PEK “ŞEREFLİ” MHP…

0
28

image (2)Gectigimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli HDP’ye oy verenleri şerefsizlikle suçlarken, kendi partilerinin 40 yıllık şerefli bir geçmişi olduğunu iddia etmişti.

Peki bu şerefli tarihte Maraş katliamında ki tarihi rolü neydi MHP’nin.

2009 yılında AKP tarafından alevi çalıştayına davet edilmiş ilginç bir isim var. Ökkeş Kenger…

“12 Eylül Davası”na MHP, mağdur olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuş. Belgelerde katliamdaki rolü açıkça ifade edilen Ökkeş Kenger de “12 Eylül Davası”nın iddianamesinde “tanık” sıfatı ile yer alıyor. Ökkeş Kenger, darbeciler tarafından aklanmış, 1991 yılında düzenlenen genel seçimlerinde ise Refah Partisi ile Milliyetçi Çalışma Partisi’nin ortak adayı olarak Kahramanmaraş milletvekili seçilmişti. Kenger, katledilen yurttaşlarımızla dalga geçer bir biçimde Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeliği yapmıştı. Kenger, MÇP’den BBP’ye geçmiş ve 2008 yılına kadar, bugünlerde “demokrasi kahramanı” ilan edilmeye çalışılan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın haberi şöyle:

12 Eylül davasında mahkemeye çeşitli belgeler gönderen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Maraş katliamına zamanında müdahale edilmemesi konusunda askeri suçladı. 19 Aralık 1978’de başlayan olaylara ilişkin 23 Aralık 1978 saat 15.30’da devletin zirvesine bilgi geçen MİT, “Şu ana kadar herhangi bir takviye birliği Maraş’a ulaşmış değildir. Şehrin bütün semtlerinde silahlı çatışmalar sürmektedir” dedi. 26 Aralık tarihli belgede, Maraş’ta geceleri güvenlik güçlerinin sokaklardan çekildiği ve ardından ülkücülerin Alevilerin evlerine baskın düzenlediği ifade edildi.

MİT, 12 Eylül iddianamesinde, “darbeye giden yolda önemli dönüm noktalarından biri” olarak nitelendirilen Maraş katlimıyla ilgili mahkemeye 57 sayfalık belge gönderdi. Ulaştığımız belgelerin başına, notların özetini içeren 4 sayfalık “çok gizli” ibareli bir metin de eklendi. 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında 100’ün üzerine Alevi ve solcu yurttaşın öldürüldüğü Maraş katliamından yaklaşık 1 ay sonra, devletin zirvesine 17 Ocak 1979 tarihli bir bilgi notu gönderen MİT, eylemleri planlayanların isimlerinin tespit edilmesine ve eylemi yöneten şahıslar hakkında bilgi derlenmeye çalışıldığını bildirdi. Belgede, olaylarda ülkücülerin parmağı olduğu, şöyle anlatıldı: “Olaylar, ülkücülerin olaylardan 2-3 hafta önce MHP K.Maraş il örgütünde MHP K.Maraş yöneticileri ile Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) mensuplarının katılması ile yapılan bir toplantıda planlanmıştır. Toplantıya ÜGD Genel Merkezi’nden bir yetkili de katılmıştır. (Büyük ihtimalle Sefa Şevkat Çetin) Toplantıda K.Maraş’taki Alevilerin ve bunları destekleyen sol grubun son zamanlarda ülkücü ve Sünniler üzerindeki baskılarını arttırdıkları gerekçesiyle, bunlara bir ders vermenin zamanı geldiği belirtilerek, ilk önce sol gruba mensup Alevilerin meskûn bulunduğu mahallelerde, ileri gelenlerin adresleri tespit edilmiş daha sonra tespit edilen adreslere eylem yapacak şahıslar belirlenmiştir.”image (5)

Ülkücüler başrolde
Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra ülkücülerin “müsait bir ortamda eylemin gerçekleştirilmesi için görüş birliğine vardığını” anlatan MİT, şunları bildirdi: “22 Aralık 1978 günü sol gruba mensup 2 öğretmenin cenaze namazları bahane edilerek ‘Alevilerin Sünnilere karşı baskın hazırlığında oldukları, Alevilerin çoğunlukta olduğu mahallelerde Sünni kadınların ırzına geçtikleri’ söylentileri halk arasında yayılarak, önceden planlandığı gibi olay önce cenazelerin bulunduğu cami civarında başlamış ve belirlenen semtlerdeki evlere baskın şeklinde gelişmiştir.”

‘İsyan gibi’
Maraş’ta yaşanan katliamı dakika dakika Ankara’daki merkezine bildiren MİT, 19 Aralık’ta başlayan olaylara ilişkin 23 Aralık 1978 saat 15.30’a kadar alınan haberleri aktarırken, askeri suçladı: “Şu ana kadar herhangi bir takviye birliği Maraş’a ulaşmış değildir. Şehrin bütün semtlerinde silahlı çatışmalar sürmektedir. Askere, jandarmaya ve polise de ateş edilmektedir. Hareketlerin tümü bir isyan niteliğini taşımaktadır.” Belgelere göre, 7. Tümen Komutanı ve 39. Tugay Komutanı ancak 23 Aralık saat 16.15’te Maraş’a geldi. Bir konvoyun ise 15 kilometre mesafede olduğu ve Maraş’a gittiği aktarıldı.

26 Aralık 1978 tarihli belgede ise Maraş’ta geceleri güvenlik güçlerinin çekilmesi ile birlikte ev baskınlarının düzenlendiği ifade edilerek “Baskınlar özellikle Alevilerin evlerine yöneliktir. Olaylar siyasi boyutu aşıp Alevi-Sünni çatışma haline dönüşmüştür. İlde bol miktarda makineli tüfek bulunmuştur” denildi.

‘Ökkeş Kenger (Şendiller) organize etti’
Başka bir MİT belgesinde ise “Güneş Ne Zaman Doğacak” adlı filminin gösterildiği Çiçek Sineması’na 19 Aralık 1978’te bomba atılması olayını ÜGD üyesi Ökkeş Kenger’in (Şendiller) organize ettiği kaydedildi. Belgeye göre Kenger, şunları kaydetti: “Sinemaya bomba atılması emrini bana Ülkücü Gençlik Derneği Maraş ikinci başkanı verdi. Tuvalette dinamiti Yunus İlhan isimli kişiye verdim. Sinemanın ön tarafına atmasını söyledik. Dinamitin patlaması sonrasında sinemada panik havası oluştu.” Emniyet Genel Müdürlüğü’nden gelen raporda da Ökkeş Kenger’in “teşkilata patlayıcı madde temin eden kişi” olarak adlandırıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Kenger, 19 Aralık 1978’de Çiçek Sineması’ndaki patlamadan önce ve sonra Ankara ÜGD’ye ait 29 43 51 numaralı telefonla konuştu. Kenger, patlamadan hemen sonra sanki bu patlamayı bekliyormuş gibi salondaki şahısları toplayarak onlara öncülük etmiş, emirler vererek sloganlar attırmıştır.” Kenger, dönemin sıkıyönetim mahkemesinde açılan Maraş katliamı davasında beraat etmişti.

ODAK/ANKARA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here