Krizden Değil Kapitalizmden Kurtulmalıyız

0
34

Kapitalizm, servetin yarısının nüfusun yüzde 2’sinin elinde toplandığı, nüfusun yarısının servetten sadece yüzde 1 pay alabildiği bir dünyada yaşamaya mahkum etti insanlığı. Bu dünyadaki adaletsizlikler nedeniyle her on bebekten üçü yetersiz beslenmeden kaynaklanan hastalıklarla yüz yüze; yoksul ülkelerde yaşayanlar Batı’dakilerin yarısı kadar ömür umut edebiliyorlar.

Servete servet eklemeye hizmet ettiği sürece insanlığı toptan yok olmanın eşiğine getirmek pahasına doğaya saldırmanın, zayıfların yaşam olanaklarını çalmanın, güçsüzü ezmenin ahlaki olduğu belletildi insanlara.

İnsanın değersizleşmesine denk düşen bu durum, insana kör-kara aç sermaye mantığının vücut bulduğu egemenlere göre kriz değildi. Nüfusun, sermayenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek kadarının, onun çıkarlarının zarar görmemesi koşuluyla yaşamsal ihtiyaçlarına erişebilmesi yeterli ve normal sayıldı. Hatta yoksulluklar, yoksul kalacak kadar beceriksiz ve tembel oldukları için suçlu ilan edilip kınanmalıydı. Ne zaman ki her şeye rağmen sermaye eskisi kadar karlı hareket edemez hale geldi, yani değersizleşti, o vakit egemenler krizden bahsetmeye başladılar.

Kendisine ebedilik atfeden ideolojik yığıntısına inat, yeni liberalizm sürdürmezliğini sahneye koyuyor şimdilerde. Ekonominin, siyasetin her derdine piyasacılığı çare olarak önerenlerin, piyasa ahlakını toplumsal yaşamın bütününde egemen hale getirmek için tüm imkanları seferber edenlerin (değil insanlığın geleceğini) tekellerin geleceğini emanet edecek kadar bile piyasaya güvenmedikleri ortaya çıktı.

Tekeller, devlet kontrolündeki toplumsal varlıklarla kurtarılmak için sıraya geçtiler, yutkunuyorlar. Yutkunuyorlar ama kapitalizmin krizine çare olması beklenen müdahalenin boyutları yutularak gizlenebileceğin ötesine uzandı. İlan edilen kurtarma paketlerinin toplam tutarı 10 trilyon doların üzerine çıktı ve yakın gelecekte sermaye için istikrar ortamının sağlanabileceğine inanan yok. Yeni liberal politikaların uygulandığı dönem boyunca zaten hep var olan sermaye lehine devletin ekonomiye müdahalesi şimdi daha açıktan ve büyük boyutlarda oluyor. Ahlaki, yasal sınırları tanımayıp büyük kazançlar umuduyla büyük risklere girerken devletin müdahalesine sözle karşı olup olağanüstü servet biriktirenler; şimdi yutkundukça kurtarılmaları için ayrılan kaynaklarla birlikte sözlerini de yutuyorlar.

Yeni liberalizm bireyciliği ile yetişmiş, nüfusun en büyük ve en aktif bölümünü oluşturan kuşak bu politikaların iflasına tanıklık ediyor. On yıllardır doğru kabul edilen krizin saklanamaz hale gelmesiyle, bugüne kadarki sonuçlarını bütünlüklü olarak sorgulama imkanları artıyor. Bütünlüklü ve kolektif sorgulama sistemin dibini dinamitlemek anlamına geleceğinden; sermayenin değersizleşmesine çözüm arayanlar ezilenleri sorgulamanın dışına itiyorlar. Krizi, bir kaç yöneticinin hileli işlemlerinin ürünü, finans sektöründeki teknik zaafların sonucu vb. biçimlerde; mevcut sömürü ve egemenlik ilişkilerinin dışındaki nedenlere bağlı bir olgu olarak göstermeyi önemsiyorlar.

Sermaye örgütlü olmanın avantajlarıyla isteklerini bir bir gerçekleştirirken, krizin bedeli dayanışma ve kolektif çıkarlarını savunma yetisinin zayıf olduğu sırada krizle yüzleşen emekçilere ödettiriliyor.

Kapitalizmin krizinin şimdiye kadarki seyrinin gösterdiği, insanlığı ve kapitalizmi aynı anda kurtarmanın mümkün olmadığıdır. Tercih kapitalizmi kurtarmak için krizine çare bulmakla, insani gelişim yolunu tutabilmek için kapitalizmden kurtulmak arasındadır.

İlki egemenlerin işidir. Mevcut egemenlik ilişkilerinin neden olduğu acıları büyüterek işlerini yapıyorlar.

Bize düşen, düşünsel ve pratik çabamızı somut sorunlar etrafında birleştirerek dayanışmayı geliştirmek, geleceğimize dair söz hakkımıza sahip çıkmaktır.

Bireyci nasihatlarla yetişmiş, şimdi onun sonuçlarına tanıklık eden genç kuşak egemen ideolojinin etkisine rağmen diri ve insan kalan yanına dayanıp onu güçlendirerek ezilenler için umut olacak bir dayanışma hareketinin yaratılmasına öncülük etmek yetisine sahiptir.

25.01.2009

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here