Odak’tan: Dünya faşist diktatörlere teslim mi olacak?

0
701

Donald Trump kendisine beğenmediği soru yönelten CNN muhabiri Acosta adlı gazeteciyi kameralar önünde kabaca azarladıktan sonra onun akreditesini iptal ettirdi. Acosta artık Beyaz Saray’daki toplantılara katılamayacak. Trump bununla yetinmedi ve kendisine muhalif gazetecilerin de akreditelerini iptal ettirme kararını açıkladı.

Bu olay ne yazık ki basit bir taşkınlık değildir. Trump bir dinci ve milliyetçidir. Şu anda Almanya’da, Macaristan’da, İtalya’da, Polonya’da, İsveçte, Danimarka’da, Brezilya’da vb dünyanın çok sayıda ülkesinde Trump gibi liderler etkin duruma geliyorlar. Türkiye ne yazık ki bu sürecin başını çeken ülkeler arasında. Gazeteci Hüsnü Mahalli’ye, Erdoğan’a “diktatör” dediği gerekçesiyle ceza verildi. Kısa zaman önce Erdoğan kendisine diktatör diyenlere “Diktatör olsaydım bana diktatörsün diyebilirler miydi?” diye cevap veriyordu.

Sırf işine gelmeyen bir soruyla karşılaşınca gazeteciye, “CNN seni çalıştırdığı için utanç duymalıdır” diye saldıran Trump, Erdoğan’ın yolunda gidiyor. Türkiye’de Kadri Gürsel adlı burjuva demokrat bir gazeteci muhalif olduğu için artık yazı bile yazamayacak duruma getirildi. Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan gibi kapitalizme itirazı olmayan ama sadece Erdoğan’a muhalif gazeteciler çok okunuyor oldukları halde gazetelerinden atılmışlardı. Binlerce muhalif gazeteci işsiz durumdalar. Erdoğan medyayı öyle ezdi ki Aydın Doğan gibi bir tekelci sermayedar bile sahip olduğu medya ağını bedava denebilecek bir fiyata devredip kaçmak zorunda kaldı. Şu anda medyanın yüzde 90’ından fazlası Erdoğan’ın egemenliğindedir ve Türkiye bir gazeteciler hapishanesidir. Sosyalist ve yurtsever basından çok sayıda gazeteci gibi Odak dergisinin Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Doğan Can Baran da iktidar aleyhtarı yayın yapmanın cezasını çekmektedir. Sosyalist basın Internet’e hapsedilmekte, gazeteler ve radyo-televizyonlardan sonra sıra sosyal medyaya gelmektedir.

Yeni-liberalizm adı verilen sistem, ezilenleri örgütsüzleştirerek Hitler kılıklı liderlerin yolunu açıyor. Bu gidişe karşı barikat kurulmasına öncülük edebilecek güç soldur ama sol, bütün dünyada bireyciliğe batmış durumda. Yeni-liberalizm solu birbirinden izole ve kolektif mücadeleden kaçan güçsüz bireyler topluluğu durumuna getiriyor. Bu da diktatörlere engelsiz iktidarın yolunu açıyor. Başta ifade özgürlüğü olmak üzere kolektif mücadelelerle kazanılmış olan hak ve özgürlükler bütün dünyada tehdit altında. Bu süreç elbette karşıtını yani global direnişi geliştirecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.