Özgür Üniversiteler İçin Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek

0
29

B275ECE3-9FC4-4B93-BBB9-0AD9C12AA33DCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Derneği’nin düzenlediği Genel Kurul toplantısına katılmış ve Boğaziçi Üniversitesi’ni ”yerli ve milli değerlere” dayanmadığı için eleştirmişti.

Erdoğan’ın yaptığı bu eleştiriye karşı Boğaziçi Eğitim- Sen Temsilciliği bir açıklama yayınladı. Açıklamanın tam metnini aşağıda yayınlıyoruz:

“Özgür Üniversiteler Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek

150 yıllık tarihi birikimiyle üniversitemiz, verdiği üstün nitelikteki eğitimle yerel ve evrensel gelişime katkıda bulunan uluslararası alanda saygınlığı olan bir devlet üniversitesidir. Üniversitenin, herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması, siyaset aracı olarak kullanılmaması, öğretim elemanlarının tamamen akademik ölçütlerle belirlenmesi ve tüm kanaatlerin özgürce ifade edilmesi Boğaziçi Üniversitesinin ilkelerini oluşturmaktadır.

07.01.2018 tarihinde Boğaziçi kamuoyunun aşina olmadığı bir dernek tarafından yapılan etkinliğe AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılarak üniversitemize yönelik “yerli ve milli değerlere dayanmaması nedeniyle başarısız olduğu” iddiasıyla, mensupların ve mezunların tepkisine neden olan haksız eleştiriler yöneltilmiştir.

Evrensel değerlere bağlı kalınmadan içi boş millilik söylemlerinde bulunmak ayakları üzerinde duran bir anlayış değildir. Gayri milli olan, rektör seçimlerinin kaldırılması, darbe ürünü olan YÖK’ün akademiyi tümüyle biat ettirme çabası, bilimsel faaliyetlerin yerine cemaat etkinliklerinin desteklenmesi, bitmek bilmeyen kadrolaşma arzusu ve onurlu bilim insanlarının kıyıma maruz kalmasıdır.

Millilikten kasıt; modern tıp yerine hacamatı öneren, Nuh’un gemisinde cep telefonu ve İHA kullanıldığını iddia eden, kadınla tokalaşmanın ateş tutmaktan daha korkunç olduğunu savunan, kadınlar dinen dayak yer diyebilen, Soma katliamını tatlı bir ölümdür diye masumlaştıran söylemlerin cesaret bulduğu, intihallerin olağanlaştığı ve tez yazımının bir sektöre dönüştüğü akademik anlayış ise Boğaziçi yaşattığı ilkelerle hiçbir zaman bu fotoğraf içinde yer almayacaktır.

Üniversiteler öteden beri hükümetlerin ve sermaye çevrelerinin yararına çalışan kurumlar haline getirilmek istenmekte, OHAL ve KHK rejimiyle hali hazırda kısıtlı olan bilimsel özgürlük, kurumsal özerklik, demokratik işleyiş ve iş güvencesinin tümden ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Boğaziçi Üniversitesi de ülkenin yaşadığı bu karanlık süreçten payına düşeni fazlasıyla almaktadır.

Boğaziçi Eğitim-Sen Temsilciliği olarak darbeler, OHAL, YÖK ve sonuçlarının ortadan kaldırılması; insan, toplum, doğa yararına üniversite, laik eğitim, demokratik bir ülke, eşit ve özgür bir yaşam için iktidarın tüm saldırılarına karşı direnecek ve var gücümüzle mücadele edeceğiz.

Akademi biat etmeyecek.

Boğaziçi Eğitim-Sen Temsilciliği”

9 Ocak 2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here