Ş̧EHİDİMİZ CEMALETTİN YALÇIN’I MEZARI BAŞINDA ANDIK

0
48

2 Eylül Pazar günü, 1979 yılında işkencede katledilen Cemalettin Yalçın’ın mezarı ailesi ve mücadele arkadaşları tarafından ziyaret edildi.

Genç bir arkadaşımız tarafından okunan metinden sonra Mustafa Özenç’in “O Büyük Gün Geldiğinde” adlı şiiri okundu. Ardından annesi Cemile Yalçın bizlere Cemalettin’i anlattı. Onun fedakarlığının, dürüstlüğünün hepimize örnek olması gerektiğini vurguladı. Yoğun polis “önlemine” rağmen, şehidimizi güzel bir şekilde andık. Aşağıda arkadaşımızın mezar başında okuduğu metni yayınlıyoruz:

“Haykırdı en önde giden, emreden!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet

yaralı aç kurtların gözlerine perde vuran, onları
oldukları yerde durduran kuvvet!
Emret ki ölelim

emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor… Nazım Hikmet

Cemalettin Yalçın bundan 33 sene evvel, 1979 yılında 4. Levent’te mafya ve kolluk kuvvetleri ile çıkan çatışmada yaralanmış ve o şekilde yakalanmıştır. Yaralı şekilde arkadaşları tarafından taşınmaya çalışılırken “beni bırakın, diğer arkadaşları taşıyın, beni bırakıp devam edin, güvenmiyorsanız kafama sıkın” demiştir.

Arkadaşları ona güvendi. Tanıyorlardı Cemalettini. Cemalettin Yalçın yaralı şekilde işkencelere alındı. Arkadaşlarını mahçup etmedi. Hastanede bir müddet sonra felç kalmaması bahanesiyle ameliyata alındı. Onurunu korunu. Ameliyatta işkence ile katledildi.

Cemalettin Yalçın İstanbul’da Dev-Genç örgütlenmesinin önde gelenlerinden olmuştur. Sanayi Dev-Genç’in kurucularındandır. Yaşamında daima ahlaklı-onurlu kalmayı seçmiştir.

Onu tanıyanlar Cemalettin’in dürüstlüğünden bahseder. Bir devrimcinin olmazsa olmazlarındandır dürüstlük.

Fedakardır. Arkadaşlarları için kendi canını ortaya koymuştur. Cemalettin Yalçın işkencede direnişin bizdeki öncüsüdür.

İstanbul çalışmamızın kurulmasında büyük emekleri vardır. Öncülük kolay iş değildir. Ama o her hareketiyle, her anında öncü olmayı başarabilmiş birisidir. Çevresinde bu şekilde bilinir. Farklı görüşteki insanlar dahi, onun bu özelliğinden dolayı ona sempati duyabilmiştir. Onu iyi anmışlardır.

Şimdilerde Cemalettin gibi insanlara ihtiyaç duyduğumuz dönemlerdeyiz. Türkiye Devrimci Hareketi güçsüz ve dağınık. İş yapmaktan çok laf konuşulur halde. İşte böyle dönemlerde Cemalettin olmak önemlidir.

Ne yazık ki içimizde iyi örneklerin yanında kötü örnekler de çıkmıştır. Kimi insanlar devrimci gibi yaşayabilmiş, kimi insanlar ise şehitlerimize ve davamıza layık olamamıştır.

Bizler şehitlerimizi onurumuz, namusunuz, devrimci hareketimizin bayrağı olarak görürüz. Cemalettin’ler, Ömer’ler bizlerin önderleri, feyz aldığımız insanlar olmuştur.

Biz de önderlerimize layık olacağız. Bu vatan için canını vermiş şehitlerimize layık olacağız.

Direnişçi bir yaşam denilince şehitlerimiz örnek gösterilir. İşte biz de öyle bir yaşama sahip olacağız. Şehidimizin, önderlerimizin yolundan gideceğiz.

Onların ideali daha güzel bir ülke, özgür bir vatandı. Sosyalizmdi. Biz de burada, şehidimiz Cemalettin Yalçın’ın başucunda haykırıyoruz: “And olsun ki davanızı zafer ile sonuçlandıracağız”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here