TERFİYİ GARANTİLEDİN Mİ SEVGİLİ KARDEŞİM?

0
861

Kars’ta 23 Nisan kutlamaları sırasında bir general HDP’li Belediye Başkanının elini sıkmadı. 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Özgür Nuhut’un törenlere katılan belediye başkanı Ayhan Bilgen’in elini sıkmaması haberi ve görüntüleri medyaya yansıdı. (https://odatv.com/tugay-komutanindan-tepki-23041938.html). Haberi ve görüntüleri bir gün öncesinden Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı ile birleştirerek biraz düşünelim dedik. 

Söze Ankara Çubuk’ta asker cenazesine katılan Kılıçdaroğlu ve CHPlilerin karşılaştığı linç girişimiyle başlayalım.

CHP’liler saldırıya uğrarken asker ve polisin tıpkı Sivas katliamında yaşandığı gibi seyirci kalmaları çok dikkat çekiciydi. Üstelik saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu ve CHP’lilere yapılan muamele de dikkat çekiciydi: Sanki yüz kızartıcı bir suçtan dolayı çevrede aşırı öfke yaratan Kılıçdaroğlu ve CHP’liler halk tarafından linç edilmek üzereydi de güvenlik güçleri tarafından kurtarılıyorlardı.

Erdoğan’ın Genelkurmay başkanlarından ve şimdilerde yanında çanta gibi gezdirdiği Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar linç girişiminde bulunan güruha hitaben “Değerli arkadaşlarım; şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz, tepkinizi gösterdiniz!” diye kendisine çok yakışan “yatıştırıcı bir konuşma” yaptı. 

Onu diğerleri izledi. Bahçeli saldırıyı aklayıp, saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu’nu suçladı. Erdoğan linç girişimine “gaz sıkışması” dedi. Bu ifadeyle Erdoğan, CHP ile HDP dayanışmasına karşı halkın öfkesinin biriktiğini kast ediyordu. Kimin öfkesinin biriktiği ise malumdu.

Ordu AKP İl Yöneticisi, “Kılıçdaroğlu’nun dişleri hala ağzında!” diyerek saldırganı kınadığını yazdı. Kılıçdaroğlu’na yumruk atan adamın kelepçelenmesinin vicdanları yaraladığı mesajı verildi. Zaten o günlerde medyada ölen askerlere her zamanki sahte üzüntü havaları estiriliyordu. (Ne yazık ki bu sahtekarlık onlarca yıldır yapılıyor.). 

Tugay komutanının tutumu, CHP’lilerin linç girişimine dönüşen tasarlanmış saldırıya uğraması olayıyla birleştirildi ve bütün bu yaşanılanların asker ölümlerinin sorumlularına karşı ulusal tepki gibi gösterilmesine hizmet etti. Basın ona, askerleri öldüğü için yanan yüreğine taş basan acılı komutan rolü oynattı. “Vakur asker” ancak o kadarını yapabilmişmiş gibi…

Fakat Kılıçdaroğlu’na yumruk atttığı için AKP yetikilileri tarafından “Türkiye’nin kahramanı” ilan edilen Osman Sarıgün’ün sabıkalı bir hırsız olduğu çok geçmeden ortaya çıkacaktı. Bu gelişme, generalimizin AKP’li hırsız Osman ile aynı zemine düşmüş olduğunun resmiydi.

Vatanın bekçisi asker imajının başına gelenler 

Bu satırların yazarı, kamuoyuna propaganda edilen asker rolünü devrimci bir yaklaşımla sorguladığı için büyük baskılara uğramış olan birisidir. Erdoğan’ın generallerini eleştiren yazı yazdığı için yakın zamanda İspanya’da bile hapis yattı. 

Nedir kamuoyunda propaganda edilen asker imajı? Kamuoyuna propaganda edilen asker yiğit ve mert olur. Çıkarcılığa, yalana, dolana uzaktır. Vatanını canından çok sever. 

Subay yetiştiren okul Harbiye Marşı şöyle başlar: 

Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız,

Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız,

Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti,

Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.

Komutan adayı Harbiyeli’nin “Cehennemler kudursa bile” savunmaya ant içtiği “Kanla ve irfanla kurulan bu Cumhuriyet” in yıkılışı, yukarıdaki asker imajını yerle bir edecekti. Evet, asker imajı son 20 yılda çok önemli bir pratik sınavla karşı karşıya kaldı ve Harbiye Marşı’nda ifade edilen bir ordunun varolmadığı çok açık şekilde ortaya çıktı. Bu durum karşısında CHP’li Süheyl Batum, ”Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar.”, diyecekti.

Batum CHP’li olduğu için orada pek eleştirel davranmamış. Ama ordu hakkında söylediği çok önemlidir. 

Evet, terfi etmeyi, mevkiyi ve makamı, vatanı unutacak kadar fazla sevdikleri ortaya çıkmış olan generaller orduya sızdırılan Gülen Cemaati’nin gelişmesine karşı duramadılar. Sonra Cemaat, AKP ile birlikte iktidarı ele geçirince onları önüne katıp kovaladı. O hengamede birbirini satan satanaydı. Muhakkak ki direnenler ve direnmek isteyenler oldu. Kendi istikballerini her şeyden üstün gören ürkek amirler ‘vatanı’ ve astlarını ortada bırakacaklardı. 

