Madımak’ta tüm ezilenler katledilmiştir!

0
1000

Bundan tam 27 yıl önce Sivas’ta en küçüğü 12 en büyüğü 66 yaşındaki 33 masum insan dinci gerici caniler tarafından vahşice katledildi. Aradan 27 yıl geçmesine rağmen anıları ve yaşam öyküleri hala akıllarda olan 33 canımızın asıl failleri henüz açığa çıkarılmazken katliamın üstü hukuk eliyle kapatılmak istendi. Ölen canların yakınlarının, insan hakları savunucularının ve demokratik kamuoyunun adalet mücadelesi devam ederken devletin ve yargının üç maymunu oynama ısrarı da tüm tazeliğiyle hüküm sürmektedir. 

2 Temmuz 1993’te Ne Oldu?

2 Temmuz 1993 günü Sivas Madımak Oteli’nde Pir Sultan Şenlikleri için bir araya gelen 33 aydın, şair, sanatçı ve yazar kentte Cuma namazı sonrası toplanan binlerce dinci gerici tarafından Madımak Oteli ateşe verilerek katledildi. Gericilerin o gün katliam öncesi kentte toplanarak Madımak’a doğru yürüyüşe geçerek, “Sivas laiklere mezar olacak” gibi sloganları attıkları biliniyordu. Katliam öncesi hazırlık sürecinden günümüze değin Türkiye’de laiklik, demokrasi ve özgürlük karşıtlarının A’dan Z’ye sahiplendikleri bir katliam olan Sivas Madımak Katliamı, o dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve İçişleri Bakanı tarafından sırasıyla şöyle yorumlanmıştı1:

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: “Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş… Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır… Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır.”

Başbakan Tansu Çiller: “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.”

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu: “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir.”

​Bu açıklamalara bakacak olursak 33 can kendi kendilerine ölmüş! Ortada bir kusurlu varsa o da, Aziz Nesin veya diğer “İslam karşıtı” aydınlarmış gibi davranmamız beklenir. Devletin derhal sıcağı sıcağına en üst düzeyde katliamı örtbas çabasına girerek olayın failerini araştırmak yerine otelde toplanan şenlik katılımcılarını hedef göstermesi; katliam sonrası süreçte izlenen yok sayma, unutturma sorumluluktan kaçınma ve inkar siyasetini özetler niteliktedir. Aradan 27 yıl geçmiş olmasına rağmen, Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 canın asıl sorumluları tespit edilmezken açılan dava zaman aşımına uğratılmıştır. Davanın zaman aşımına uğratıldığı günlerde o dönemin Başbakanı Erdoğan’ın, “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun” açıklaması hala hafızalardaki tazeliğini korumaktadır.

Katliamın Ardından 

2 Temmuz Sivas Katliamı’nın ardından 27 sene geçti. Bu süre içinde başka birçok katliam daha yaşandı. Tüm bu katliamların ortak noktası hedef alınan kesimlerin Türkiye’de ezilmiş, yok sayılmış veya sistem karşıtı kesimlerden oluşmalarıdır. Bu ortak nokta Türkiye’de katliamcı geleneğe karşı yürütülmesi gereken mücadele hakkında çeşitli ipuçları sunmaktadır.

Bir katliamlar ülkesi olan Türkiye’de demokrasi ve devrim mücadelesi egemen katliamcı anlayışa karşı ezilen halkların, inanç sahiplerinin ve toplumun tüm aydın kesimlerinin birbirlerini anlamaları, birbirilerinin mücadelelerini amasız, fakatsız sahiplenmeleri ile sonuç verebilir. Sivas’ta Aleviler, Roboski’de Kürtler, Ankara Garı’nda ilerici ve devrimciler hedef alınırken amaç ortaktı.

O halde bizlerin de katillerden hesap sorma ve memleketimizi bu karanlık ellerin hakimiyetinden temizleme mücadelesi tüm farklılıklarımıza rağmen ortak amaçlar doğrultusunda yürütülebilmelidir. Türkiye’de gerçek bir demokrasi, gerçek bir laiklik ve sahici bir devrim mücadelesi ancak ve ancak on yıllardır bölünmeye ve bölünerek yönetilmeye çalışılan ezilen sınıf ve halkların ortak amaca doğru güç ve irade birliği geliştirmesiyle mümkün olabilir.

Odak Dergisi

Notlar:

1 ) Siyasilerin görüşleri için bkz. Arslan, R. (2015). Sivas 1993: Madımak Oteli’nde Ne Oldu? Şuradan alıntıdır: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150702_sivas_1993

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.