ODAK YAZ KAMPI ARDINDAN

0
107

13900281_10154519790989430_3748418847752726737_nGeçtiğimiz sene olduğu gibi, bu yaz sürecinde de ikincisini gerçekleştirdiğimiz “ODAK Yaz Kampı” sona erdi. Yine hep beraber kahkahalarla, şarkılarla, türkülerle, oyunlarla bir tatil gerçekleştirebildik.

Geçen yıl, yurt dışından ve yurt içinden arkadaşların ortak etkinlikler yapabileceği, tartışma konuları üzerinde durabileceği, gündem değerlendirmeleri yapabileceği fikri ile olgunlaşmıştı kamp fikrimiz. Bunun için de en iyi yerin, ortak bir nokta olacağını düşünmüştük. Toplanmışken, elbette eğlenilecek; birlikte bir yaşamı en güzel şekli ile kuracaktık tabii. Türkiye’ye gelemeyen arkadaşların memleket hasretini bir nebze dindirecek, Türkiye’den gelen arkadaşlar açısından da ulaşım kolaylığı olacak bir yer olmalıydı bu nokta, Yunanistan. Yediğimiz, içtiğimiz, kültürlerimiz, halaylarımız, oyunlarımız ne de çok benziyordu birbirine. Çok arkadaş, İzmir’e benzetti tatil yerimizi mesela. Hemen kaynaşmıştık bölge halkıyla geçen sene. Bir sonraki sene için de yine aynı şekilde, aynı yerde kamp yapmak üzere sonlandırmıştık kampımızı.

Bu sene de sözleştiğimiz gibi gerçekleştirdik kampımızı. Geçtiğimiz seneye göre daha geniş bir toplam oluşturmaya çalıştık. 30 Temmuz-8 Ağustos olarak belirledik tarihleri. Görevli arkadaşlar, yine Selanik’in Halkidiki bölgesinde tuttu kalacağımız yeri. Avrupa’dan ve Türkiye’den gelecek arkadaşlar belirlendi. Ne yazık ki Türkiye açısından darbe girişimi ve OHAL uygulaması bir çok arkadaşın çıkışını engelledi. Ama yine de beklediğimize yakın bir kalabalık ile toplanabildi kampımız. Uzun süredir görüşmemiş arkadaşlar tekrardan kucaklaştı, hasret giderdi. Kamp sorumlusu arkadaşlar hemen görevleri ve görevlileri belirledi ve komün kuruldu. Birlikte yedik, birlikte ürettik. Tartışma konuları ve kamp vaktinin değerlendirilmesi, daha önceden tartışılmış ve son hali kamp sorumluları tarafından belirlenmişti. Hem gerçek anlamda nitelikli bir zaman geçirebilecek, hem de sıkmayacak bir kamp programı hazırlanmıştı. Komüne veya tartışma toplantılarına katılım ise zorunlu şekilde değil; motivasyonu daha ön planda tutan gönüllülük temelinde olacaktı. Bu şekli, niteliğe önem veren bir şekli esas alıyordu. Nitekim bu seçimin yerinde olduğunu da hep birlikte gördük. Arkadaşlar ilgi duydukları konularda bulunarak daha verimli bir tartışma ortamı yaratabildiler. Tartışmalarımız ise bu şekli ile daha coşkulu şekilde gerçekleşti.

1221212Tartışılacak beş ana başlık belirlemiştik. ODAK ve yayın faaliyetimiz bu konulardan ilkiydi. Toplantıyı yönetecek arkadaş, aynı zamanda yayın faaliyetinden de sorumlu arkadaş idi. Bu temelde ODAK’ın yayımı, basımı ve dağıtımı için bir sunum yapmış, sonrasında ise daha iyi bir yayın için neler yapabiliriz konusunun tartışılması için sorular hazırlanmıştı. Hem yurt içinden, hem de yurt dışından gelen arkadaşlar olarak hep birlikte ilk tartışmamızı gerçekleştirmiş olduk.

