ÖLÜM ORUÇLARI ÜZERİNE TARTIŞMA 2- HALKIN SESİ

0
462

2000 yılında yapılan ölüm oruçları üzerine görüşümüzü 5 Ekim 2001 tarihli Odak dergisinde yayınlanan F Tipi Cezaevleri ve tecride Karşı Mücadele Üzerine başlıklı yazımızda açıklamıştık. Son ölüm oruçları üzerinde tartışmaya yardımcı olması amacıyla Halkın Sesi adlı yayın organında çıkan ve sürmekte olan ölüm oruçlarını savunan yazı dizisinin bütününü okurlarımızla paylaşıyoruz.

Kısa özetleme: Yazı dizisinde, “Halkın sanatını yapabilmek” ve “adil yargılanmak” talebiyle yürütülen ölüm orucu direnişleri, “haklarını koruma bilincinin en üst biçimi” ve “iradesini karşı tarafa kabul ettirme” eylemi olarak ortaya konuluyor. Yazıda dünyada en uzun süreli ölüm orucunun 2000-2007 yıllarında (“20 Ekim 2000’de başladı ve 22 Ocak 2007’de sona erdi”) Türkiye’de yapıldığı ve eylemde 122 direnişçinin hayatını kaybettiği ve 400 aşkın tutsağın sakat kaldığı belirtiliyor. Bu eylemin sadece fizik tecride karşı olmakla kalmayıp, aslında “emperyalizmin Ortadoğu politikalarının karşısında ve aynı zamanda ülkemizde devrimciliği yok etme saldırısına karşı devrimci değerlerin ve Marksist-Leninist ideolojinin ölümüne savunulması” olduğu ifade ediliyor. “Emperyalistler şayet bu hedeflerine ulaşmış olsalardı, dünyada M-L ideoloji ve iktidar mücadelesi yok edilmiş olacaktı” deniliyor ve devam ediliyor: “Emperyalizmin bu politikasını ancak ve ancak ölüm orucu eylemi gibi bedeller ödemeye dayanan bir eylem geri püskürtebilirdi. Ve 122 şehitle emperyalizmin ya düşünce değişikliği ya ölüm’ saldırısı, devrimleri umut olmaktan çıkarma amacı boşa çıkarıldı.” Emperyalizmin ve AKP’nin teslim alamadığı tek gücün kendileri olduğunu ileri süren yazı dizisi, ölüm orucu direnişini “düşmanın stratejisini bozma, politikalarını boşa çıkarma gücüne sahip” bir “taarruz eylemi” olarak tarif ediyor. “1984 Ölüm Orucu direnişi, ülkemiz tarihinde devrimci tutsaklık, Özgür Tutsaklık geleneğinin yaratılmasında en önemli dönemeçlerden birisi olmuştur” denilen yazı dizisinde 1996 Ölüm Orucu direnişinin “Cephe tutsaklarının öncülüğünde 9 siyasi hareketin tutsakları” tarafından sürdürüldüğü ifade ediliyor. “Sınıf ve tarih bilincine sahip olamayanlar, ölüm orucu gibi bir direniş gerçekleştiremezler!” denilen yazı dizisi açlık direnişine ve ölüm orucu direnişine halk iktidarı kuruluncaya kadar başvuracaklarını ve halktan yana herkesin direnişe sahip çıkmak ve kendilerini savunmak sorumluluğuyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Daha iyi bir kanaat edinmek için yazının bütününü linkten okumanızı tavsiye ederiz.

0dak Dergisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.