Serbest Bırakılan Avukatlar Hakkında Yeniden Tutuklama Kararı

0
1074

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 17 avukatın İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından cuma günü görülen duruşmasında avukatların tahliyesine karar verilmişti. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tahliyenin ertesi günü karara itiraz ederek 17 avukatın tutuklanmasını istedi. İtirazı değerlendiren İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 avukatın yeniden tutuklamasını kabul etti ve avukatlar gözaltına alınmaya başlandı.Ancak diğer avukatlara ilişkin verdiği tahliye kararından vazgeçmedi. Savcılık, 5 avukat içinde üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

Hakkında yakalama kararı verilen avukatlar: Behiç Aşçı, Şükriye Erdem, Süleyman Gökten, Selçuk Kozağaçlı, Naciye Demir, Engin Gökoğlu, Ebru Timtik, Barkın Timtik, Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Özgür Yılmaz.

Mahkemenin tahliye kararını bozmadığı avukatlar ise: Ayşegül Çağatay, Yağmur Ereren Evin, Didem Baydar Ünsal, Yaprak Türkmen ve Zehra Özdemir

Savcılığın itiraz dilekçesi şöyle: “Tutuklu sanığın üzerine atılı bulunan suçun vasıf ve mahiyeti, beyanlar, tutanaklar vb. deliller kapsamında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile tutuklu sanığın üzerine atılı suçun ‘Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’dan olması ve bu suçların da tutuklama sebeplerinin kanuni karine olarak varsayıldığı CMK.’nun 100/3-a-11. alt bendinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle de bir tutuklama nedeninin bulunması, tutuklu sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırlarının kaçma şüphesini doğurması, 30.06.2017 tarih ve 30110 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin 20/06/2017 tarihli ve 2016/22169 Başvuru Numaralı Kararı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. Maddesi uyarınca iç hukuk bakımından bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. Maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tutukluluk tedbiri kapsamındaki yerleşik bir çok karar gerekçesinde ‘kişilerin kaçma riskinin bulunması, kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önlenmesi’ amacının, tutukluluk tedbirinin uygulanabileceği haller arasında sayılmış olması, devam etmekte olan yargılamamızda da bu kaygı ve kriterlerin mevcut olması nedeniyle tutukluluk tedbiri gerekli olup; sair adli kontrol tedbirlerinin suç vasfı ve tutukluluk süresi nazara alındığında yetersiz kalacak olması, tutuklu sanığın eylemlerinin sübuta ermesi halinde sanığa verilmesi muhtemel ceza veya güvenlik tedbiri ile tutuklama tedbirinin ölçülü olmaya devam etmekte olması gibi nedenlerle sanık üzerinde adli kontrol hükümleri ile yeterli ve etkili hukuksal denetim sağlanamayacak olması hususları ile gizli tanıklar ile tanıkların dinlenilmemiş olması, sanıklardan ele geçen dijital materyaller, sanıkların isimlerinin örgütsel arşiv içinde yer alması, itirafçı beyanları, İdil Kültür Merkezinden ele geçirilen dokümanlar vb. gibi deliller üzerinde gerekli incelemenin yapılmamış olması hususları hep birlikte göz önüne alındığında tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gerekmekte ise de tutuklu sanığın ‘tahliyesine’ dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla, vaki itirazımızın kabulüne karar verilmesini talep etmek gerekmiştir.”

Tahliyeye kararını veren hakimin bir gün sonra savcının itirazı ile yeniden yakalama kararı çıkarması, AKP iktidarının hukuk üzerindeki baskısını bir kez daha açık şekilde ortaya koymuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.