Süleyman Soylu’dan çarpıcı açıklamalar: “Allah’ın izniyle S-400’lerle birlikte bağımsızlığımıza kavuşacağız”, “Erdoğan’ın oluşturduğu iklim herkesi huzura getirdi”

0
125

İçişleri Bakanı Soylu, “Dün paramız yoktu, bugün paramız var. Dün bize uzaktan menzille beraber saldırmaya çalışanlara karşı teslim haldeydik, Allah’ın izniyle 2 ay sonra S400’lerle beraber Türkiye’nin bağımsızlığına bir kat daha bu milletin güveni ve bu milletin anlayışı şeklinde bir katkı daha sunacağız” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gaziosmanpaşa’da bulunan Malatya Kubbe Eğitim Vakfı’nı ziyaret etti. Soylu, burada yaptığı konuşmada, Doğu ve Güneydoğu’nun Türkiye’de yıllarca İslam’ın sancaktarlığını yaptığını söyledi.

“Rahmetli Erbakan niçin Doğu ve Güneydoğu’ya postu serdi? Derdi neydi acaba? 1980 sonrası, iyi hatırlayın. Niçin postu oraya serdi, niçin adım adım Doğu ve Güneydoğu’daki bütün vilayetleri, bütün beldeleri, bütün şeyhleri, bütün şıhları, bütün kanaat önderlerini tek tek ziyaret etti? Bir tek sebebi vardı, Türkiye’ye terör örgütü olarak nakşedilen PKK’nın orada özellikle milletin inancına, birliğine ve kardeşliğine yönelik oynadığını gördü” şeklinde konuşan Süleyman Soylu, “Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’dan yoksun bir şekilde kalkınabilmesi mümkün değildir. Bunu görüyoruz. Bunu net bir şekilde gördüğü için rahmetli Özal’da aynısını yaptı, rahmetli Menderes’te aynısını yaptı. Demirel de başbakanlık dönemlerinde aynısını yapmaya çalıştı” değerlendirmesinde bulunarak, bu topraklarının bir tane şifresinin bulunduğunu, bunun da “tevhit” olduğunu ekledi.

“Ortadoğu’yu güllük gülistanlık yapacağız”

Yalnızca Türkiye için değil, Ortadoğu için de çabaladıklarını ifade eden Soylu, “Sadece kendi ülkemizi güllük gülistanlık yapacağız demiyoruz, Orta Doğu’yu güllük gülistanlık yapacağız. Niçin? Biz bugün Müslüman kardeşlerimizin çektiklerini görüyoruz. Biz bugün Sudan’ı, Libya’yı, Suriye’yi, Afganistan’ı, Pakistan’ı, Mısır’ı görüyoruz, biz bugün Irak’ta yaşananları görüyoruz. Bir zamanlar dünyanın en güzel şehri Bağdat değil miydi? Halep konuşulurken bu ülkede neler söylenirdi? Gaziantep ile Halep arasında hangi fark vardı? Halep herkesin hayranlıkla, konuşurken ve söylerken herkesin imrenerek ifade ettiği bir şehirdi. Ya bugün? Acaba Halep’te o gün yaşayanlar Halep’in bugünkü halini görseler ne söylerler? Bağdat’ta o gün yaşayanlar Bağdat’ın bugünkü halini görseler ne söylerler? Kabil’den Pakistan’a kadar burada bir sorumluluk sahibiyiz. Biz İslam’ın bayraktarı olarak, Müslüman fert olarak sorumluluk sahibiyiz. Yıllarca dünyaya nizam vermeye çalışan bir milletin evlatları olarak sorumluluk sahibiyiz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin zayıf bir ülke olmadığını aktaran Soylu, “Hadi Amerika dediğini yaptırsın bize, hadi yaptırabilsin bakalım. Biz bugün ayakları üzerinde olan bir ülkeyiz.” dedi.

“S-400 açıklaması”

Rusya’dan S-400 füze sistemleri alımına ilişkin ABD’nin tutumuna değinen Bakan, şunları söyledi:

“S-400’ü alamazsın dediği zaman biz ’emredersiniz, başımız üstüne’ mi diyeceğiz? Dün paramız yoktu, bugün paramız var. Dün bize uzaktan menzille beraber saldırmaya çalışanlara karşı teslim haldeydik, Allah’ın izniyle 2 ay sonra S-400’lerle beraber Türkiye’nin bağımsızlığına bir kat daha bu milletin güveni ve bu milletin anlayışı şeklinde bir katkı daha sunacağız. Bu millet hep birlikte bin bir başlı kartalı taşıyacak kabiliyete sahiptir.”

“Erdoğan’ın oluşturduğu iklim herkesi huzura getirdi”

AKP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kente huzur geldiğini anlatan Soylu, “Tayyip Erdoğan’ın oluşturduğu bu iklim İstanbul’da herkesi huzura getirdi. Kime dokunuldu, kim ötekileştirildi? Hiç kimse, herkes yerinde daha muhkem oldu. 17 yıl önce Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde bu ülkede bir tek kişi ‘Ben Kürt’üm.’ diyemiyordu, kimse kusura bakmasın. Cümleler ‘Ben Kürt’üm ama…’ diye başlardı. Ayrı bir memlekette yaşamıyoruz. Kimse ben Alevi’yim diyemezdi” ifadelerini kullandı.

Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Tayyip Erdoğan öyle bir iklim oluşturdu ki dünyaya rağmen, başına örülmek istenen çoraplara rağmen öyle bir iklim oluşturdu ki bugün Tayyip Erdoğan’a kızanların büyük bir bölümü ‘Nasıl böyle başardı?’ diye kızıyorlar. Başarmamalıydı çünkü, başarısız olmalı ve ardından ‘Ah keşke başarılı olsaydı.’ diye ağıtlar yakılmalıydı. Aynen geçmiş dönemlerde oldukları gibi. Kaçan balık büyük olur misali.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.