Yeni Mit Yasası

0
31

Eda ŞANLI

medyalens_com-Kritik-zirvede-40-ilin-vali-ve-emniyet-müdürü-gündemde-01-1728x1000_cCumhurbaşkanı Abdullah Gül, 25 Nisan’da Meclis’ten köşke gelen Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli Teşkilat Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasayı onayladı. Bu yasa ile MİT’in görev ve faaliyetleri yeniden belirlendi.
Hükümet, Cemaat’in polis ve yargıdaki örgütlülüğünü dağıttıktan sonra bir dizi önlemler almaya başladı. Bunlardan birisi de yeni MİT yasası idi. Bu yasa ile MİT’e, AKP iktidarını devletin her alanında güçlendirecek şekilde, geniş yetki-sorumluluk veriliyor. Böylece MİT özel donatımlı ve dokunulmaz bir polis teşkilatına dönüştürülüyor. Yasanın bazı maddeleri şunlar:
• Savcılar; MİT’in görev, faaliyet ve mensupları hakkında herhangi bir ihbar ve şikayet aldıklarında MİT ile temasa geçecekler. Eğer konu MİT’in görev ve faaliyet alanına giriyorsa hukuksal açıdan başka hiçbir işlem yapılmayacak. (Bu madde MİT’e dokunulmazlık ve denetlenemezlik kazandırıyor).
• MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutsaklarla görüşebilecek, görüşmeler yaptırabilecek ve terör örgütleri dahil olmak üzere bütün yapılarla irtibat kurabilecek. (PKK ve Öcalan’la görüşmelere yasal boyut sağlanıyor).
• MİT mensupları, kamu kuruluşları, kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşları, Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişiler ve tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlardan bilgi, belge, veri ve kayıt alabilir, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim altyapısından yararlanabilir ve bunlarla irtibat kurabilir. MİT’in istediği bilgileri vermeyen kişilere ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek. (Ticari ve sosyal hayatı MİT’in egemenliğine teslim ediyor).
• MİT, ‘’Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar’’, ‘’Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’’, ‘’Devletin Sırlarına karşı Suçlar ve Casusluk’’ ile ilgili suçlara yönelik soruşturma ve kovuşturma ifade tutanaklarına, her türlü bilgi ve belgeye ulaşabilecek. Ayrıca bu konularla ilgili fezleke hazırlayabilecek, arama yapabilecek ve gözaltına alabilecek.(MİT polisleştiriliyor)
• Telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, milli savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabilecek. Böylece MİT, telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, milli savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabilir” hükmü de telefon ve internet başta olmak üzere bütün iletişime ilişkin verilere ulaşabilecek. MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yetkisiz olarak alan, temin eden, çalan, sahte olarak üreten, bunlar üzerinde sahtecilik yapan, bunları yok eden kişiye dört yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilecek. MİT’ler ilgili bilgi belgeleri yayınlayan muhabir, yazar, sorumlu yöneticiler ve yayın organlarının patronları hakkında da üç yıldan 9 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilecek.

(Böylece bütün iç ve dış istihbarat MİT’in denetimine veriliyor ve MİT her türlü haberleşmeyi denetleme gücüne ve yetkisine kavuşuyor. Üstelik de MİT’in yaptığı keyfilikleri kamuoyunda tartışma imkânı kalmıyor. Gestapo gibi bir örgüt kuruluyor)
• MİT müsteşarı sadece Yargıtay’da yargılanabilecek. Bunun içinde Cumhurbaşkanlığı’nın izni gerekecek.(MİT müsteşarını dokunulmazlık sağlanıyor. Yargıtay’da yargılanmak demek tamamen diktatörün seçtiği üyeler tarafından yargılanmak demektir.)
• Kozmik odalar yargı kararı olmadan MİT’e açılabilecek. (Ordu ve benzeri kuruluşlar MİT’in denetimine veriliyor).
• Yabancıların ülkeye giriş-çıkış, çalışma izni, sınır dışı edilmesi gibi konularda MİT yetki sahibi olacak.( MİT elçiliklerin ve yabancılar dairesinin görevlerini de doğrudan devralıyor)
• TBMM’de Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kurulacak. Komisyon; MİT, Emniyet, Jandarma ve MASAK’ın Başbakanlık’a göndereceği, Başbakanlık’ın da birleştirerek Meclis’e göndereceği yıllık raporu görüşmekle görevli olacak. Komisyon toplantıları kapalı yapılacak.
(Bu madde ile MİT faaliyetleri, diğer baskı kuruluşlarının faaliyetleriyle birleştirilerek ona hükümetin denetiminde güç kazandırıyor).
Bunun gibi oldukça tartışmalı birkaç madde daha var. Hesap verilebilirlik ve hukuksal hiçbir denetim mevcut değil. Türkiye, Başbakan Erdoğan’ın başında olduğu bir ‘’istihbarat devleti’’ haline geliyor. MİT bu yasa ile ordunun ve polisin sahip olduğu bütün ayrıcalıklardan daha fazlasına sahip oluyor.
Yeni MİT yasası temek hak ve özgürlükler açısından da ciddi bir engel oluşturuyor. Yasaya göre herkes MİT tarafından dinlenebiliyor, arama kararı olmadan bütün özel belgelere ulaşabiliyor. Ülke güvenliği adı altında haber alma özgürlüğünü engelleyebiliyor ve basını denetim altına alabiliyor. Ayrıca MİT görevlilerine zırhlı dokunulmazlık verilerek görevlerini suistimale açık hale getiriliyor. Yani neresinden bakarsak bakalım faşist bir yasa. Birçok yazar, bu yasayla MİT’in Ortadoğu ülkelerindeki iktidarın emrinde sınırsız yetkilerle donatılmış, astığı astık kestiği kestik, muhaberat örgütüne dönüştürüldüğünü yazdı. Bizim aklımıza ise daha çok Nazi polisi geldi.

Türkiye’de birçok çevrenin eleştirdiği bu yasayla ilgili, İnsan Hakları İzleme Komisyonu da bir açıklama yayınladı. İHİK, MİT yasası ile hak ihlallerinin yapılabileceğini açıklıyor. Ve vakit kaybetmeden hükümetin bu yasayı değiştirmesinin gerekli olduğunu söylüyor.
Her ne kadar AKP seçimleri kazansa da bir düşüş halinde. Yurtiçinde ve yurtdışında desteğini ve prestijini kaybetmiş durumda. Özellikle 17 Aralık operasyonu sonrasında ortaya çıkan pisliklerini gizlemeye çalışırken bir yandan da Erdoğan’a kişisel diktatörlük kurmaya çalışıyor. HSYK Yasası, İnternet Yasası ve MİT yasası hepsi birbirinin devamı. Burada ise asıl iş devrimci güçlere düşüyor. Solda güçlü bir halk hareketi oluşturmak, önümüzdeki günlerde çok önem taşıyor. Gezi eylemlerinde de görüldü ki güçlü bir halk ayaklanması bütün her yeri bir anda etkileyip, farklı yerlerden dayanışmayla örülmüş güçlü bir ses çıkarabiliyor.
Bazı BDP milletvekillerinin bu yasayı savunuyor konuma düşmüş olmaları da üzüntü vericidir.
Ancak AKP’yi artık ne Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ne de Gestapo örgütü kurtarabilir. AKP gidicidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here