ABD askerin içini çok ama çok önceden oymuştu. Bu satırların yazarının 1975 yıılında Harbiye öğrencisiyken sosyalizme yönelmesi zaten bu gerçeği fark etmesiyle oldu (http://odakdergisi.com/bir-harbiyelinin-marksist-olma-oykusu/). 

Süheyl Batum haklı fakat bu konuda eksik kalıyor. Ne yazık ki ABD, CHP’nin içini de oymuştu. Hem de 50 yıl öncesinden! CHP içinde ülkemizin bağımsızlığını ve özgürlükleri savunanların on yıllardır başlarına gelmeyen kalmadı. Maraş ve Sivas katliamı sırasında yaşananlar unutulamaz, Deniz Baykal’ın Erdoğan ve Cemaat ile işbirliği unutulamaz. ABD’nin mahvetmediği resmi kurum kalmadığı gibi ulusal güçleri adım adım tasfiye ettiler. Bugünkü rejim Türiye’de onlarca yıl devam eden bir karşı-devrimin açtığı yoldan elini kolunu sallayarak geldi.

Yazılanlar orduya hakarettir, diyenler asıl orduyu emperyalizmin maşası yapanlara ve onu giderek bir kişinin silahlı kuvvetleri haline getirenlere baksınlar. Kaldı ki askerlere atfedilen yurtseverlik değerlerini kimlerin temsil ettiğini samimi şekilde soran insanlar, Resneli Niyazi ve Mustafa Kemal‘den sonra kimleri gösterebilir?

Cumhuriyetle birlikte orduda yurtseverlik orduda yetişip de onun dışına düşen sosyalistlere geçti. Övünecek kahraman arayanlar ordu tarafından ezilen asker kökenli Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Saffet Alp ve Ömer Yazgan gibi orduda çok övgüsü yapılan dürüstlük ve yurtseverlik değerlerini ciddiye alarak yetiştikleri için ordunun dışına atılmış yiğitlerle karşılaşacaktır. 

Generale bazı sorular

Kars halkının seçtiği HDP’li başkanı ayırıp onun elini sıkmayan general kardeşim, merak ettim: Gülen Cemaati herkesin gözleri önünde orduyu ele geçirirken ne yaptın? AKP iktidarı Gülen Cemaati ile el ele vererek mevcut cumhuriyeti yıkıp yerine bugünkü rejimi kurarken sen neredeydin ve ne yaptın?

Irak’ta askerlerin başına çuval geçiren General Odierno 2010 yılı Şubat başlarında hükümetin resmi davetlisi olarak Turkiye’ye geldiğinde mevcut genelkurmay başkanı onun elini sıkmak için başka devlet büyükleriyle birlikte kuyruğa girmişti (http://odakdergisi.com/ergenekon-operasyonlari-cuval-operasyonlaridir/).

HDP’li belediye başkanının bile elini sıkmayan sen, böylesi onur kırıcı durum karşısında ne yapmıştın general kardeşim? Çevrendeki iki insana gizlice, “Bu benim kanıma dokunuyor!” diyebildin mi? 

İstanbul dinci terör örgütlerinin merkezi haline getirildiğinde Türkiye sınırları, gidip Suriyeli kessin ve üstlendikleri ülkemize dönsünler diye IŞİD’e açıldığında sen ne yaptın? Suriye ne için yakılıp yıkıldı? Türkiye’de Erdoğan’ın saltanatını pekişmesi amacıyla olmasın?  

Türkiye on yıllardır emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri tarafından yağmalanırken sen ne yaptın?

Erdoğan’ı savunan gericiler 2016 yılında emir kulu gariban askerlerin köprüde boğazını keserken sen ne yaptın?

Bak savaşın övgüsünü yapanların çocuklarına: Onların kılına zarar geliyor mu? Askerler ölüyor. Ölümler hep baştakilere yarıyor. Yükselme meraklıları da vatana yapılan bu en büyük ihanete itiraz etmedikleri gibi ihanete dahil olarak kendilerine yer edinmeye çalışıyorlar… Olan altta kalana oluyor. 

Dur-durak bilemeyen asker ölümleri çok üzücüdür, bütün yurtseverler gibi biz de çok üzülüyoruz. Ama biz on yıllardır asker ölümlerinin dur-durak bilmeyişini sorgulamaya cesaret ediyoruz. İşte bu samimiyetle Kürt gençlerinin ölümüne seyirci kalmıyoruz. Onları “Etkisiz hale getirilen teröristler” görmüyoruz. Kendimizden ayrı görmüyoruz onları. Çünkü biz bölücü değiliz. Ülkemizin evlatlarıdır onlar. Motivasyonları, bir tarihsel haksızlığın düzeltilmesidir. Birbirimizi anlamalıyız ki gençlerimiz ölmesin, analar ağlamasın ve ülkemize özgürlük gelsin. 

Kürt meselesi böyle bir yurtseverlik meselesidir! 

Öyle görünüyor ki Çubuk’ta Kılıçdaroğlu’na yumruk atan adama nasıl görev verildiyse sana da o görev verildi. Karşı koyamazdın. Emir kulusun. Hele ki terfi etmen lazım. Yoksa sen de biliyor olmalısın ki, o törende eli sıkılmayı haketmesinden en son kuşkulanılacak insanın elini sıkmadın.

Hamza Yalçın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.