Mektuplar 26 Yıl Geç Geldi; ya Adalet?

0
24

sayfa-5Mehmet Kanbur’un idamından 26 yıl sonra teslim edilen son mektubu ile ilgili olarak ODAK Dergisi okurları ve Direnişçiler bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 8 Ağustos Cumartesi günü Taksim Galatasaray Lisesi önünde saat 12.30’da bir araya gelen eylemciler, “Direnişçiler, Direnenlerin Yolunda! Mektup 26 Yıl Geç Geldi; Ya Adalet? Erdoğan Yazgan’ın Mektubunu da İstiyoruz!” yazılı pankart açtı. Hasret Tekin’in okuduğu basın açıklamasında şu sözlere yer verildi:
“29 Ocak günü idam edilen devrimci Mehmet Kanbur’un öldürülmeden 10 dakika önce ailesine yazdığı mektup da geçtiğimiz ay sonunda teslim edildi. Aileler idam edilen yakınlarının son mektuplarının 26 yıl geciktirilmesinin sebebini soruyor:
Niye 26 yıl beklendi?
Darağacına giderken mektup yazmalarına izin veriliyor ancak yazdıkları mektuplar sakıncalı görülerek ailelere teslim edilmiyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait arşivlerde saklanmış olan mektuplardan bugüne kadar üçüne yani Ömer Yazgan’ın, Ramazan Yukarıgöz’ün ve Mehmet Kanbur’un mektuplarına ulaşılmış buunuyor. Aynı gün idam edilen Erdoğan Yazgan’ın mektubuna henüz ulaşılamadı.
Mehmet Kanbur son mektubunda ailesine;”Akyazı onurumuzdur” demiş. Ömer Yazgan; “Siz olmasanız da benim kanımı yerde bırakmayacak kardeşlerim var…Malım mülküm yok ki miras bırakayım. Size ve yoldaşlarıma ancak mücadele anılarımı miras bırakabilirim” demiş.
Ramazan Yukarıgöz çok sevdiği ailesine karşı görevini halkının mücadelesine en ön saflarda katılarak yerine getirmeye çalıştığını savunuyor. “Devrimci olarak yaşadım devrimci olarak ölüyorum”, demiş.
Üçünde birden şu ortak mesajı saptadık:
Ülkemiz ve halkımız için içtenlikle, cesaret ve özveri ile mücadele ettiğimiz için ülkemizin ve halkımızın düşmanları tarafından idam ediliyoruz. Ölüme yiğitçe gitmeyi devrimci görev biliyoruz. Moralliyiz. Ailelerimiz arkamızdan üzülmesin ve ağlamasın. Bizi anlamanızı ve mücadelemize sahip çıkılmasını bekliyoruz.
Üç mektupta da aileler üzerinden arkadaşlara ve halka verilen mesaj budur. Hepsi de ailesine mücadelesini savunmuş. Her üç mektup da ailelere karşı sevgi ve sorumluluğu halka karşı sevgi ve sorumluluk ile kaynaştırmış.
Bu insanlar ölüme giderken yazdıkları mektuplarıyla idam kararını, infazı, askeri darbeyi, sömürü ve soygun düzenini protesto ederek egemen güçlerin hukukuna karşı alternatif bir hukuku savunuyorlar. Kendilerini ve onları idam edenleri bir de bu hukukla yargılamamızı istiyorlar. Darbe lideri Kenan Evren ise 12 Eylül hukuku dışında herhangibir yargılanma halinde intihar edeceğini belirtmiş.
Biz Direnişçiler halka ve yakınlarına karşı derin sevgi ve sorumluluk duygularıyla ölümü kucaklayan bu insanların mesajı ışığında dünü ve bugünü yorumlamaya, hayatı anlamaya ve kendimize yön vermeye çalışıyoruz. Dördüncü mektubu yani Erdoğan Yazgan’ın mektubunu bekliyoruz ve kamuoyunu Ömerlerin mücadelesini anlamaya çağırıyoruz.
Mehmetlerin Ömerlerin mektuplarını teslim etmek için neden 26 yıl beklediler, hala netleştiremedik. Ancak ülke sevgisi, halk sevgisi, özgürlük tutkusu, insanlık onuru ile ölüme meydan okuyan bu insanların devrimci anıları yaşamımıza ve mücadelemize ışık tutuyor.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Direnişçiler!”

Erdoğan Yazgan (ve ‘O Şafağın 4 Atlısı’) Ölümsüzdür!

