Kurban Bayramı Yaklaşıyor: Koç İndi de İsmail Kurtuldu mu?

1
807

Seda Şanlıer

Kurban Bayramı yaklaşıyor. Bayramın yaz aylarına denk gelmesi ve bir haftalık tatil, sevincimizi daha da arttırdı. Ayrıca bayramların kendine has güzellikleri de var. İnternete, telefonlara bağımlı olduğumuz bugünün dünyasında sevdiklerimizle yanyana gelmek, komşumuzun yoksulluğunu birkaç gün olsa da fark etmemiz ve onunla dayanışma göstermemiz bayramın en güzel yanı olsa gerek.

Görmezden geldiğimiz diğer yanı peki?

Evet bu yazıda bayramın güzel yönüne değil, insanoğlunun en acımasız yüzünü ortaya çıkaran yönüne değineceğim. Kendimizi mutlu etmek ve ”sevap” kazanacağımıza olan inançla kurban ettiklerimizin de birer canlı olduğunu hatırlayamadığımız tarafına… Boyunlarını kesmek için elimize aldığımız bıçağı bilerken, çaresiz çırpınışlarını görmezden geldiklerimizin birer canlı olduğu gerçekliğine. Boğazını keserek öldürdüğümüz ve bu da yetmiyormuş gibi kanını alnımıza sürdüğümüz hayvanlara…

İbrahim Peygamberin, yaratıcıya olan sevgisini göstermek için oğlunu adak olarak kurban edeceği sırada gökten bir koçun gönderilmesi efsanesine dayanarak her yıl yüzbinlerce hayvanı öldürüyoruz. Meseleyi Kurban Bayramı’na indirgemek gibi bir niyetim yok. Hayvan haklarını sadece Kurban Bayramı’nda aramayı da samimi görmüyorum. Eğer biri Kurban Bayramı’nda öldürülen hayvanların haklarını savunurken diğer yandan zevk için balık tutmaya ses çıkarmıyorsa; ceylanların, kuşların, tavşanların zevk olsun diye avlanmalarına bir tek sözü yoksa savunduğu değerlerin de hayvan hakları açısından bir anlamı yoktur.

Hayvanlar sadece Kurban Bayramı’nda katledilmiyor. Hayvanlara eziyet ve onların sömürülmesi dünyanın her yerinde farklı şekillerde kendini gösteriyor. Mesela refah seviyesi en gelişmiş ülkeler içinde ilk sıralarda yer alan Danimarka ve Norveç’te yakın zamana kadar hayvan genelevleri olduğunu biliyor muydunuz? Hayvanlara yasalar çercevesinde tecavüz ediliyordu. Neyse ki biraz ”insanlığımız” varmış da 2014 yılında Danimarka ve Norveç’te hayvan hakları yasasında yeniliğe gidildi ve “hayvanlarla seks yapmak” yasaklandı. Buna rağmen hayvana eziyetin yasaklanamadığı yerler de var. Çin’in Yulin şehrinde her yıl köpek yeme ”şenliği” yapılıyor ve yüzlerce köpeğin derileri canlı canlı yüzülerek ”menü” olarak insanlara sunuluyor.

Diğer yandan kapitalist sistem insan emeğini sömürdüğü gibi hayvanları da en kötü koşullarda sömürüyor. Çünkü hayvanlar da büyük patronlar için para kazanma aracı. Mesela yumurta üreticisi kapitalistlerin kazançlarını artırması için tavuğun sürekli yumartalaması lazım. Daha fazla yumurta almak için ne yapılıyor? Aylarca gün ışığı görmeyen tavuklar sıkışık kafeslerde yumurtalanmaya zorlanıyor.* Yahut birkaç kilo fazla süt alabilmek için ineklerin midelerine delik açılıp oradan genetiği ile oynanmış ürünler atılıyor. İnekler bu yolla hızla kilo alırken daha fazla süt veriyor ve fabrika sahibi de zenginleşiyor.** Çok daha kötüleri olan bu örnekler verile verile ne yazık ki bitmiyor…

Ne Yapacağız?

Bu yazıyı yazarken, yazıyı nasıl bitireceğimi düşündüm. Çok defa sildim ve yeniden yazdım. Çünkü meseleyi daha önce derinlemesine düşünmemiştim. Benim gibi birçok insanın da aynı durumda olduğunu sanıyorum. Hatta bu alanı o kadar çok ”boş” bırakmışız ki bizim yerimizi örgütlü mücadeleyi küçümseyen, bireysel kurtuluşu öven akımlar almış…

Yazıyı dallandırıp budaklandırmadan asıl konuya gelirsek; onlarca hayvan kürkleri için öldürülüyorsa, laboratuvarlarda denek olarak kullanılıyorsa, doğal yaşamlarından zorla alınıp hayvanat bahçelerinde gösteri aracı olarak yer alıyorsa koç inmiş olsa da İsmail kurtulmuş oluyor mu? Hayvanlara böyle eziyet edenler birbirine insanca davranabilir mi? Bu sorularla birlikte ne yapacağız sorusunu da eklediğimizde benim verebileceğim cevap şu olabilir: Dünyayı bizim dışımızdaki canlılarla paylaşmak zorunda olduğumuzu bilmeli ve onlara eziyet etmekten vazgeçmeliyiz. Yoksa asıl kötülüğü çocuklarımıza o zaman yapmış oluruz.

*https://www.gzt.com/dunya-politika/kafes-hayvanciligi-iskence-sistemine-donusuyor-3303702
**https://www.sabah.com.tr/galeri/kadin/bu-resmen-vahset-birkac-litre-fazla-sut-icin-ineklere-yaptiklarina-bakin/9

1 Yorum

  1. Mal gibi yorum yapmis bos konusmus kurvan la hayvan haklarini bir tutmak cahil bilgisiz inancsiz insan isi kurban nedemek bi ogren yaradilistan beri et besindir sen et yemiyorsun ki kafan calismiyir belli kurban paylaamaktir keko inanca saygin yoksa sana dusuncene saygi bekleme inek koc koyun deve kurban edilir eti yenir kopekle yiyenlerle kurbani neden bir tutarsinki paylas once et insanlar icin besindir yede kafan calissin hayvan haklarina gelince savunmak guzel ama kurbanla kiyaslamak ahmaklik musluman dinine elestiri yapinca populer tada cok bilmis oldugunu saniyorsun ama tam tersi islam hakkinda hic birsey bilmeyen cahilligin one cikar islam dini nedir nasil yasanir bi arastir iyle arap asya ulkelerini ornek verme kurandan arastir cok bildigini sanan cahil

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.