Stokholm’de Referandum Sonrası Türkiye Konulu Toplantı

0
733

IMG_1460ÖDP yönetimi ve Haziran Hareketi Yürütme Kurulu üyesi Alper Taş’ın konuşmacı olduğu toplatıya 50 kişi civarında bir dinleyici kitle katıldı. 13 Mayıs tarihli toplantıyı Dayanışma Derneği düzenledi.

Dernek yöneticilerinden Feyyaz Kerimov’un sunduğu toplantı devrim şehitleri için saygı duruşuyla başladı. Serpil İnanç’ın okuduğu şiirin ardından konuşmacı Alper Taş söz aldı. Alper Taş 16 Nisan referandumuna geliş sürecini siyasal İslamın gelişmesi içine yerleştirdi, siyasal İslamın gelişmesiyle emperyalizmin ilişkisini koydu ve AKP’nin bu süreçte devleti nasıl ele geçirdiğini anlattı.

Referandum AKP’nin fiilen kurduğu rejime anayasal biçim sağlamak amaçlıydı, diyen Taş, 16 Nisan referandumunun Türkiye solu için büyük bir olanak yarattığını, sol kesimlerin de bu olanağı iyi değerlendirerek çalışıp gelişme sağladıklarını belirtti. AKP’nin referandumda soldan kimseyi yedekleyemediği sağı da birleştiremediğini, devletin ise artık AKP devleti haline geldiğini belirtti.

Evet, devlet tarafından tek tip dayatmacı bir şekilde geliştirilirken Hayır hareketi aşağıdan ve çoğulcu şekilde gelişti; referandum Hayır hareketinin politik, ahlaksal ve sosyolojik olarak zaferiyle sonuçlandı; toplumun dinamik kesimleri Hayır dedi ve ilan edilen Evet sonucu da şaibeli bir evet oldu, diyen Alper Taş muhalefetin Hayır’a sahip çıkamayışındaki temel eksikliği CHP’nin karışık ve kararsız tutumuna bağladı.

Konuşmacı, AKP kadınlar, gençler ve çocuklara yoğunlaşıyorken biz referandumda ve genelde bu alanda zayıf kaldık, dedi.

Düzen içi kanalların tükenmiş bulunduğu günümüzde Türkiye’deki acil sorunun siyasal İslam ile köklü bir hesaplaşma olacağını belirten Taş, siyasal islama karşı kendi gücümüzle kendi meclislerimizi kurarak direnmemiz gerektiğini belirtti. Bu anlamda Haziran meclislerinin savunma işlevi ve kurucu işlevler şeklinde iki işlevi olacağını ifade eden Taş savunmanın kitlesel, kapsayıcı, meşru, militan ama barışçıl direniş çizgide olması gerektiğini söyledi. Konuşmacı kurucu işlevlere ise Fatsa örneği ile Gezi Parkı örneklerini verdi.

21nci yüzyıl devrimciliğinin hem insanın hem de doğanın sömürülmesine birden karşı çıkmayı gerektirdiğini belirten Alper Taş önümüzdeki dönemdeki birleşik emek ve birleşik işçi, birleşik öğrenci hareketleri geliştirilmesi gerektiğini de söyledi.

Alper Taş konuşmasının son bölümünü Avrupa’daki çalışmaya verdi. İlkin Avrupa’daki siyasal hayata yani mesela seçimlere katılmalıyız, ikinci olarak oradaki bize yakın partilerde aktif çalışmalıyız, üçüncü olarak da her birimiz Avrupa’da ÖDP, Haziran ve HDP gibi kendi çalışmamızı yapmalıyız, dedi.

Konuşmacı 15 dakikalık aradan sonra soruları aldı. Sorular ağırlıkla Haziran’ın niye HDP’den uzak duruyor olmasıyla ilgiliydi. Sorulardan birisi de çeteler şeklinde örgütlenmekte olan dincilere karşı kendimizi nasıl savunacağımız üzerineydi.

Sorular bölümünde Odak dergisi de söz aldı. Odak sözcüsü IŞİD’e karşı mücadelede bir kaç gün önce yitirmiş olduğumuz Ulaş Bayraktaroğlu’nun adını toplantıda özel olarak anmak gerektiğini söyledi. Odak temsilcisi, Ulaş Bayraktaroğlu dinci çetelere karşı nasıl direneceğimiz sorusuna bir cevap yaratmak için Mahirler, Denizler İbrahimler gibi mücadele etti; Ulaş’ın ölümü ölümü Türkiye devrimci hareketini etkileyecektir, dedi ve sorusunu sordu: Haziran Hareketi, ÖDP gibi bir grup projesine dönüşmekten nasıl kaçınacaktır? Alper Taş da Ulaş’ı andıktan sonra Odak’ın sorusuna ÖDP bir örgütler ittifakıydı Haziran ise aşağıdan bir birlik hareketi olacaktır, şeklinde cevap verdi.

Konuşmacı son olarak da Kürt hareketiyle ilişkiler konusundaki soruları yanıtladı.
Odak/ İsveç

13.05.2017

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.