Basın açıklamamız üzerinden uzun sayılamayacak bir süre geçmişti ki, Direnişçilerin sembollerinden Erdoğan Yazgan’ın; idam edilmeden hemen önce ailesine yazdığı ve 26 yıldır gizlenen mektubu da Yetmişsekizliler Federasyonu’nun girişimi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı arşivinden bulunup alındı. Erdoğan Yazgan THKP-C Üçüncü Yol davasından yargılanıp idama mahkum edilmişti.
Mektup 13 Ağustos’ta Kızılay’daki Mülkiyeliler Birliği salonunda düzenlenen etkinlik ile ailesine teslim edildi. Basın toplantısı Şair Mehmet ÖZER’in katılımcıları 1 dakikalık saygı duruşuna davet etmesi ve devamında okuduğu şiirle başladı. Sonra Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Ruşen SÜMBÜLOĞLU, Toplantı’ya basın açıklaması metnini okudu. Mektubu almak için 2 gün önce kent dışından gelen Erdoğan Yazgan’ın kızkardeşi Fatoş’un öğleden önce mide spazmı geçirmesi nedeniyle katılamadığı törende, mektup aile yakınlarından İsmet KAYMALOĞLU’na teslim edildi. Mektubu toplantıya Odak dergisinden arkadaşımız Gözde okudu ve ardından “devletin elindeki mektubun 26 yıl sonra sahibine ulaştırılması bir trajik vakadır. Bu mektup gayri insani koşullarda yazılmış bir mektup. Tutuklandıktan 2 ay sonra, daha ilk duruşmada idama mahkum edildiler, hukuk kuralları ihlal edildi. Her insanın örnek aldığı birisi vardır, benim de örnek aldığım abim Erdoğan Yazgan” diye konuştu. Toplantıya Elif ZAVAR ve ODAK Taraftarı Direnişçiler yanında, sanatçı Ali ASKER, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Ali CANCI, DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO ve DİSK’e bağlı sendika yöneticileri, KESK’e bağlı sendika yöneticileri, TMMOB yöneticileri, Sanatçı Yılmaz DEMİRAL, yazar Necmettin SALAZ, yazar Adnan CAYMAZ, Halkevleri, SDP, EHP, TKP, ÖDP, DTP, EMEP, Alevi Bektaşi Federasyonu, Demokrasi için Birlik Hareketi, Ankara Barış Meclisi, İnsan Hakları Derneği, ÇHD, Antikapitalist, Kaldıraç, ÇGD ile 68’liler Dayanışma Derneği’nden yönetici ve temsilciler katıldılar.
Şehitlerimizin 26 yıldır, aileleri, biz yoldaşları ve kamuoyundan alabildiğine hoyrat bir tavırla gizlenen son mektuplarını ele geçirip, ailelerine teslim etmek için yıllardır büyük çaba gösteren ve sonunda önüne koyduğu bu görevi başarıyla yerine getiren Devrimci 78’liler Federasyonu emekçilerine de Sevgili Ruşen Sümbüloğlu Arkadaş şahsında teşekkürlerimizi yazıyoruz. Halklarımızın, insanlarımızın vicdanlarını kanatan noktalardan birine merhem oldular.

Erdoğan Yazgan’ın Son Mektubu

Sevgili ve Değerli Ailemiz,
Bu size yazacağım son mektup sizlerle uzun bir zamandır cezaevinde görüşüyorduk. Hepinize olan sevgimi bilirsiniz bunu burada uzun uzun yazmiycam. Kanaatimce bu kadarı yeterli.
Kardeşlerim Güldoğan ve haticeyi bir anlık sinirlilikle kırdım kusura bakmasinlar. Ahmet, Sabire, fatoş ve Selmayada ayrıca çok selamlar hepiniz her şeyimden mahrum hayatımda bana destek ve moral oldunuz sizlerin benim dünyamda ayri bir yeri vardi. Sizlere onurlu bir yaşami miras birakabildim ise ne mutlu bana. Şu anda tek dileğim sizlerin sağliğinin bozulmamasi. Acı olacak ama dayanmaniz gerek. Kimseyi suçlamayın bu olan bizi asanlardir. Görüşlerimi ve neyi savunduğumu burda yazmıycam çünkü sizler bunu biliyorsunuz yaşamım kısaca ve onurlu oldu. Hepinizi candan kucaklar ayri ayri öperim. Soran bütün dost ve akrabalara selamlar. Acele ediyorlar kisa oldu. Sizi hep seven oğlunuz ve abiniz Erdoğan YAZGAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here