Türkiye Genel Seçimleri, HDP ve Odak Kültür Merkezi

0
27

7 Haziran Genel Seçimleri sadece Türkiye’de değil, Türkiyelilerin yaşadığı hemen her yerde aylarca öncesinden başlayarak neredeyse tek gündem maddesi olarak hayatlarımıza girdi. Özellikle AKP/Erdoğan’ın Başkanlık sistemi projesi ve bunun seçimler boyutunda tek engelleyicisi olarak HDP’nin barajı geçmesi olasılığı, seçimlerin en önemli tartışmasıydı. Birleşik Haziran Hareketi’nin yerel forumlarda tartışıp ortak aldığı kararı savunabilecek ve sokağa dökebilecek ortak iradeyi gösterememesi Türkiye solunu bu seçimlerde bir kez daha kendi sözünü söyleyemeyen etkisiz eleman durumuna düşürdü.
Bizler yaşadığımız yerin ve solun bu durumunu da dikkate alarak HDP ile eleştirel bir dayanışma içinde bulunmayı tercih ettik. Seçimler öncesinde HDP’li arkadaşlarla iletişim iki koldan gelişti. Birincisi HDP’nin seçimler için desteğini almak için görüştüğü Münster ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi kanalıyla, diğeri ise eskiden yurtsever çevrede bulunmuş bir üyemiz kanalıyla oldu. HDPli arkadaşlarla karşılaştığımızda Alevi Kültür Merkezi’nden beklentileri oldukça büyüktü. 1 Mayıs günü ortak etkinlik yapacaklarını ve seçimler boyunca AKM’yi HDP seçim bürosu olarak kullanabileceklerini düşünüyorlardı Onların hangi nedenlerle böyle düşündüklerini bilemeyiz.odak6
Panel
Neticede sözü edilen 1 Mayıs etkinliği gerçekleşmedi ve bizlerin de ortak düzenleyicisi ve konuşmacı olacağı ve 8 Mayıs günü gerçekleştirilecek bir ortak panelde anlaştık. Özünde seçimler için bir propaganda etkinliği düşünen HDP’li arkadaşların daha nötral bir ortak panele evet demiş olmalarını olumlu görüyoruz. Sonraki günlerde AKM’nin bir çok kaygı nedeniyle HDP’ye bırakalım seçim bürosu olarak yer vermeyi, çeşitli toplantıları için bile kapılarını açamayacağı anlaşıldı. Nitekim son dakikada ortak panelden de imzalarını ve konuşmacılarını çekerek, resmi düzeyde tüm ilişkiyi bitirdiler. Panele ise izleyici olarak katıldılar. Biz HDP ile baş başa kalmış olduk.
Sonuçta aldığımız karar doğrultusunda 8 Mayıs günü NAV-DEM (Demokratik Kürt Toplum Merkezi) ve Odak Kültür Merkezi’nin ortak düzenleyicisi olduğu ‚Münster’deki demokratik kurumlar yaklaşan Türkiye seçimlerini tartışıyor’ konulu paneli gerçekleştirdik. Panel’e Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Lafatan, NAV-DEM HDP Seçim komisyonu adına Sabri Agir ve Odak Kültür Merkezi adına da Hıdır Ateş katıldılar. Özkan Lafatan kendilerinin özünde bir inanç kurulu olduklarını, üyelerini bağlayıcı karar alamayacaklarını ancak ilk kez bir partiyle seçimler öncesinde alevilerin taleplerini içeren bir protokol imzalayabilmiş olduklarını, dolayısı ile alevilerin taleplerinin mecliste yankı bulabilmesi için HDP’nin barajı geçmesinin önemli olduğuna vurgu yaptı. NAV-DEM temsilcisi arkadaş da Deniz’leri anarak başladığı konuşmasında HDP’nin barajı geçmesinin önemine dikkat çekti. Odak’tan arkadaş ise ‚dost acı söyler’ atasözü ile ilişkilendirip, HDP’nin barajı geçmesini dilediğini ancak insanlara HDP’yi desteklemiyorsan AKP’ye hizmet ediyorsundur dayatmasının yanlış olduğunu HDP’nin ana gövdesinin demokratik toplum projesini dillendirilir, ve kendisini özgürlük hareketi diye tanımlarken bir yandan da başka düşünenlere çeşitli yasaklar uygulanmasındaki (o günlerde Grup Yorum’a Rojava konusundaki açıklamalarından dolayı siyasi linç uygulanıyordu) çelişkiye dikkat çekti.
