*Suriye Komünist (Birleşik) Partisi’nden Halep İle İlgili Açıklama

0
789

img_0462Bu açıklama, Suriye Komünist Partisi (Birleşik) tarafından 7 Aralık 2016 tarihinde kaleme alınmış ve Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı üyesi partilere gönderilmiştir:

“Sevgili yoldaşlar

Bilindiği üzere, partimiz, Suriye’nin diğer ilerici ve yurtsever partileri ile beraber İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en barbar emperyalist saldırı dönemine ve El Nusra, IŞİD ve El Kaide gibi uluslararası kamuoyu tarafından kınanan, yüzyılın en radikal örgütlerine karşı mücadele ediyor.

Bu mücadele, ABD’nin Ortadoğu’yu “Yeni Ortadoğu” adı altında yeniden şekillendirmesine ve dünyayı ve bölgeyi domine etmek isteyen emperyalist projelere karşı verilen somut bir mücadeledir.

On binlerce insan öldürüldü, yüz binlerce insan yaralandı ve binlerce aile Suriye’nin içerisinde ve ülke dışında güvenli bölgelere göç etmeye zorlandı. Verilen zararın boyutu çok büyük. Bir çok büyük ölçekli endüstriyel işletmenin, okul ve hastanenin yanı sıra, binlerce küçük ve orta ölçekli fabrika ve atölye yok edildi.

Antik şehirlerin arkeolojik mirası ortadan kaldırıldı. Suriye petrolleri ve Suriye’nin diğer refah kaynakları, hükümeti terörist yapılar ile ittifak yapan Türkiye’ye kaçırıldı. Toplam hasarın 200 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Suriye halkı, Suriye Ordusu, Suriye hükümeti ve ilerici politik güçler ile birlikte 2011 yılından beri bu saldırılara karşı cesurca direniyor.

Suriye’ye bu saldırıyı yapan teröristler 80’den fazla ülkeden gelmektedir ve dünyanın emperyal güçleri ve onların müttefikleri tarafından desteklenmektedirler.

Şimdi tehlike Suriye ve bölge dışına, Avrupa’da bulunan Fransa ve Belçika gibi diğer bölgelere ve ülkelere yayılıyor. Artık terörizm uluslararası bir sorun ve ABD yönetimi, paralı askerler ve teröristler ile uygulanan bu projenin en büyük sorumlusu olarak görülüyor. Batı ülkelerinden uzmanlar, Katar ve Suudi Arabistan gibi gerici Arap ülkelerinden mali kaynaklar ve Türkiye’nin de desteği ile terörist yapılara destek sağlıyorlar.

Bu zor ve karışık durum karşısında Suriye, Rusya Federasyonu’ndan yardım istemek zorundaydı.

Moskova, barbar saldırılara direnmesi için Suriye’ye gereken desteği sağladı. Rusya’nın yardımı, Batılı ülkeleri ve bölgedeki işbirlikçileri olan Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ı şaşkına uğrattı çünkü bu yardım, 6 yıllık savaşın dengelerini değiştirmiş, savaş alanında Suriye’nin lehine çevirmiştir.

Suriye, Suriye halkını savunma mücadelesine devam edecek ve bütün Suriye topraklarını özgürleştirecektir.

Suriye hükümeti, Rusya Federasyonu’ndan yardım istemesinin sebeplerini uluslararası kamuoyuna şu şekilde açıkladı:

1 – Bu yardım talebi meşru bir hükümet tarafından yapılmaktadır.
2 – Birleşmiş Milletler antlaşması ve bütün uluslararası yasa tasarılarına göre, bir ülkenin başka bir ülkenin iç işlerine saldırması veya müdahale etmesi yasaktır.
3 – Uluslararası hukuka göre, saldırı altında olan herhangi bir ülke kendini savunma hakkına sahiptir.

Aynı zamanda Suriye’nin meşru güçleri, 1500 yıl önceki kuralları empoze etmeye çalışan ve bu doğrultuda katliamlar yapan teröristlere karşı Suriye’yi savunmaya ve işgal edilen bölgeleri teröristlerden kurtarmaya devam ediyor. Suriye, işgal edilen bölgelerden bütün yabancı terörist güçlerin çıkarılması, akan kanın durması, ülke genelinde demokratik seçimlerin yapılması ve ülke genelinde belirli muhalif gruplar ile diyalog kurulması temelinde bu krizi çözmeyi hedefliyor. Ancak muhalif gruplar ile bağlantısı olan terörist yapılar bu grupları sürekli olarak Suriye hükümetine karşı kışkırtıyor ve Birinci ve İkinci Cenevre görüşmelerinin yanı sıra Viyana görüşmeleri ve Rusya – ABD taraflarının anlaşmasında görüldüğü gibi politik süreci baltalıyorlar.

Yoldaşlar!

Suriye’de, özellikle ülkenin ikinci başkenti olan Halep şehrinde, kan akmaya devam ediyor. Suriye Arap Ordusu ve müttefikleri şehrin %75’ini teröristlerden temizledi. Ancak teröristler kalkan olarak kullandıkları sivillerin hayatlarını kurtarmak için herhangi bir ateşkes yapmadılar, reddettiler.

Yoldaşlar, partimiz aşağıdaki durumları doğrulamaktadır:

1 – Saldırgan ve kurbanı aynı kefeye koymak kabul edilemez.

2 – Uluslararası hukuk diğer ülkelerin başka bir ülkenin iç işlerine müdahale etmesine izin vermiyor. Ancak bugün Suriye’de teröristler ve destekçileri, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın koltuğunu bırakmasını isteyerek bunu tanımıyorlar. Bu durum sadece Suriye halkı tarafından belirlenebilir.

3 – Ülkedeki kayıpların ve hasarın tüm sorumlusu saldırganlardır.

4 – Suriye’ye karşı yapılan saldırılar, ABD ve Suudi Arabistan’ın milyarlarca dolar akıttığı emperyalist / medya kampanyaları ile sürdürülüyor. Bu medya aracılığıyla ülkedeki gerçekler çarpıtılıyor ve bu bilgi bütün dünyaya yayılıyor.

5 – Irak’ta da aynı saldırılar yaşanmakta ve Irak halkı da direnmektedir. Uluslararası terörist saldırganlara karşı direnen Irak ve Suriye halkını desteklemek, dünyadaki bütün ilerici güçlerin görevidir.

Yoldaşlar,

Suriye’nin ilericileri, halkın yaşam standartlarını korumak konusunda zorluk yaşıyor. Suriye halkına uygulanan haksız ekonomik ambargo ve savaş koşulları da bu durumu etkiliyor.

Ancak Suriyeliler emperyalist saldırı yıllarında, yurtseverliklerini ve demokratik, ilerici ve bağımsız bir yaşam isteklerini kanıtladılar. Aynı zamanda Suriye halkı, krizin politik çözümünü de destekliyor.

Partimiz Suriye Komünist Partisi (Birleşik), Suriye’de ortaya çıkabilecek herhangi bir soruna cevap verebilmek için bütün imkanlar ile bağlantılarımızı sürdürmek istemektedir.

Suriye Komünist Partisi (Birleşik) aynı zamanda insani yardım temini için bütün ülkelerdeki demokratik ve ilerici partilerle iş birliğine açıktır.”

* Açıklama Gazete Manifesto sitesinden alınmıştır.

16.12.2016

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.