İkinci konumuz ise Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz “Uyuşturucu ve Çeteleşmeye Karşı Kampanya” idi. Geçtiğimiz sene içinde, özellikle çalışma yaptığımız emekçi mahallelerde uyuşturucu ve çeteleşme faaliyetlerinin yaygın oranda gözleniyor olduğunu görmüş ve emekçi mahallelerinin, devrimci kültürün bir nebze de olsun yer edindiği mahallerin aslında en temiz mahalleler olması gerektiği fikri ile bir kampanya ortaya atmıştık. Çeşitli eksikliklerimize rağmen yine de İstanbul’da iki yerelde bu kampanyayı ders dayanışması pratiği ile ortaya koyabildik. Devrimcilerin olduğu mahallelerde bu anlamda uyuşturucu ve çeteleşmeye veya yozlaşmaya karşı bir çok mücadele pratiğini incelemiştik. Bu anlamda şiddet yolu ile bir mücadelenin gelişmesini kalıcı görmemiştik. En azından mahalle gençliğinin uyuşturucu içilen ortamlara veya çeteleşmeye olan ilgisini bir dayanışma ve eğitim eksikliği olarak çizdik. Mahallenin bu yönünün gelişimi önemli idi. Dolayısıyla asıl çalışma alanı direk bunu kullanan insanlar değil, tüm mahalle idi. Yani amacımız var olan uyuşturucu ve çeteleşme faaliyetlerini iyileştirme, bitirme değil; mahallede böyle bir eğilimi gereksizleştirmek olmalıydı. Dışımızdaki soldan öğrenmeye çalışmıştık. Çeşitli pratikleri incelemiştik. Özellikle Gazi Mahallesinde devrimcilerin gerçekleştirdiği Hasan Ferit Gedik Uyuşturucu ile Rehabilitasyon merkezi, tam olarak aynı yol ve yöntemleri düşünmesek de devrimcilerin toplumda yapıcı çalışmalar geliştirmesi gerektiği fikrimize örnek idi. (Bu merkez, Halk Cephesi’ne ait Gazi Halk Meclisi’nin oluşturduğu ve başarılı çalışmaları nedeniyle devletin şu günlerde hedefi galine gelmiş bir yerdir.) Sonuçta iyi veya kötü bir kampanya örneği ortaya koymuş; kampımızda da bunu değerlendirme fırsatı bularak önümüzdeki süreçte nasıl devam edeceğimizin kararını alabilmiştik. Hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki çalışmalarımızda (yurt dışında da benzer sorunlar yaşandığından) kampanyamızı önümüzdeki süreçte de geliştirme kararı aldık.

13886247_10154524805424430_2454939206967375666_nBu tartışmamız ardından, sıradaki tartışma konumuz ise iki başlıklı idi. İlk başlıkta “Kadın Çalışmaları ve Feminizm”, ikinci başlıkta ise “Avrupa’da Gelişen Irkçılık ve Buna Karşı Mücadele” konusunu inceleyebildik. Tartışmanın ilk başlığı bizim için yapıcı tartışmaların açılmasına neden oldu. Kadın sorununa feminist bakış açısının ilerici yönü dikkate alınarak, o ilerici yönden neler öğrenebileceğimiz tartışıldı. Çalışmalarımızda eksik kaldığımız yönler olsa da, kadın arkadaşların erkek egemen anlayışa karşı ezdirilmemesi ve kadınların çalışmalar içerisinde inisiyatifini artırmak için çabalıyorduk. Toplumsal cinsiyetin, çalışmalarımıza da yansımaması için özellikle erkeklerin kadın arkadaşlar yanında oturuşundan konuşmasına, tavrına kadar bir çok yönü üzerinde durmuş ve bu meselenin engellenmesi için düşünmüştük. Çalışmalarda kadının yerinin gelişmesi, Hareketin gelişmesi demekti. Kadın sorunu, erkeğin sorunudur aslında. Toplumda ezici olan erkek ise; ilk değişmesi dönüşmesi gereken de odur. Bu yönüyle sorunun farklı bakış açıları ile tekrardan tartışılması ve farklı görüşlerden de öğrenebilmek; kadın sorununda ufkumuzun daha da genişlemesine yaradı.