Seçim Bürosu
Aynı dönemde HDP’li arkadaşlardan gelen lokalimizi seçimler boyunca büro olarak kullanma ricasını aktif üyelerimizle tartışıp, ortak kararla olumlu yanıt verdik. Derneğimizin bir odası Almanya’da devam eden seçimler boyunca HDP seçim bürosu olarak hizmet verdi. Derneğimizin bulunduğu binaya HDP pankartı asıldı. Bunun kimi dostlarımızı kızdırabileceğini, bizler için kimi olumsuz sonuçları olabileceğini göze alarak yaptık.
Eleştiri
Seçimler yaklaşırken bir yandan yukarda saydıklarımız olurken bizler de Odak Kültür merkezi olarak Trio Mara konserine hazırlanıyorduk. Biz bu konserin kararını çok önceden almış ve derneğin programında yayınlamıştık. Trio Mara üç Kürt kadından oluşan bir müzik grubu ve ağırlıkla da Kürtçe söylüyorlar. Bizler HDP ile böyle dayanışma içindeyken, onların da hele hele bir Kürt kadın grubuyla yapılan bir konsere gelebileceklerini, bizlerle dayanışma göstereceklerini düşünürsünüz değil mi? Ama öyle olmadı. Kürt Ulusal Hareketi için dayanışma tek yönlü bir yol olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Sen onlarla dayanışırsan bu dayanışmadır. Onlar kimseyle dayanışmazlar, buna vakitleri yoktur.
Kendileri yeri geldiğinde bir siyasi hareketin ömrünü devrimci davaya adamış liderine iftiralar atan bir itirafçıya sahip çıkabilirler ve bunda bir hata görmezler. Ama biz, tek suçu (bildiğimiz kadarıyla) onlarla yolunu ayırmak olan birisi ile konser dahi yapamayız. Boykot ederler. Bu konser sonucunda biz batacak olsak, seçimlerde HDP’ye kapılarını açan Odak Kültür Merkezi kapanacak olsa dahi umurlarında olacağını sanmıyoruz.
İşte bu ve benzeri nedenlerle bulunduğumuz alanda Kürt Ulusal Hareketi’nin değişik kurumları ile uzun süredir mesafeli bir ilişki içinde olduk hep. Geçmiş dönemlerde zaman zaman ortak etkinliklerimiz olmuş, ya da Öcalan’ın yakalanması veya Rojava gibi önemli gelişmelerde bizler onlarla dayanışma içersinde olmaya çalışmışızdır. Derneğimizin lokali açıldıktan sonra arkadaşlar bir nezaket ziyaretinde bulunmaya dahi gerek duymamışlardı. Seçimler geçti, HDP barajı aştı. Arkadaşlar gelip dernekten malzemelerini aldılar. Tesadüfen karşılaştığımızda bize teşekkür edenler de oldu, ancak resmi bir teşekkür ziyareti için de sanıyoruz arkadaşların vakti yoktur. Genel durum gözönüne alındığında bu yazdıklarımız kımisine ayrıntı gelebilir, ancak biliyoruz ki bizlerin yaşadıkları istisnayı değil kuralı oluşturmaktadır. Hele hele onlara biraz eleştirel yaklaşıyorsanız.
Kürt Ulusal Hareketi’nin gözünde ‚Kemalist’ olduğumuzu biliyoruz. Ancak bizim için onların bizi nasıl gördüklerinin fazla bir önemi yoktur. Gerek olduğunda biz arkadaşlarla yine dayanışma içinde olacağız, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Önemli olan bizlerin neyi doğru gördüğümüz ve neyi yapmak istediğimizdir. Biz bağımsız bir hareket olarak doğru bulduğumuz yolda yürümeye devam etmeli, bağımsız ve güçlü bir sol hareketin geliştirilmesi yolundaki çabalarımıza yoğunlaşmalıyız.odak4

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here