Merhaba sevgili dostlar!

0
35

Bugün aranızda olmayı çok isterdim. Ancak koşullar buna müsade etmiyor. Bugün Devrimci Karargah, Ergenekon ve KCK torbaları açılmış, sisteme muhalefet eden tüm güçler bu torbalara dolduruluyor ve toplumun sesi kısılmak isteniyor. Birçok aydın, yazar ve gazeteci, o karanlık insanlarla adı bile anılmayacak insanlar, Ergenekon davası ile ilişkinlendirilip hapse tıkıldılar.

Yine KCK ve Devrimci Karargah davalarıyla da Sosyalist ve Yurtsever hareket üzerinde bir kıyım yaşatılıyor. Yumurta atan öğrenciler, parasız eğitim pankartı açan öğrenciler aylarca hapishanelerde tutuldu.

Topluma bir göz dağı veriliyor, karşıma çıkarsan, itiraz edersen hapsi boylarsın!

Buna rağmen muhalefet eden, doğru bildiği yoldan şaşmayanlar da istisnasız hapsi boyluyor.

İşte biz de, o payına hapse düşenlerdeniz!

Kasım ayı içerisinde İzmit, Denizli, Bolu, Eskişehir ve Ankara’da evlerimize yapılan baskınlarla gözaltına alındık ve tutuklandık…

Tutuklanmamıza neden olan bir takım ”suçlar” işlemişiz.. Ve en nihayetinde yasadışı silahlı örgüte üye olduğumuza kanaat getirdiler ve tutuklandık.

Sizler gibi ,onlar da biliyordu silahlı bir faaliyetimizin olmadığını zira her gün kapımızın önünde, fakültemizde, sıramızda, telefonlarımızın diğer ucunda, bilgisayarımızda bizi izliyor, dinliyor, gözlüyorlardı..Biliyorlardı işimizin içinde yasadışı olan hiçbir şey olmadığını..

Eğitim Ve Dayanışma Hareketi ile toplumdaki yozlaşmaya, yolsullaşmaya, bencilliğe, yobazlığa karşı bir dayanışma anlayışı geliştirmeye, bunun için aydınlarla, sanatçılarla, yoksullarla, kadınlarla, öğrencilerle, işçilerle, işsizlerle buluşmaya çalıştığımızı iyii biliyorlardı..

Ordu ”höt” dediğinde liderini satıp, sonra iktidar olanları, sahte kabadayı, mafya kırıntısı tipleri, iki yüzlü, sahte ”vatanseverleri”, liberal dönek takımını değil, darağacında da düşüncelerini savunmasını bilen Ömer’leri, idama giden siper yoldaşları için ölümü göze alan Mahir’leri, ser ver sır vermeyenleri, yurtseverleri, devrimcileri kendimize örnek aldığımızı da iyi biliyorlardı..

İşte bunun içindir ki 1 Mayıs, 8 Mart, 2 Temmuz tarihlerindeki mitinglere katılmamızın yanında Karşıyaka’da Denizleri, Mahirleri, Erdalları, Ulaşları, Çorum’da İbo’yu, Polatlı’da Ömerleri anmamız da suç sayıldı..Tutuklanma gerekçesi oldu..

Hapishaneden de olsa, söylemek boyun borcumuzdur;

İyiye, güzele, doğruya, adalete, onura ve namusa, erdeme dair ne varsa devrimcilerdedir..

Onların izinde yürümeye devam edeceğiz!

Yaşasın mücadelemiz,kahrolsun faşizm!

Yaşasın Eğitim ve Dayanışma Hareketimiz!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here