Aynı tartışmanın ikinci konusu olan “Avrupa’da Gelişen Irkçılık ve Buna Karşı Mücadele” ise daha çok Almanya’daki Odak Kültür Merkezi pratiğimiz üzerinden tartışılma olanağı buldu. Zaten konu, Kültür Merkezinden arkadaşların güncel önerisi idi. Irkçılık tartışması yapıldı ve buna karşı neler yapabilirizin üzerinde duruldu. Bu temelde önümüzdeki dönem Kültür Merkezinin çalışma konusu olarak ırkçılık belirlenerek buna uygun çalışma pratikleri konuşuldu. Çeşitli okuma çalışmaları, film gösterimleri, eylem pratikleri, paneller ve başkaca görevler belirlendi.

Dördüncü konumuz ise “Türkiye’de Durum ve Solda Birlik” konusu idi. Bu konuda haliyle güncel konular yoğundu. Darbe girişimi ve OHAL konusu geniş yer kapladı. Çalışma alanlarımız ve çalışma pratiklerimiz Türkiye’deki politik gündeme göre tek tek değerlendirildi. Daha sonra ise görüşlerimiz doğrultusunda solda birlik konusu işlendi. Bu anlamda solda birliğin doğru ve temelli bir şekilde ele alınabilmesi açısından solun grupçuluğa, rekabetçiliğe ve manipülatif ilişkilere karşı yenilenme temelinde bir birlik geliştirilmesi gerektiği; diğer türlü bir birlik anlayışının kalıcılık sağlayamayacağı ifade edildi. Güç oluşturmanın; alternatif olabilmek, yenilenebilmek ve bağımsız bir devrimci hareket oluşturabilmek ile doğru orantılı olduğu değerlendirmesi yapılarak bu temelde solun çeşitli unsurları ile ortak çalışma yapmaya kararı alındı.

Katılımcıların politik insanlardan oluşması nedeniyle, kampın her dakikası belki de dolu dolu geçti. Başka bir çok konu da tartışıldı. İki kişi arasında başlayan görüş alışverişi bir anda genişliyor ve birçok arkadaşın dahil olduğu tartışmaya dönüşebiliyordu. Açıkçası belirlediğimiz beş konu bile karşılamadı gelen arkadaşların tartışma isteğini. Bu yönüyle umut verici idi.

13886518_10154524805874430_7781157723927665381_nSon konu olarak da tahmin edileceği üzere kamp değerlendirmesi bırakılmıştı. Öncelikle kamp sorumlusu arkadaşlar söz alarak kampın hazırlık, içerik ve mali değerlendirmesini yaparak artı ve eksi tarafları üzerinde durdular. Daha sonra ise katılımcı arkadaşlar görüşlerini ifade ederek kamptan genel olarak memnun kalındığını ve önümüzdeki sene tekrar etmesi gerektiğini ifade ettiler. Kampta bazı eksiklikler de vardı elbette. Tartışmaların yapıldığı alan ve tartışma organizasyonu daha derli-toplu olabilmeliydi. Katılım noktasında Türkiye’de gelişen süreç oradan gelecek yarıya yakın arkadaşta çıkış problemi yarattı. Vizeleri verilmedi. Burada kampa hazırlık sürecinde eksiklik kendisini gösterdi tabii. Katılımcı arkadaşların çok daha önceden başvurularını yapması, kamp yeri ile ilgili mali sorunun önceden çözülmesi kamp sorumlularına binen yükü biraz daha hafifletecek; böylelikle kampın daha iyi bir şekilde organizasyonunu sağlayabilecekti.

13895077_10154519875314430_7263640796908710394_nBaşta da belirttiğimiz gibi bizim için arkadaşlarımız ile kavrayabildiğimiz ortak yaşam, giderdiğimiz hasret, oyunlarımız, tartışmalarımız, çektiğimiz halaylar, sirtakiler büyük önem taşıyor. Bu yönüyle olumlu bir deneyim daha elde etmiş olduk. Gelecek sene daha güzel bir kamp düşünerek; sorumlu arkadaşlar belirleyerek kampımızı sonlandırdık. Eski ve yeni arkadaşlarımızdan ayrılmak ise üzüntü verici idi.

Seneye tekrardan görüşmek umudu ile…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here