladığını fark edebiliyorsunuz. Öyle ki pakette işçilerin yararına, çalışma koşullarına, olası yaşanabilecek işten çıkarma ve hak kayıplarına dair tek bir kelime yer almıyor. Oysa salgından etkilenmesi muhtemel risk grupları içinde toplu şekilde çalışmak durumunda kalan işçileri ve sağlıklı ve yeterli beslenme imkanı edinmede güçlük çeken yoksulları saymamak elde değildir. Anlıyoruz ki AKP, Genel Başkanı Erdoğan’ın da hevesle dile getirdiği gibi virüsle mücadele etmekten ziyade virüsü fırsata çevirmeyi kafasına koymuş. Pakette müteahhitleri dahi düşünen iktidar, işçiler ve emekçiler içinse sabır ve dua yöntemini öneriyor. 

​Korona virüsün Şubat ayı başından beri dünya çapında yarattığı yıkımı ve tahribatı kapitalizmin mevcut çelişkilerinden azade değerlendirmek mümkün değildir. Neoliberalizmin 1980’lerde ortaya koyduğu hedefler arasında kamusal harcamaların kısılması ve kamunun sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda küçültülmesi yer alıyordu. Bu kapsamda sağlık alanında bir dizi halkçı uygulama dünya çapında rafa kalktı. Sağlıkta özelleştirme politikaları yaygınlaşırken sağlıkçıların çalışma koşularında hissedilir bir geri gidiş gözlemlendi. Sağlığın deyim yerindyse parayla satın alınabildiği bir döneme girilmiş oldu. Böyle bir dönemde ortaya çıkan korona virüs, küresel kapitalizmin çelişkilerini tekrardan su yüzüne çıkardı. Her daim piyasanın hükümranlığını esas alan burjuvazi can derdine düştü. Virüsün dünya ekonomisini durdurulamaz bir şekilde çökertmesine ilaç olarak başta ABD olmak üzere kimi ülkeler işçiler ve yoksullara verilmek üzere “evrensel temel gelir” uygulamasını gündemlerine aldılar.2

Covid-19’un Çin’de görüldüğü günlerde dünya kamuoyu bu hadisenin Çin ile sınırlı kalacağını zannediyor veya umuyordu. Kimi çevreler Çin’in  yüz yüze kaldığı bu salgının, Çin ekonomisinin hızlı büyümesine sokulmuş bir çomak olduğunu dillendiriyordu. Ancak, David Harvey’in de dile getirdiği gibi Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisiydi ve Çin ekonomisinde yaşanabilecek bir tıkanıklık ya da kesintinin zaten ciddi problemlerle karşı karşıya olan global kapitalizm için tehlikeli sonuçlar yaratacağı aşikardı.3 Ve öyle de oldu: Virüs Çin’den sonra birçok ülkede görülmeye başladı. Özellikle de İtalya’nın başına gelenler olağanüstü şartların hüküm sürdüğü bir Mart ayına tanıklık etmemize yol açtı. Finansal piyasalardaki çöküş özellikle Amerikan Merkez Bankası’nı (FED) radikal önlemler almaya sürükledi. Türkiye’de döviz kuru son yılların en yüksek seviyelerini gördü. David Harvey’e göre bu seferki kriz 2008’dekinden farklı. Çin’in 2008 krizinin aşılmasındaki rolü önemliydi. Ancak, bu sefer böyle bir çözüm pek olası değil. Ayrıca, kapitalizm 2008’den bu yana dünyanın dört bir yanında kitleler tarafından ciddi şekilde sorgulanıyor ve antikapitalist protesto hareketleri gelişiyor. 

​Türkiye’de de tablo günlerdir propaganda edilenin aksine çok parlak görünmüyor. AKP iktidarı kendisinden beklendiği üzere ortaya çıkan sorunu çözmek yerine sorunu fırsata çevirme yoluna girmiş durumda. AKP’nin koronavirüs ile mücadele planında halk sağlığını ilgilendirmeyen maddeler öne çıkarken Erdoğan’ın da açık açık itiraf ettiği üzere AKP bu krizi çözmekten ziyade fırsata dönüştürmeye çalışıyor. Halkın derdi koronavirus ile başından aşkınken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca çıkarılan ani bir yönetmelikle “doğal koruma alanları” imara açıldı.Bunun yanısıra AKP, virüsün yarattığı siyasal boşluk ortamından da faydalanarak halkın meşru bir şekilde seçerek görevlendirdiği 8 HDP’li belediyeye el koydu.5 Bir çarpıcı gelişme de son günlerde öne çıkan Sağlık Bakanı’nın sahibi olduğu hastanede yaşandı. Medipol Hastanesi’nde doktor, hemşire ve temizlik görevlileri dışındaki tüm personel varsa yıllık izinlere yoksa da ücretsiz izinlere çıkarıldı.6 Öyle ki virüse karşı fedakarca mücadele veren sağlıkçılar için alkış çağrısı yapan bakan kendi hastanesindeki emekçilerin bu dönemde ücretsiz izin ve yıllık izin haklarını zorla gasp etmekten de geri kalmadı.

