“Mütevazı Başkan Mujica”yı Dinlemeye Gelenler Salona Sığmadı!

0
791

Mujica-A.Kocaoğlu

Dünyanın en fakir başkanı”, ”Dünyanın en yoksul başkanı”, ”En mütevazı başkan” gibi ünvanlara sahip Jose Mujica, İzmir’de katıldığı bir söyleşi nedeniyle izdiham yarattı.

Mujica-İzleyiciler

Türkiye’ye geldiği günden bu yana, işçilerle, Cumartesi Anneleri ile ve sanatseverlerle buluşan Mujica, son olarak İzmir’de bir söyleşiye katıldı.

Mujica-Temelkuran
1100 kişilik kapasitesi olan salona sığmayan İzmirliler, söyleşiyi salonun dışına kurulan dev ekranlardan takip ettiler.

Mujica,Söyleşi,DevEkran
Yazar Ece Temelkuran’ın moderatörlük yaptığı söyleşi, İzmir’in Büyükşehir ve Konak Belediyleri ev sahipliğinde yapıldı.
Mujica, söyleşide kendisine sorulan sorulara verdiği yanıtlarla dakikalarca alkışlandı.

MujicaSöyleşiKuyruk
Söyleşiyi okurlarıyla paylaşan soL’un haberi şöyle:

Dünyanın en mütevazı devlet başkanı” olarak ünlenen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, Türkiye ziyareti sırasındaki en büyük ilgiyi İzmir’de gördü. Mujica’nın söyleşisi için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne akın eden ve salona sığmayan binlerce İzmirli için dışarıya iki dev ekran kuruldu.

Mujica, İzmirlilere hitabında, “Mutluluk azıcık şeyle mümkündür. Azıcık şeyle mutlu olamayan, hiçbir şeyle mutlu olamaz. Hissederek yaşayın. Her halk kendi meselelerini çözmek için özgür olmalıdır” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi işbirliği ile düzenlenen program kapsamında İzmir’e gelen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, moderatörlüğünü gazeteci ve yazar Ece Temelkuran’ın yaptığı “Destek ile Yoksulluğu Önleriz” konulu söyleşide deneyimlerini paylaştı, toplumsal barış ve yaşam hakkı konularında önemli mesajlar verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Aziz Kocaoğlu’nun evsahipliğinde gerçekleşen buluşmaya İzmirliler büyük ilgi gösterdi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin 1100 kişilik salonuna sığmayan izleyiciler için salon dışına iki dev ekran kuruldu ve Mujica’nın konuşması canlı olarak yansıtıldı.

Konuşmasında zamanın değeri ve başkalarının düşüncelerine saygı duymadan birlikte yaşamanın mümkün olamayacağının altını çizen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, en büyük alkışı barış çağrısıyla aldı.

“URUGUAY CUMHURİYETÇİ BİR ÜLKE, BAŞKANLAR DA VATANDAŞ GİBİ YAŞAR”

Ülkesinde başkanların kullanması için güzel ve büyük bir ev olduğunu ancak kendisinin dana mutevazı bir yerde yaşamayı tercih ettiğini belirten Mujica, “Uruguay cumhuriyetçi bir ülkedir. Başkanlar da temelde vatandaş gibi yaşamayı tercih ederler. Bu bireysel bir tercihtir. Benim yaşam stilim böyle. Hapishanede kaldığım zamanlarda bana bir gün uyuyabilmem için yatak verdiler. O yatağı aldığım gün kendimi mutlu hissettim. Sonra kendi kendime dedim ki, mutluluk azıcık şeyle mümkündür. Azıcık şeyle mutlu olamayan, hiçbir şeyle mutlu olamaz” dedi.

“HİSSEDEREK YAŞAYIN”

Asıl zenginliğin çok şeye sahip olmak değil basit yaşamak olduğunu ifade eden Mujica, “Bir şeyi satın aldığınız zaman, bunu parayla satın almıyorsunuz. Bunu zamanınızla satın alıyorsunuz. Yaşamınızdan ayırdığınız zamanla bu eşyaları alıyorsunuz. Zamana sahipseniz asıl zenginliktir budur. Süpermarkete gidip ‘bana 5 yıl verir misiniz’ diyemezsiniz. Özgür olmak için zamanımı elde tutmam lazım. Zaman beni özgürleştirir. Hepimiz çalışmak zorundayız. Çalışmadığımız zaman diğer çalışanlardan farklı duruma düşeriz. Ancak yaşam sadece çalışmak değildir. Ya da her şey ekonomi değildir. Yaşam işte akıp gidiyor; bunu yakalamak gerekiyor. Yaşamayı istemek, bu istek için de zaman yaratmak lazım. HIristiyan dünyasındaki alimler ‘burası gözyaşının dünyasıdır ama cennette de böyle olmayacak’ derler. Cennet burada. Yaşamı burada isteyin, savunun, hissederek yaşayın. Yaşamın kendisi ödül zaten. Yaşam için ayrıca bir ödül alınmayacak” diye konuştu.

“DÜNYADA BUNCA SAVAŞ VARKEN HANGİ YÜZLE NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ VERİYORLAR”

 

Nobel ödülüne aday gösterildiği zamanki karşı çıkışını“Dünyada bu kadar savaş varken, hangi yüzle Nobel Barış Ödülü veriyorlar” sözleriyle açıklayan Mujica, “Savaşın en büyük maliyeti, savaşta olmayan taraflara çıkıyor. İnsanların zihniyetini ve zekasını kullanarak da savaşsız mücadele mümkün. Bence dünyanın tüm halkları barış için, umut için ‘Savaşa hayır’ demelidir. Burada iş gençlere çok iş düşüyor. Barışı dünyadaki diğer şeylerin üzerine koymak için çaba gösterip ortak bilinçle hareket etmeliyiz. Kendi kaderimizi kendi elimizle almak zorundayız. Gençler bizim yaptığımız hataları geriye döndürme zamanına sahip” diye konuştu.


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.