Tabipler Birliği: Çocuğun cinsel istismarı affedilemez!

0
116

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Tabip Odaları ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, çocuk istismarcılarına af getirecek tasarının yeniden Meclis gündemine getirilmesinin planlanması üzerine ortak bir açıklama yaptı.

Türk Tabipler Birliği 2. Yargı Paketi içinde TBMM gündemine bir kez daha getirilmesi planlanan ve çocuk istismarcılarının evlilik yoluyla affını içeren tasarının hem tecavüzü cezasız bıraktığına hem de çocuk yaşta evliliği yasayla meşru hale getirdiğine dikkat çekti.

Kız çocuklarının istismarcılarıyla evlendirilmesine ilişkin düzenlemenin daha önce tepkiler nedeniyle geri çekilmesine karşın AKP’nin konuyu yeniden gündeme getirdiğini belirten TTB, 2. Yargı Paketi içinde TBMM gündemine bir kez daha getirilmesi planlanan tasarının hem tecavüzü cezasız bıraktığına hem de çocuk yaşta evliliği yasayla meşru hale getirdiğine dikkat çekti. 

TTB, “Devletin görevi, kız çocuklarını erken yaşta zorla evliliklere yönlendirmek ve cinsel istismar suçlularını geleneksel, göreneksel, dinsel doğmaların ardına sığınarak cezasız bırakmak değil, suçları önlemektir” dedi.

Yapılan yazılı açıklama özetle şu ifadeler yer aldı:

‘ÇOCUKLARIN ÖZEL YAŞANTISI, ONUR VE SAYGINLIĞINA SALDIRI YAPILAMAZ’

“Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde çocukların sağlık, eğitim, barınma, güvenlik hakları ayrıntılı olarak vurgulanmakta, doğumdan 18 yaşına kadar gelişimlerinin çeşitli evrelerinde gereksinimlerinin karşılanması, bakımı, zarardan korunması, çıkarlarının savunulması ve birer erişkin olarak yetiştirilmeleri konusunda devletin ve toplumun sorumluluğu dile getirilmektedir. Bu bağlamda çocuğun özel yaşantısına, onur ve saygınlığına herhangi bir müdahale ve saldırı yapılamayacağı, bu tür müdahale ve saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkı olduğu; devletin çocuğun yetiştirilmesi ve gelişiminin sağlanmasında sorumluluk taşıdığı, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde çocuğun haklarının ve üstün yararının göz önünde tutulmasının zorunlu olduğu; çocuğun sağlığına, bedensel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişimine zarar verecek geleneksel uygulamalardan korunması gerektiği belirtilmektedir.

“Sözleşme’nin 19. Maddesi şunları söylemektedir; ‘Taraf devletler, çocuğun ana-babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.’

‘TOPLUMUN ÇOCUKLARA KARŞI AHLAKİ SORUMLULUKLARI’

34. Maddede ise; Taraf devletlerin çocuğu her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verdiği dile getirilmektedir. Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nde devletin çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması konusundaki sorumlulukları ayrıntılı olarak tanımlanmakta; ek olarak mağdurların kısa ve uzun vadede fiziksel ve psikososyal iyileşmelerine yardımcı olmak üzere gerekli yasal ve diğer önlemleri alması gerektiği belirtilmektedir.

“Benzer biçimde İstanbul Sözleşmesi’nde de erken yaşta zorla evliliklerin suç olarak düzenlenmesi zorunlu kılınmaktadır. Sonuç olarak, kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmelerine ve kendisine tecavüz eden yaşça büyük cinsel saldırı failleriyle evlendirilerek failin affedilmesine yönelik her tür söylem ve girişim, toplumun çocuklara karşı ahlaki sorumlulukları açısından asla onaylanamayacak bir tutumdur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.