​Sözü Fahrettin Koca’nın riyakarlığına getirmişken koronavirüs dolayısıyla evlerine kapanma fırsatı olmayan çoğunluğu fabrikalarda, atölyelerde, madenlerde, inşaatlarda, marketlerde çalışmak zorunda olan işçilere değinmeden olmaz. Virüsten korunmak için #EvdeKal çağrıları yayılmışken işçilerin işten çıkarma tehdidiyle, zorla sağlıksız ve riskli koşullarda çalıştırılma baskısıyla karşı karşıya olduğunu söylemek gerekir. İşsizlik seviyesinin giderek artış gösterdiği bir ortamda patronlar yine şaşırtmadı ve Covid-19’u fırsat bilip toplu işten çıkarmalara, zorla yıllık izin ve ücretsiz izin uygulamalarına başvurdular. Örneğin; AKP döneminin kamu ihalesi şampiyonlarından Cengiz Kolin Limak grubu sahip oldukları otelde ücretsiz izin ve zorla yıllık izin uygulamasına gittiler.7 Bu tür zorla izne çıkarma uygulamalarına karşın direnen işçilerin ise işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya olduklarını söylemeden geçemeyiz. İşçilerin özellikle inşaat ve maden gibi sektörlerde ise risk altında çalıştırıldığını söylemeliyiz. Örneğin; basında da yer alan bir habere göre, Emaar AVM şantiyesinde çalışan yaklaşık 2500 inşaat işçisi, dip dibe asansör bekliyor ve topluca yemek yiyor.8 Hele ki işsizlik oranının yüzde 13.79 düzeyine ulaştığı bir ortamda patronların işçilerin işsizlik korkusundan kendi çıkarları için faydalandığını görüyoruz. 

​Peki Türkiye’de bunlar yaşanırken sendikalar, işçi örgütleri ve demokratik kurumlar neler yapıyor? Bugüne değin özellikle emek alanında aktif olması beklenen DİSK ve KESK başta olmak üzere, sendikaların işçilerin mağduriyetlerine dair iktidara çağrı yapmanın ötesine geçemediklerini üzülerek söylemek durumundayız. En son DİSK-KESK-TTB-TMMOB dörtlüsünün iktidara yaptığı çağrıda birçok yaşamsal önlem yer aldı.10 Bu önlemlerin başında derhal işçilerin ücretli izne çıkarılması, yerellerde kriz masaları kurulması, işsizlik fonundan yararlanma koşullarının genişletilmesi, cezaevlerindeki mahpusların derhal tahliye edilmesi gibi önlemler dikkat çekiyor. Ancak, AKP’nin geçmiş pratiklerinin de işaret ettiği gibi halk sağlığını esas alan bu taleplerin AKP tarafından gerçekleştirilmesi mümkün değildir. AKP’nin bu dört kurumu ne kadar ciddiye aldığını 18 Mart’taki koronavirüs zirvesine hiçbirini çağırmamasından anlamak da mümkündür. Hal böyleyken geniş kitlelere hitap eden bu kurumların daha cesur talepler ve daha somut mücadele yollarıyla halkı bilgilendirme ve yönlendirme misyonunu sahiplenmesi gerekir. Belki de hiç olmadığı kadar meşru ve haklı bir süreçteyiz. Başta sosyalist kurumlar, emek örgütleri ve kendine demokratım diyen tüm çevrelerin ortaklığıyla sağlıklı bir geleceği yaratabilmek için daha cesur ve daha kararlı olmak zorundayız. Bunun içinse erk sahiplerinin insafına değil kendi öz gücümüze yaslanarak düzen sınırlarını aşan dayanışma odaklı birliklere ihtiyacımız var.

Notlar:

1-https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/son-dakika-erdogan-corana-virusu-salginina-iliskin-ekonomik-kararlari-acikladi-5687349/

2-https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/abd-vatandaslara-karsiliksiz-1000-dolar-vermek-uzere-calisiyor-5685751/

3-https://sendika63.org/2020/03/covid-19-gunlerinde-anti-kapitalist-siyaset-david-harvey-581083/

4-https://tele1.com.tr/halkin-can-derdine-dustugu-donemde-koruma-altindaki-dogal-alanlar-imara-acildi-143881/

5-https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/hdpli-bedeliyeye-kayyum-atandi-5698024/

6-https://haber.sol.org.tr/turkiye/fahrettin-kocanin-hastanesi-iscileri-zorunlu-ucretsiz-izne-cikardi-283393

7-https://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/cengiz-kolin-limaktan-koronavirus-firsatciligi-283339

8-https://www.evrensel.net/haber/400313/emaar-avm-insaatinda-dip-dibe-asansor-bekliyorlar-iscinin-cani-yok-mu?utm_source=anasayfa&utm_medium=manset&utm_campaign=haber&slide_order=13

9-http://disk.org.tr/2020/03/2019-yili-issizlik-ve-istihdam-raporu-issizlik-patladi-istihdamda-deprem-yasandi/

10- http://disk.org.tr/2020/03/disk-kesk-tmmob-ttb-halkin-sesine-kulak-verinyasamsal-talepleri-karsilayin/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.