Okullardaki “Özel Sınıf” Ayrımına Tepkiler Büyüyor: Müşteri Değil Öğrenciyiz!

0
119

Devlet okullarında “özel sınıf” ve “normal sınıf” ayrımına velilerden gelen tepkiler büyüyor. İddiaya göre bazı okullarda özel sınıf ücretleri 10 bin lirayı bulmuş durumda.

Yoğun İngilizce eğitimi verildiği ve ücretli öğretmenlerin olduğu gerekçesiyle devlet okullarında oluşturulan paralı sınıflara veliler ve eğitimcilerden gelen tepkiler artıyor. Veliler, devlet okullarında her çocuğun eşit imkânlara sahip olması gerektiğini, çocuklarının müşteri değil öğrenci olduğunu belirtiyor.

Birgün Gazetesi’ nde yer alan haberde, Hümeyra Güven isimli bir vatandaş yeğenini okula kaydederken yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Devlet okuluna göndermek istediğimiz için dolaştığımız zaman paralı sınıfları duyduk. Okul yöneticileri tarafından ‘Beşinci sınıfta İngilizce yoğun program yapılacak, İngilizce öğretmenleri getiriyoruz. Devletten yeterince destek alamıyoruz’ dendi. Çocuklarını Mihriban Boysan, Kazım Karabekir gibi devlet okullarına veren arkadaşlarım oldu. Özellikle Ataşehir’deki TOKİ Emlak Konutları Okulu ise en popülerleri. İstedikleri rakam 10 bin liraya kadar çıkabiliyor. Kimi arkadaşlarımdan paralar istenmiş, bu parayı veremeyiz diyenler olmuş ve kayıt yapmamışlar.”

Konuyla ilgili konuşan bir başka veli ise, “Her okulda seçtiğimiz öğretmene göre fiyat değişiyor. Minimum 3 bin, 3 bin 500 liradan başlayan fiyatlar var.” diyerek ücretlerde pazarlık payının olduğuna vurgu yapıyor. Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile konuyu görüştüklerini söyleyen ögrenci velisi, “Bir yerlere başvuruyorsunuz ancak çözüm bulamıyorsunuz. Şu anda bütün okullar aynı. Benim kızımın anlattığına göre bir tane Türkçe sınıfı varmış. ‘Anne hep İngilizce sınıfları o Türkçe sınıflarında ders görüyor. Bizi çok nadir götürüyorlar’ dedi.” diye konuştu.

Özel sınıfların fiziki koşullarının da normal sınıflara göre farklılaştığını söyleyen Eğitim uzmanı Ali Taştan ise, “Velinin verdiği paraya göre ya da bazı okullarda öğrenci başarısına göre bu uygulama yapılıyor. Her ikisi de tamamen eğitimdeki eşitlik ilkesine aykırıdır. Para vermeyen ailelerin çocukları kendilerince sıradan, karma okullara gönderiliyor. Asıl tehlikeli olan da zaten günümüzde var olan kutuplaşma okullara da yansıyor. Para veren ya da ideolojik olarak baskı kuran insanlar ayrıcalıklı sınıflara gidiyor. En tehlikeli şey de bu olaya çocukların yakından şahit olması. Öte yandan öğretmenlerin iyi ve ‘kötü’ olarak seçilip ‘iyi’ öğretmenlerin özel sınıflara verilmesi de ayrışmaya yol açıyor. Öğretmenleri iyi ve kötü olarak değerlendirebilecek bir yetki de yok. Kendilerine yakın olan öğretmenleri alıyorlar. Bu sınıfların sadece öğrencileri değil dizaynı da değişiyor. Özel sınıflara parkeler döşeniyor; duvarları, perdesi daha güzel oluyor. Bir okul düşünün ki bir sınıfta parke, diğer sınıfta beton var. Böyle ayrıcalıklı bir görüntü veriliyor. Tüm bunların hepsi bir kenara eşit eğitim imkânına erişime büyük bir darbedir. Anayasaya ve daha da ötesinde vicdana aykırıdır. Bir eğitimciye yakışmayacak görüntülerdir.” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.