SIFIR ÇEKEN SİSTEMİN KENDİSİDİR!

0
29

Savaş GENÇ
ÖSS sonuçları açıklandı!
Uzmanların en çok üzerinde durduğu konu ise, 30 bin öğrencinin sınavdan sıfır puan almasıydı.
Hemen hepsi de “30 bin öğrenci sınavdan sıfır çekti..!” dediler.
Gazeteler, radyolar ve televizyonlar, Milli Eğitimden alınan manipülatif bilgilerle, başarısızlığı adeta başarı gibi göstermek için haber yaptılar.
Öyle ki 3 ile 8 net arasında gidip gelen puanlar bile başarı gibi gösterildi.
Fen bilimlerinden soru çözmesi gereken öğrencilerin % 40’a yakını bu bölümden hiç soru çözememiş, yine Sayısal ve Sosyal Bilimler bölümünde de durum bunun benzeri…
Ama aşağı çekilen baraj puanları ile alınan sonuçlar başarı gibi lanse edilerek, aslında başarısızlığın kendisi gizlenmektedir.
“Başarılı” öğrencilerin “başarısı” da tartışılır nitelikte…
Kaldı ki, ÖSS şampiyonlarından bir tanesi yemek ve tuvalet dışında sürekli ders çalıştığını açıklamış.
Buna rağmen elde ettikleri “başarı”nın bile işe yaramayacağını düşünenler de var.
İşte onlardan biri: “Aldığım bu puanla Mühendislik okuyup mezun olabilirim, ama bu, benim geleceğimi garantilemiyor. Üniversite mezunu binlerce işsiz önümde duruyorken, geleceğimi garanti olarak göremiyorum.”
İşte bu sözler aslında her şeyi ifade ediyor.
Gecesini-gündüzünü soruları ve cevaplarını ezberlemek, bir önceki soruyu, tekrar; ama bu sefer daha az zaman kullanarak çözmek için kullanan bu gençlerin bir Doktor, bir Öğretmen, bir Mühendis olduğunu varsayalım..
Yaşamın kendisini tanımayan, gençliğini yaşayamamış, en coşkulu ve heyecanlı günlerini dirsek çürüterek ve sadece ders çalışarak geçirmiş bir gençliğin geleceği nasıl olur?
Aslında asıl tartışılması gereken BAŞARISIZLIK olması gerekirken, hemen her ilin Milli Eğitim Müdürü, adeta birbiri ile yarışırcasına “BAŞARI” açıklamalarında bulundular.
Bunlardan en dikkat çekeni ise İzmir Milli Eğitim Müdürü’nünki idi.
Müdür şöyle sesleniyor basın mensuplarına:
“Geçen seneye oranla başarımız artmıştır (“…şu kadar öğrenci barajı aşmıştır!” diyerek yapıyor karşılaştırmayı. Ama aşağı çekilen baraj puanını hiç hesaba katmıyor Müdür efendi!).
Bu başarıda emeği olan herkesi tebrik ederek devam ediyor sözlerine..
Ve bakın neler söylüyor:
“Bu başarıda emeği geçen, Velileri, Öğretmenleri, İdarecileri ve Dershaneleri tebrik ediyorum.”
Dikkat ettiyseniz eğer, tebrik edilenler arasında Milli Eğitim kurumları yer almıyor.
Bir ilin Milli Eğitim Müdürü, kendi okullarının bu sistemde yeri olmadığını onaylıyor aslında.
Sınava giren öğrencilerin büyük çoğunluğunun dershane ve özel ders yardımı ile sınava girdiği düşünüldüğünde Müdürün tebrik nedeni aslında yanlış da değil.
Zira başarılı öğrencilerin büyük çoğunluğunun özel okullar ve kolejlerden çıktığı belirtildi basın-yayın organlarında.
Çok büyük bir sektör haline gelmiş olan Dershaneler, adeta sonu gelmeyen bu sınavlarla zengin ediliyor.
ÖSS şampiyonlarının hemen tamamına yakınının özel eğitim kurumlarında, yoksul bir ailenin geliri ile karşılanamayacak kadar büyük meblağlarla okuduğunu da hesaba katarsak, bu sınavın Özelden Seçme Sınavı olduğunu söylemek hiç de gerçek dışı olmaz.
Bütün bu verileri, yaşananları ve açıklamaları değerlendirdiğimizde, başarısız olanın ne sınavdan “sıfır çeken”, ne de aldığı puan ile istediği bölüme yerleşemediği için açıkta kalan gençler olmadığını biliyoruz.
Başarısız olan, gençliğin geleceğini 3 saatlik bir sınava bağlamanın artık çok ötesine geçmiş olan bu sistemdir.
Başarısız olan, orta okul yıllarında liseler için, lise yıllarında üniversite, üniversitede de yüksek lisans ve kamuda iş bulabilmek için birbiri ardına gelen sınavlarla, yarış atı gibi birbiri ile yarıştırılan ve buna rağmen geleceği garanti olmayan gençler değildir.
Bu başarısızlığı, başarı gibi gösteren ve para babalarına teşekkür edenlerindir.
Ezberci, bilim dışı ve kendini yenilemeyen, kalitesizleşen eğitimin alternatifini yaratmak örgütlü mücadele ile elde edilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here